Almanya Başbakanı Friedrich Merz, göreve başlamasının ardından ilk Çin ziyaretine başlıyor. Beraberinde Alman iş dünyası delegasyonunun yer aldığı ziyaret, Avrupa liderlerinin Çin’le ilişkileri düzeltme çabalarının bir parçası. Merz, Çin’den politik çatışma ve ekonomik genişlemeyi bırakması talep edecek, ancak bu hedeflerin Çin’in “güç pozisyonundan diyalog” ilkesiyle çelişebileceği belirtiliyor. Alman-Çin ticari açık tarihi rekor seviyeye ulaştı.
Merz Çin’den Umut Beklemiyor. Yine de ‘Sıfırlama’ Başarılı Olur mu?
Stuttgart’taki CDU kongresinde Çin Halk Cumhuriyeti’ne sert eleştirilerde bulunan Merz, Çin’i uluslararası düzeni değiştirmeye çalışan, özgür ifade gibi temel değerleri reddeden ve insan haklarını iç işlerine müdahale olarak gören bir güç olarak nitelendirdi. Ancak şimdi iki gün boyunca Çin liderleri, özellikle Xi Jinping ile, Rusya’nın Ukrayna işgalini destekleyen politik çatışma ve Avrupa’da korumacılık eğilimlerini artıran ekonomik genişleme yolundan ayrılması için ikna etmeye çalışacak.
Almanya’daki Hristiyan Demokratlar açısından bu politikalar hem Çin hem de Berlin’in çıkarlarına zarar veriyor. Ancak Polonya Doğu Çalışmaları Merkezi uzmanı Paulina Uznańska’nın analizine göre, Çin diyalogdan yana ama gücünü kullanma pozisyonunda.
En Büyük Ticari Açık: Problemli Birinci Partner
Alman-Çin ticareti büyüyor ve geçen yıl Çin, kısa bir aradan sonra ABD’yi geride bırakarak Berlin’in en önemli ticari ortağı oldu. Ancak ilişkilerde giderek artan bir dengesizlik var: Çin’den ithalat hızla artarken, ihracat aksi yönde hareket ediyor. Ticari açık, tarihinin en yüksek seviyesi olan 90 milyar euroya (Almanya’nın GSYİH’sinin %2’si) ulaştı.
Sonuç olarak, serbest ticaretin geleneksel savunucusu Berlin, AB pazarını koruma adımlarına daha yatkın hale geldi. Çin’in bu genişlemesi sadece birkaç yıl içinde gerçekleştirildi (pandemi öncesi açık nadiren onlarca milyar euroyu aşıyordu) ve AB’nin endüstriyel canlanma hedefleriyle Polonya’da (Çin’den ithalat geçen yıl %13 arttı) endişe yaratıyor.
Kaynak : GazetaPrawna