G7 zirvesinde abd ab arasinda ukrayna stratejisi tartismasi 56311

G7 Zirvesinde ABD-AB Arasında Ukrayna Stratejisi Tartışması

Fransa’da düzenlenen G7 Dışişleri Bakanları toplantısında, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Avrupa Birliği Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas arasında Ukrayna’ya yönelik Batı’nın mevcut politikalarının etkinliği konusunda sert bir tartışma yaşandı. Kallas, Rubio’ya ABD’nin Rusya’ya karşı daha kararlı adımlar atması gerektiğini sorarken, Rubio ise ABD’nin zaten yeterince destek sağladığını ve Avrupa’nın daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savundu. Görüş ayrılıkları, transatlantik ilişkilerdeki gerilimi gözler önüne koydu.

Kallas’tan Rubio’ya Açık Eleştiri

G7 Dışişleri Bakanları toplantısı, Fransa’nın tarihi Vaux-de-Cernay kompleksinde düzenlendi. Toplantıya, dünyanın en büyük yedi ekonomisinin temsilcilerinin yanı sıra Avrupa Birliği ve Ukrayna, Hindistan, Suudi Arabistan gibi davetli ülkelerin temsilcileri katıldı. Toplantının ana gündem maddelerinden biri, devam eden Rusya-Ukrayna savaşına yönelik stratejiydi. Tartışmanın en hararetli anı, Batı’nın mevcut eylemlerinin etkinliği üzerine yapılan değerlendirmeler sırasında yaşandı. Kaja Kallas, doğrudan Marco Rubio’ya dönerek, ABD’nin Rusya’ya karşı daha kararlı adımlar atmak için ne zaman harekete geçeceğini sordu. Bu soru, ABD delegasyonu tarafından mevcut taahhütlerinin açıkça sorgulanması olarak algılandı.

Rubio’dan Sert Yanıt: “Daha İyisini Yapabiliyorsanız, Siz Devralın”

Marco Rubio’nun yanıtı gecikmedi ve oldukça sert oldu. Rubio’nun, “Savaşı sona erdirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Eğer birileri daha iyi yapabileceğine inanıyorsa, buyursun, devralın” şeklinde konuştuğu belirtildi. Toplantıya katılanlara göre, Rubio’nun tonu gergin ve Amerikan tarafının artan hayal kırıklığını yansıtıyordu. Rubio, ABD’nin Ukrayna’ya sağladığı mali ve askeri desteğin büyüklüğünü vurgularken, aynı zamanda Avrupa’dan gelen eleştirilerin arttığına dikkat çekti.

Avrupa’nın Daha Fazla Sorumluluk Alması Talebi

Kaja Kallas ise Rusya’nın askeri faaliyetlerini yoğunlaştırdığını ve Batı’nın daha kararlı bir şekilde yanıt vermesi gerektiğini savunarak, aksi takdirde bunun zayıflık olarak algılanabileceğini belirtti. Tartışma, Ukrayna’ya yardım konusunda sorumluluğun paylaşımı üzerine daha geniş bir tartışmaya dönüştü. Avrupa tarafı, ABD’nin dikkatini Orta Doğu ve Hint-Pasifik gibi diğer bölgelere kaydırabileceği yönündeki endişelerini dile getirdi. Rubio ise bu iddiaları reddederek, Washington’un taahhüdünü sürdürdüğünü ve hatta artırdığını vurguladı. Aynı zamanda, Avrupa’nın kıtanın güvenliği için daha fazla sorumluluk alması gerektiğini, hem savunma harcamalarını artırarak hem de Ukrayna’ya askeri desteği yoğunlaştırarak önerdi.

Yardım Verileri ve Stratejik Farklılıklar

Tartışmanın arka planında, Ukrayna’ya yapılan yardımlara ilişkin veriler yer alıyor. Kiel Enstitüsü’nün Dünya Ekonomisi için yaptığı analizlere göre, ABD askeri yardımın en büyük tek sağlayıcısı konumunda bulunurken, Avrupa ülkeleri toplamda mali ve insani yardımlar açısından ABD’yi geride bırakıyor. Yardımların yapısındaki farklılıklar, her iki tarafın da taahhüdünün değerlendirilmesini zorlaştırıyor. Toplantıya katılan diplomatlar, bu görüş alışverişinin zirve boyunca yaşanan en gergin anlardan biri olduğunu ve ABD ile Avrupa arasındaki stratejik farklılıkların giderek arttığını belirtiyorlar. Kallas ve Rubio, toplantının ardından kulislerde bir araya gelerek gerilimi azaltmaya çalıştılar.

Kaynak : GazetaPrawna

Previous Article

Muranowa'da Erken Saatlerde Protesto, Mahalle Sakinlerini Rahatsız Etti

Next Article

2026 Vergi Beyannamesi: Göndermeden Önce Kontrol Edilmesi Gereken 10 Madde