13 Nisan 2026’da yürürlüğe girecek sosyal sigorta hastalık yardımı kanununda değişiklikler, özellikle “kazançlı faaliyet” ve “hastalık izni amacına aykırı faaliyet” tanımlarını netleştiriyor. Yüksek Mahkeme’nin çeşitli kararları, izin süresinde iş yapmanın sonuçları ve istisnaları hakkında önemli açıklamalar içeriyor.
Yeni Düzenlemeye Giden Yol
13 Nisan 2026’da, sosyal sigorta hastalık yardımı kanununda (burada “zasiłkowa” olarak adlandırılır) önemli bir değişiklik yürürlüğe girecek. Bu düzenleme, hasta işçinin hastalık yardımı hakkını kaybetme kurallarını daha netleştirmeyi amaçlıyor. Değişiklikler, 17. madde 1. fıkrasını kapsıyor ve yeni tanımlar getiriyor.
Kazançlı Faaliyet ve İstisnalar
Güncel 17. madde 1. fıkranın değiştirilmiş hükmüne göre, işçi; işgöremezlik süresince kazançlı faaliyet yaptığında, tüm izin süresi için hastalık yardımı hakkını kaybediyor. “Kazançlı faaliyet” şu şekilde tanımlanıyor (yeni 1a fıkrası):
“Kazançlı faaliyet, temel iş ilişkisinden bağımsız olarak, kazanç sağlayan her türlü faaliyeti ifade eder. Ancak, işgöremezlik süresinde zorunlu nedenlerle yapılan geçici işler bu tanımdan dışlanır. Zorunlu neden, işveren talimi olamaz.”
“Hastalık izni amacına aykırı faaliyet” ise şu şekilde tanımlanıyor (yeni 1b fıkrası):
“İşgöremezlik sürecini uzatan veya tedaviyi engelleyen tüm eylemler, günlük yaşam faaliyetleri veya zorunlu nedenlerle yapılan geçici işler dışında tutulur.”
Eski Uygulama ve Tartışmalar
13 Nisan 2026 öncesinde, kanun kazançlı faaliyet için net bir tanım içermiyordu. Bu tanım, mahkeme içtihatlarıyla şekillenmişti. İçtihatlarda iki temel görüş vardı:
Birinci görüşe göre, her iş gücü faaliyeti hastalık yardımı iadesini gerektiriyordu. İkinci görüş ise, kazançlı işle ilgili geçici faaliyetlerin yardımı kaybetme nedeni olmadığını öngörüyordu. Yeni tanım ikinci yaklaşımı temel alsa da, “geçicilik” kavramındaki belirsizlikler sorun olmaya devam ediyor.
Birden fazla iş yapan kişiler için geçerli olan kural ise şudur: Ana iş sözleşmesi için alınan hastalık izni süresince, ek sözleşmelerle iş yapmak hala yasak. Bu konudaki içtihatlar geçerliliğini koruyor.
İşin Amacı mı, Sonucu mu Önemli?
Yüksek Mahkeme, 28 Nisan 2022 tarihli (II USKP 163/21) kararında; kazançlı faaliyetin hastalık yardımı kaybına neden olmasının, işin niyetinden çok sonucuna bağlı olduğunu vurguladı. Yani, işin amacı ne olursa olsun, gelir elde edilmesi yardımı kaybettirir.
Ek kazancın miktarının önemi ise Yüksek Mahkeme’de net değil. 28 Nisan 2022 kararında, küçük bir kazancın bile yardımı kaybettirdiği belirtilirken; 9 Mart 2022 tarihli (III PUNPP 2/21) kararda, aşırı cezalandırıcı olabileceği ve miktarın yardıma oranına göre karar verilebileceği görüşü öne sürüldü.
Gelir Elde Etme ve İstisnalar
20 Ağustos 2019 tarihli (II UK 76/18) Yüksek Mahkeme kararı, önemli bir istisnaya işaret ediyor: İşçi, hastalık yardımı alırken, hiçbir iş yapmaksızın daha önceki bir sözleşme üzerinden sabit ücret alıyorsa, bu “kazançlı faaliyet” sayılmaz ve yardımı kaybetmez. Burada esas olan, iş yapılıp yapılmadığıdır.
Evden uzaktan yapılan işler de hastalık yardımı kaybına neden olabilir. 6 Nisan 2022 tarihli (I USK 457/21) Yüksek Mahkeme kararı; işçinin, işin fiziksel/ruhsal yükü ne olursa olsun, iş gücü faaliyetinden kaçınmakla yükümlü olduğunu belirtti. Evden bile olsa sözleşme yapılması yardımı kaybettirir. “İşin hafif olduğu” iddiası geçerli değildir.
Tamirat Gecikmeleri ve Şirket Fonksiyonları
Yüksek Mahkeme, 21 Ekim 2020 tarihli (I UK 468/19) kararıyla; hastalık yardımı ödemesindeki gecikmelerin iş yapmayı meşru kılmadığını vurguladı. Yardımların ödenmemesi veya reddedilmesi, hastalık izni süresinde iş yapmayı haklı göstermez.
Şirket içindeki pozisyonlarla ilgili belirsizlikler de var. 25 Ekim 2018 tarihli (III UK 166/17) kararda; limited şirket ortaklarının, genel kurula katılımı veya yönetim kurulu üyelerine ödül kararı alması “kazançlı faaliyet” sayılmadı. Ancak, 8 Kasım 2017 tarihli (III UK 251/16) kararda; yönetici ortakların ücretsiz yönetim faaliyeti, dolaylı bir maddi çıkar sağlama potansiyeli nedeniyle yardımı kaybettirebildiği belirtildi. Yüksek Mahkeme, “kazançlı faaliyet” kavramının sadece doğrudan para ödemesiyle sınırlı olmadığını, maddi çıkar potansiyeli veya şirket yönetim maliyetlerini düşürme amacı taşıyan faaliyetleri de kapsadığını açıkladı.
Kaynak : GazetaPrawna