Hava sahasi kapanislari nato i ttifaki ve guvenlik mimarisi uzerindeki etkileri 56917

Hava Sahası Kapanışları, NATO İttifakı ve Güvenlik Mimarisi Üzerindeki Etkileri

Hava sahası kapatmalarının düşmanca bir eylem olarak değerlendirildiği belirtiliyor. ABD üslerinin çoğunlukla Almanya, Benelüks ülkeleri, İngiltere ve Atlantik’te konumlanması, İspanya üzerinden yapılan uçuşların ABD’den (motherland) hava yoluyla seyahat için sıklıkla en kısa yol olduğu vurgulanıyor. İspanya’nın NATO üyesi ve stratejik konumu nedeniyle ABD operasyonları için önemi dikkat çekiliyor. Ayrıca, ABD’nin müttefiklerinden GSYH’lerinin en az yüzde 5’ini savunmaya ayırmasını talep etmesi, ilk olarak Polonya tarafından NATO forumunda gündeme getirildiği ifade ediliyor.

### Batı Avrupa’nın Savunma Harcamalarındaki Azalış ve ABD’nin Tutumu

Batı Avrupa’nın güvenlik açısından zayıfladığı ve savunma harcamalarının düştüğü, hatta bazı ülkelerde (örneğin Belçika) yüzde 1’in altına indiği belirtiliyor. Bu durum üzerine ABD’nin, Avrupa’daki güvenliğin sorumluluğunu sadece Amerikan vergi mükelleflerinin omuzlamaması gerektiğine karar verdiği ve müttefik ülkeleri savunma harcamalarını artırmaya zorladığı ifade ediliyor.

### ABD Üslerinin Konum Değişikliği ve Doğu Avrupa’ya Kayması

II. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra ABD ve İngiliz üslerinin Almanya’da kurulmasının, Avrupa’yı bir sonraki silahlı çatışmadan korumak amacıyla yapıldığı belirtiliyor. Ancak NATO’nun doğuya doğru genişlemesiyle (Polonya, Macaristan, Çekya, Baltık ülkeleri, Finlandiya, İsveç, Romanya, Bulgaristan, Hırvatistan, Bosna Hersek) güvenlik odağının ve coğrafi merkezinin doğuya kaydığı vurgulanıyor. Bu nedenle, Avrupa’nın bu bölümünün güvenliğini sağlamak için askeri kaynakların doğuya kaydırılmasının mantıklı olduğu ifade ediliyor. Donald Trump’ın Almanya’dan çekilme kararı almasıyla, ABD’nin stratejik olarak doğuya doğru kayma isteğinin arttığı belirtiliyor.

### İran’a Karşı Operasyonlar ve Müttefiklerle Koordinasyon Eksikliği

Donald Trump’ın İran’a karşı “savaşı kazandığı” yönündeki iddiası tartışılıyor. İran’ın askeri gücünün zayıflatıldığı ancak yok edilmediği, üst düzey yetkililerin etkisiz hale getirildiği ancak ABD ve İsrail’in İran üzerinde tam bir hakimiyet kuramadığı ifade ediliyor. Trump’ın İran’a yönelik operasyonları başlatırken NATO müttefikleriyle istişare etmediği ve bu nedenle müttefiklerin kendilerini sorumlu hissetmediği belirtiliyor.

### Polonya’nın Stratejik Konumu ve Savunma Sanayii İşbirliği

Polonya’nın İran tarafından saldırıya uğrayan ülkelerle (Kuveyt, Suudi Arabistan gibi) işbirliği içinde olduğu ve bu durumun Polonya’nın ulusal çıkarlarına uygun olduğu vurgulanıyor. Polonya savunma sanayiinin, bu ülkelerin hava savunma ve anti-drone sistemlerine katkıda bulunabileceği ve diğer sektörlerde de işbirliği yapılabileceği ifade ediliyor. Polonya’nın, İran’a karşı askeri operasyonlara doğrudan asker göndermemesi ancak sanayisi ve diğer ekonomik alanlar aracılığıyla destek olabileceği belirtiliyor.

### Trump’ın İran Politikası ve Beklentiler

Donald Trump’ın İran’da Venezuela ve Suriye’de olduğu gibi hızlı bir şekilde kendi iradesini dayatma hedefiyle hareket ettiği ancak İran’da bu hedefe ulaşamadığı ifade ediliyor. Trump’ın mevcut eylemlerinin, bir intikamdan ziyade, İran’da tam bir başarı elde edememesine yönelik bir tepki olduğu değerlendiriliyor.

Kaynak : Gazeta

Previous Article

Polonya'da Saldırgan Köpekler Dört Kişiyi Yaraladı

Next Article

Adli Uzman Listeleri Online Ortama Taşınıyor: Erişim Kolaylığı Artıyor