ABD, İran’ın Hormuz Boğazı’nı bloke etmesine karşılık olarak bölgeye 3 elite askeri birlik gönderdi. General Roman Polko’ya göre, olası bir Amerikan saldırısı, İran için ciddi zorluklar anlamına gelebilir. ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri müdahalesi için hazırlıkların son aşamaya geldiği belirtiliyor. Donald Trump’ın 72 saatlik ultimatomu geri çekmesine rağmen, ABD’nin hareketsiz kalmayacağı değerlendiriliyor.
Hormuz Boğazı’na Askeri Yığınak
ABD’nin İran’ın Hormuz Boğazı’nı bloke etmesine askeri güçle karşılık verme kararlılığı giderek artıyor. Donald Trump’ın 72 saatlik ultimatomu geri çekmiş olsa da, bu durum ABD’nin pasif bir tutum sergileyeceği anlamına gelmiyor. Bölgeye gönderilen elite birlikler, olası bir askeri operasyon için hazırlıkların hızlandırıldığını gösteriyor.
Üç Elite Birlik Hareket Halinde
Bölgeye sevk edilen üç elite ABD askeri birliği arasında, 31. Sefer Kuvveti Deniz Piyadeleri (31st Marine Expeditionary Unit) yer alıyor. Bu birliğin, Japonya’da konuşlanmış yaklaşık 2.200 askeri, USS Tripoli ve USS New Orleans gemileriyle yola çıktığı belirtiliyor. Birliğe, Kaliforniya’dan USS Boxer ve eşlik eden savaş gemileriyle birlikte 11. Sefer Kuvveti Deniz Piyadeleri de destek verecek.
Güçlü Hava Gücü Desteği
Okręt desantowy gemilerinde, yaklaşık 5.000 askerle birlikte geniş bir saldırı uçakları filosu da bulunuyor. Bu filoda, dikey iniş yapabilen F-35B savaş uçakları ve MV-22B Osprey helikopterleri ön plana çıkıyor. Boxer-11 görev grubu, Şubat ayında Hormuz Boğazı’ndan geçiş ve saldırı grubu savunması simülasyonlarını içeren entegre bir eğitimini tamamladı. Deniz Piyadelerine, 82. Hava İndirme Tümeni’nden askerler de takviye olarak bölgeye gönderiliyor. Bu tümen, bir yıl önce Polonya’nın güneyindeki Jasionka Havaalanı yakınlarında konuşlanmıştı.
Elite Birlikler İlk Müdahalede Görev Alacak
General Roman Polko, bölgeye gönderilen 75. Rangers Alayı, Delta Force, SEAL Team 6 ve 160. Özel Operasyonlar Havacılık Alayı gibi birliklerin, her zaman ilk müdahalede görev aldığını vurguluyor. Polko, bu birliklerin konuşlandırılmasının, sınırlı bir kara operasyonunun değerlendirildiğini gösterdiğini belirtiyor. Ayrıca, Hormuz Boğazı’nın açılmasının, kara operasyonları olmadan mümkün olmadığını da ekliyor.
Hazırlık Süreci Uzun Süredir Devam Ediyor
General Polko, Hormuz Boğazı’nın açılması için bir kara müdahalesinin gerekli olmasına rağmen, bu tür bir operasyonun birkaç gün içinde hazırlanmasının mümkün olmadığını ifade ediyor. Konseptsel çalışmaların çok daha önce başlamış olması gerektiğinin altını çiziyor. Geçmiş askeri operasyonların da her zaman planlandığı gibi gitmediğini hatırlatıyor.
Riskli Bir Savaş ve Sürekli Ateş Altında Olma İhtimali
Çoğu analistin değerlendirmesine göre, ABD’nin olası saldırısının hedefi, İran’ın petrol taşımacılığında kullanılan tesislerinin bulunduğu Hark Adası olabilir. Ancak, Hark Adası’nın ele geçirilmesi, Hormuz Boğazı’nın açılması sorununu çözmeye yetmeyecek. Bunun için Keşm Adası’nın da ele geçirilmesi ve hatta İran kıyılarına bir çıkarma yapılması gerekebilir. General Polko, bu tür bir operasyonun zorluğunu vurgulayarak, ABD’nin sürekli ateş altında olacağını ve İran’ın bu savaşı 10 yıl boyunca sürdürebileceğini belirtiyor.
Saldırı Zamanlaması Belirsiz
ABD’li yetkililer, saldırının ne zaman gerçekleşeceğini veya gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini henüz açıklamadı. Ancak, Donald Trump yönetiminin geçmiş askeri eylemleri (Venezuela’ya saldırı ve İran’a yönelik hava saldırısı) göz önüne alındığında, en olası zamanın Cuma gecesi, Amerikan borsalarının kapanışından sonra olduğu düşünülüyor. Bu zamanlama, üç elite saldırı birliğinin bölgeye varışıyla da örtüşüyor.
Kaynak : GazetaPrawna