İş dünyasında yüksek eğitimli ve başarılı kadınların erkeklere kıyasla daha düşük ücret alması ve üst düzey pozisyonlara daha az erişebilmesi, uzun süredir devam eden bir sorun olmaya devam ediyor. Özellikle BT sektörü gibi alanlarda kadınların kendi piyasa değerlerini düşük tahmin etmeleri ve rekabetçi çalışma kültürleri, bu eşitsizliği derinleştiren temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, hem örgütsel kültürün hem de toplumsal cinsiyet rollerine dayalı yetişme tarzının bu süreci doğrudan etkilediğini vurguluyor. 2025 yılına ait veriler, kadınların iş yerinde adaletsiz ücretlendirilmeye maruz kaldıklarını hissetme oranının, erkeklerden belirgin şekilde daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor.
Sektörel Farklılıklar ve Özgüven Eksikliği
ADP Polska bünyesinde işe alım uzmanı olan Joanna Lipińska, bilişim teknolojileri (BT) sektörü ile kadın ağırlıklı sektörler arasındaki işe alım süreçlerini kıyaslıyor. Lipińska, BT sektöründeki kadın adayların teknik olarak mükemmel hazırlandıklarını ancak büyük bir özgüven sorunu yaşadıklarını belirtiyor. Kadınlar, kendi piyasa değerlerini belirlemekte zorlanıyor ve finansal beklentilerini sık sık aşağı çekiyorlar.
İş Dünyasında “Boys Club” Kültürü
Uzmanlar, BT sektöründeki kadınların “boys club” olarak adlandırılan, doğrudan ve bazen sert iletişimi merkeze alan bir kültürle karşılaştıklarını ifade ediyor. Bu tür ortamlarda kadınların fikirlerinin görmezden gelinmesi ve erkek meslektaşların birbirlerini kayırması, kadınların özsaygısını zedeleyen bir seksizm iklimi yaratıyor. Oysa geçmişte, programlama dillerinin ilk yaratıcıları ve Apollo misyonunun kodlarını geliştiren ekipteki isimler kadınlardı.
Örgütsel Kültürün Çalışan Performansına Etkisi
Lipińska, şirket kültürünün çalışanın potansiyelini açığa çıkarmada veya köreltmede kritik bir rol oynadığını vurguluyor. Bazı organizasyonel değerler, rekabetçi ve dışlayıcı bir atmosfer yaratarak çalışanı strese sokarken, destekleyici bir kültür verimliliği ve gelişimi olumlu yönde etkiliyor. Çalışanların aidiyet hissi ve takdir edilme beklentisi, doğrudan kurumun değer yargılarıyla şekilleniyor.
İstatistikler ve Yasal Düzenlemeler
2004 ve 2019 yıllarında Polonya İş Kanunu’nda yapılan değişikliklere rağmen, istatistikler eşitlik konusundaki açığın kapanmadığını gösteriyor. “Kobiety na rynku pracy 2024” raporuna göre, kadınların %56’sı cinsiyetleri nedeniyle üst pozisyonlara yükselme şanslarının eşit olmadığını düşünüyor. 2025 tarihli ADP Research “People at work” araştırması ise Polonyalı kadınların %40’ının adil ücret almadığını hissettiğini, bu oranın erkeklerde %25 seviyesinde kaldığını ortaya koyuyor.
Sosyal Beklentiler ve Kariyer Seçimleri
İşe alım sürecinde kadınların daha tedbirli davrandığı, gerekliliklerin tamamını karşılamadıkları takdirde başvuru yapmaktan çekindikleri görülüyor. Buna karşılık erkekler, profillerine sadece kısmen uyan iş ilanlarına bile başvuru yapabiliyorlar. Bu durum, çocukluktan itibaren alınan eğitimin ve toplumsal beklentilerin bir sonucu olarak, kadınların profesyonel dünyada daha çekingen bir profil çizmelerine neden olabiliyor.
Kaynak : GazetaPrawna