I s hukukunda donusum ek calisma surelerinin hizmet suresi olarak sayilmasi 38757

İş Hukukunda Dönüşüm: Ek Çalışma Sürelerinin Hizmet Süresi Olarak Sayılması

Polonya’da 3021. maddesi uyarınca ek kazançlı çalışma sürelerinin hizmet süresine dahil edilmesi, 1 Ocak 2026’da kamu finans sektörü, 1 Mayıs 2026’da ise diğer işverenler için zorunlu hale geliyor. Bu değişiklik, tüm çalışanların yıllık izin (10 yıl sonrası 26 gün) ve ebeveyn izni (6 ay sonrası) haklarını hızlandırırken, işverenlere ihlal halinde idari, mali ve ceza sorumlulukları getiriyor. Çalışanlar, ZUS belgeleri veya alternatif kanıtlarla hizmet süresini kanıtlarken, belirsiz durumlar anlaşmazlıklara yol açıyor.

Ek Çalışma Dönemlerinin Hizmet Süresi Olarak Sayılması

3021. madde uyarınca kazançlı çalışma sürelerinin hizmet süresine dahil edilmesi, 1 Ocak 2026’da kamu finans sektörü birimleri, 1 Mayıs 2026’da ise diğer tüm işverenler tarafından uygulanmak zorundadır. Çalışan hakları İş Kanunu ile güvence altındadır ve bu hakların ihlali, işverenler için idari, mali ve aşırı durumlarda ceza sorumluluğu doğurabilir.

Hizmet Süresine Dahil Edilmenin Etkileri

Ek çalışma sürelerinin hizmet süresine sayılması, tüm işverenler açısından yıllık izin hakkının (10 yıl sonrası 26 gün) ve ebeveyn izni koşullarının (6 ay sonrası) daha hız kazanmasını sağlar. Kamu finans sektöründe özel yasalar veya iç yönetmelikler bulunan işverenlerde bu durum, iş yıldönümü ödülleri ve hizmet süresi zammı gibi ödemeleri etkiler. Aynı işverende daha önce yapılan sözleşmeler gibi ek süreler, işten çıkarma bildirim süresi ve toplu işten çıkarmalarda tazminat ödemelerini de değiştirir.

Hizmet Süresine Hangi Yeni Dönemler Dahil Edilir?

3021. madde kapsamında hizmet süresine sayılan yeni dönemler arasında, ZUS belgeleriyle kanıtlanabilen süreler (örneğin, belirli iş sözleşmeleri veya yurtdışı çalışmaları) ve ZUS’un veremeyeceği belgelere dayanan süreler (öğrencilik dönemindeki sözleşmeler, özel sektör deneyimleri) yer alır.

ZUS Belgesi – Çalışan Hangi Durumlarda Sunmalı?

Çoğu ek hizmet süresi, ZUS belgesiyle kanıtlanabilir. İşveren, çalışan tarafından sunulan bu belgeyi reddedemez ve belgede belirtilen süreyi hizmet süresine dahil etmek zorundadır. Ancak, ZUS’un veremeyeceği belgeler gerektiren sürelerde (örneğin yurtdışı çalışmaları), çalışan sözleşme kopyaları, faturalar veya yabancı sigorta kurumlarından belgeler gibi alternatif kanıtlar sunmalıdır.

ZUS Tarafında Onaylanmayan Hizmet Süresi

Yeni düzenlemelerde bazı hizmet süreleri, ZUS’un veremeyeceği belgelerle (öğrencilik dönemindeki sözleşmeler, özel sektör deneyimleri) kanıtlanır. Bu durumda, çalışan sözleşme kopyaları veya yurtdışı sigorta belgeleri gibi kanıtlar sunar. İş Kanunu’nun bu sürelerde ZUS belgesi eşdeğeri tek bir belge öngörmemesi, işverenlerin kanıtları yeterli bulmamasına ve anlaşmazlıklara yol açabilir.

İşverenle Yapılan Sözleşme – Nasıl Dahil Edilir?

Çalışanın, iş sözleşmesi başlamadan önce aynı işverenle yaptığı sözleşmeler, işverenin kendi belgeleriyle hizmet süresine dahil edilir. Ancak işveren bu belgeleri kaybetmişse, çalışan ZUS belgesi veya öğrencilik dönemindeki sözleşmeler için alternatif kanıtlar sunabilir.

Hizmet Süresinin Düşürülmesinin Sonuçları

Hizmet süresine ek sürecin dahil edilmesi konusunda anlaşmazlıklar öncelikle yıllık izin süresini etkiler. Ek sürelerin sayılmaması, işverenin çalışanın 26 günlük izin hakkını yanlışlıkla reddetmesine neden olabilir. Kamu finans sektöründe ayrı yasalarla öngörülen iş yıldönümü ödülleri ve hizmet süresi zamlarının da bu durumdan etkilendiği unutulmamalıdır.

Hizmet Süresinin Düşürülmesi İhlali

Çalışan, hizmet süresinin düşürülmesi nedeniyle izin veya ücret kalemlerinde eksiklik olduğunu belirterek Çalışma Müfettişliği’ne (PIP) şikayette bulunabilir. PIP, bu durumu bir ihlal olarak değerlendirebilir. 282 § 1. madde uyarınca, işverenlerin işe başlama tarihinde ödeme yapmaması, ücreti haksız düşürmesi veya izni haksız kısaltması, 1.000-30.000 zł para cezasıyla cezalandırılır. Durum değerlendirmesi, işverenin tüm belgelere rağmen süreyi reddetmesi veya sunulan belgelerde makul şüphe olması gibi faktörlere göre değişir.

Hizmet Süresinin Düşürülmesi – Mali Sonuçlar

Sonunda hizmet süresinin tanındığı işveren (mahkeme veya PIP müdahalesiyle), iş yıldönümü ödülü veya hizmet süresi zammı gibi haksız düşürülen ücret kalemleri için gecikme faizi ödemek zorunda kalır. Hizmet süresinin düşürülmesi izin süresini etkilediyse, işveren her haksız düşürülüldüğü yıl için ek izin günü eklemeli. İş ilişkisi anlaşmazlıktan sonra sona ermişse, hesaba katılmayan günler için tazminat eşdeğerleri ödenmelidir.

Çalışanın Taleplerinin Zamanaşımı

Çalışan, taleplerin zamanaşımına uğramaması için dikkatli olmalıdır. 291 § 1. maddeye göre, iş ilişkisinden doğan talepler, talebin ortaya çıkmasından itibaren 3 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı süresi sona erdikçe, talep hakkı olan taraf, zamanaşımı savunmasını kullanarak talebi reddedebilir. Ancak zamanaşımı süresi dolmadan yapılan bu savunma geçersizdir.

Hizmet Süresinin Düşürülmesi – Ceza Sorumluluğu

Aşırı durumlarda hizmet süresinin düşürülmesi, ceza sorumluluğuna yol açabilir. 218 § 1a. madde uyarınca, iş ve sosyal güvenlik alanında çalışan haklarını kötü niyetle veya ısrarla ihlal edenler, para cezası, hürriyet kısıtlaması veya 2 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir. Ancak ceza sorumluluğu, işverenin “kasıtlı veya ısrarcı” davrandığı istisnai durumlarda geçerlidir.

Kaynak : GazetaPrawna

Previous Article

Hafif Engellilik Tanımı ve Hakları: Kimlere Nasıl Verilir?

Next Article

Beyaz House, Minnesota'daki Göçmen Yetkilisini Geri Çağırdı