I srail de i dam cezasi uygulamasi tehdidi uluslararasi kuruluslardan tepki 59343

İsrail’de İdam Cezası Uygulaması Tehdidi: Uluslararası Kuruluşlardan Tepki

İsrail Parlamentosu Kneset’in, uzun süredir uygulanmayan idam cezasının yeniden gündeme gelmesine olanak tanıyan yasa tasarısını onaylaması, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından sert şekilde eleştirildi. Amnesty International ve diğer kuruluşlar, bu durumun özellikle Filistinliler üzerinde yıkıcı sonuçlar doğuracağını ve adil yargılama güvencelerini zedeleyeceğini vurguluyor. Avrupa Birliği’nden (AB) acil müdahale çağrısı yapılırken, İsrail’in bu adımı, uluslararası hukuk ve insan hakları standartlarına aykırı olarak değerlendiriliyor.

İdam Cezası Tehlikesi: Filistinliler Hedefte Mi?

Uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail Parlamentosu Kneset’in onayladığı yasa tasarısının, özellikle Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik idam cezası riskini artıracağını belirtiyor. Amnesty International ve diğer kuruluşlar, bu yasanın etnik ve ulusal temelde ayrımcılık içerdiğini ve temel hukuki güvenceleri zayıflattığını vurguluyor.

Kneset’in Kararı ve Uluslararası Tepkiler

Kneset tarafından Mart ayı sonunda onaylanan yasa tasarısı, askeri ve sivil mahkemelerde idam cezasının kapsamını genişletiyor. Örgütler, İsrail’in 1960’lardan beri uygulamada idam cezasını kullanmadığını hatırlatarak, yeni yasanın sembolik olmaktan öte, Filistinlilere yönelik ayrımcı bir uygulama potansiyeli taşıdığını belirtiyor. 30’dan fazla kurumun imzaladığı bir çağrıda, Avrupa Birliği’nden (AB) acil harekete geçilmesi talep ediliyor.

Askeri Mahkemelerde İdam Cezası Uygulaması

Yeni yasa ile askeri mahkemelerin, savcının talebi olmadan, basit çoğunlukla idam cezası verebilmesinin önü açılıyor. İdam cezasına çarptırılan kişilerin af hakkı da ortadan kaldırılıyor. Kararda, İsrail yerleşimcilerinin bu yasanın kapsamı dışında tutulması da dikkat çekiyor.

“İsrail’in Varlığını Reddetmek” Suçu ve Hedef Gösterilen Filistinliler

Örgütler, sivil mahkemelerin, “İsrail devletinin varlığını reddetmek” amacıyla işlenen cinayetlerde idam cezası veya ömür boyu hapis cezası verebilmesinin, pratikte Filistinlileri hedef alacağını savunuyor. İdam cezasının asılarak infaz edilmesi durumunda, hukuki yardım erişiminin kısıtlanabileceği de belirtiliyor.

AB’ye Çağrı: Ticari İlişkilerin Askıya Alınması

Uluslararası kuruluşlar, Avrupa Birliği’nin (AB) İsrail’in bu yasal düzenlemesine karşı somut adımlar atması gerektiğini vurguluyor. Bu kapsamda, İsrail ile AB arasındaki ticari anlaşmanın bir bölümünün askıya alınması talep ediliyor.

Gazze’deki İnsani Kriz ve Batı Şeria’daki Anlaşma Süreci

Örgütler, İsrail’in bu kararının, Gazze’de yaşanan insani felaket ve Batı Şeria’daki fiili ilhak sürecinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) 19 Temmuz 2024 tarihli danışma görüşünde, İsrail’in ayrımcı uygulamalarının ırk ayrımcılığı ve apartheid teşkil ettiği belirtiliyor.

AB’nin Daha Etkili Olması Gerekiyor

Örgütler, AB’nin İsrail’in yasal yükümlülüklerini ihlal ettiğini daha önce teyit ettiğini hatırlatarak, artık sözden öte eyleme geçmesi gerektiğini vurguluyor. Bu bağlamda, İsrail ile AB arasındaki ticari anlaşmanın askıya alınması, atılacak ilk adım olarak görülüyor.

Kaynak : GazetaPrawna

Previous Article

Aile İçi Şiddet Davalarının Yüzde 10’unda Kovuşturma Durduruluyor: RPO’dan Adalet Bakanlığı’na Veri Talebi

Next Article

Sırbistan'da Rusya'ya Gaz Taşıyan Boru Hattı Yakınında Patlayıcı Madde Bulundu