Site icon Polonya Haber

Kamu İhallerinde Polonyalı Firmaların Önündeki Engeller ve Ekonomiye Maliyeti

kamu i hallerinde polonyali firmalarin onundeki engeller ve ekonomiye maliyeti 49482

Polonyalı şirketler kamu ihalelerinde aşırı referans şartları, yüksek teminat talepleri, olumsuz ödeme koşulları ve risk yüklenimi gibi engellerle karşılaşmaktadır. Örneğin, CPK demiryolu tüneli ve istasyonu ihalesi, 500 milyon zł minimum proje büyüklüğü ile 2 milyar zł yıllık ciro şartı getirmektedir. Bu durum, büyük sözleşmelerin yabancı sermayeli firmalara kaymasına ve Polonya ekonomisinin rekabet gücünün azalmasına yol açmaktadır.

Temel Engeller ve Örnek Vaka

Kamu ihallerinde Polonyalı firmaların karşılaştığı temel engeller arasında aşırı referans gereklilikleri, yüksek finansal teminatlar (sigorta, derecelendirme notları), ödeme koşullarının firmalar aleyhine düzenlenmesi ve uygun olmayan risklerin yüklenicilere aktarılması yer almaktadır. Bu engellerin somut örneği, CPK (Centralny Port Komunikacyjny) projesi kapsamında düzenlenen demiryolu tüneli ve istasyonu ihalesidir. Bu ihalede, katılımcılardan minimum 500 milyon zł değerinde proje geçmişi ile 2 milyar zł yıllık ciro şartı istenmiş, bu da Polonyalı firmaları dışlayan finansal ve teknik bariyerler oluşturmuştur. Sonuç olarak, yüksek giriş engelleri, sözleşmelerin çoğunlukla yabancı sermayeli firmalara kaymasına neden olmuş ve bu durum, Polonyalı iş dünyası ile ülke ekonomisinin rekabet gücünü sınırlamıştır.

Ekonomiye Uzun Vadeli Kayıplar

Büyük kamu ihallerinde Polonyalı şirketlerin marjinalleşmesi, ekonomi için önemli uzun vadeli kayıplara yol açmaktadır. Günümüzde sözleşmelerden elde edilen gelirlerin büyük bir kısmı yabancı merkezlere aktarılmaktadır; ülkede sadece KDV ve gelir vergisi kalırken, net kâr ve temettüler yurtdışına akmaktadır. Bu durum, Polonyalı sermayenin birikimini ve yeni varlıklara yönelik yeniden yatırım kapasitesini kısıtlamaktadır. Grant Thornton’un 2020 verilerine göre, yabancı inşaat şirketlerinin Polonya’daki kârlarının sadece %10’u (yaklaşık 293 milyon zł) yeniden yatırılmış, geri kalanı yurtdışına transfer edilmiştir. Kârların yurtdışına aktığı durumlarda, Polonya kendisi finanse ettiği gelişme itici gücünü kaybetmekte; bu, yüksek nitelikli işgücü, üretim ve ihracat temelinin daralmasına, yerel tedarik zincirlerinin zayıflamasına neden olmaktadır. Ayrıca, Polonyalı mega projelerden referans olmaması, finansal güvenilirliği düşürerek komşu pazarlara (örneğin Ukrayna) girme şanslarını azaltmaktadır. Spectis’in “Polonya’da İnşaat Şirketleri 2026–2031” raporu, 2024 yılında inşaat ihracatının 300 büyük yüklenici cirosundaki payının sadece %8,8 olduğunu ve her sekiz inşaat şirketinden sadece birinin önemli ihracat gelirleri elde ettiğini göstermektedir.

Yerli Liderlerin Katkısı ve Çarpan Etkisi

Polonyalı inşaat liderlerinin anahtar yatırımlardaki varlığı, ülke için somut faydalar doğurmaktadır. Bu şirketlerin varlığı, yetkinliklerin ve kaynakların ülke içinde artmasını sağlamakta; günümüzde modern altyapıya (makine parklarından laboratuvarlara ve B+R merkezlerine kadar) sahip yerli kökenli firmatların gelişimi devam etmektedir. Ayrıca, çarpan etkisi de devreye girmektedir: Polonyalı işletmeler KOBİ’leri teşvik etmekte, bölgeler için finansal faydalar yaratmakta ve inşa edilen varlıklar güvenilirliği artırarak şirketlerin uluslararası genişlemesini kolaylaştırmaktadır. Bu süreç, gelecek için Polonyalı sermayenin birikimini sağlamaktadır.

İhracat Güvenliğinin İnşası ve Devlet Rolü

İhracat güvenilirliğinin temeli, büyük ulusal sözleşmelerle atılmaktadır; bu sözleşmeler, uluslararası ihalelerde gereken referansları sağlamaktadır. Demiryolu, yollar, enerji gibi altyapu projelerini lider rolde tamamlamak, risk yönetimi ve karmaşık tedarik zinciri yetkinliğini kanıtlayarak şirketlerin global pazara açılma kapısını aralamaktadır. Şirketlerin bu süreçte bankacılık sektörünü güçlendirmesi (finansman, ihracat garantileri, BIM/ISO sertifikaları, ESG standartları) kritik öneme sahiptir. İhracat başarısı, yetkinlik ve deneyimlerin kademeli birikimi ile mümkünken, Polonyalı sermayeyi yurtdışında teşvik etmede devletin tutarlı rolü de vazgeçilmezdir.

“Made by Poland in Poland” Pragmatik Yaklaşımı

Kamu ihalleri tartışmasında “Made by Poland in Poland” sloganı, pragmatik bir ekonomi politikası önerisi olarak öne çıkmaktadır. Bu yaklaşım, yabancı firmaları dışlamayı değil, ihale kurallarını şeffaf hale getirerek sözleşmelerin uzun vadeli ve maksimum ekonomik etkisinin Polonya’da kalmasını hedeflemektedir. Eğer mega projelerden elde edilen marjlar Polonyalı şirketlerin gelişimini finanse ederse, Polonyalılar olarak sadece altyapıya değil, aynı zamanda bölgesel pazarlarda rekabet etme gücü ve refah seviyesine de sahip olunacaktır. Kurumsal dönüşümün yaklaşık 40 yıl sonrasında, Polonya için uluslararası pazarların gerçek Polonyalı liderler için doğal bir ortam oluşturulması mümkündür. Komşumuz Estonyalıların, Bolt, Skype ve Wise gibi dünya çapında tanınan markaları yaratma başarısı, bu hedefin ulaşılabilirliğini göstermektedir.

Kaynak : GazetaPrawna

Exit mobile version