Site icon Polonya Haber

Kişisel Sorumluluk Yokluğu: Cezadan Değil, İzolasyondan Korkun

kisisel sorumluluk yoklugu cezadan degil i zolasyondan korkun 44563

Ceza hukukunda kişisel sorumluluk yokluğu, kişinin suç işlemiş olmasına rağmen yasal olarak suçlu sayılmaması durumudur. Ancak bu durum, cezasızlık anlamına gelmez; fail hapishane yerine adli psikiyatri kurumunda tedavi ve izolasyon altına alınır. Warszawa Üniversitesi’nde yaşanan 22 yaşlı hukuk öğrencisi cinayeti ve benzeri vahşet vakaları, sistemin nasıl işlediğini gözler önüne seriyor.

Kişisel Sorumluluk Yokluğu: Tanım ve Sonuçları

Ceza hukukunda kişisel sorumluluk yokluğu, bir kişinin yasaklanmış bir eylemi gerçekleştirmiş olmasına rağmen, yasal olarak suçlu sayılamaması anlamına gelir. Bu durum, cezasızlık değil, failin hapishaneyi değil, tedavi ve izolasyon bağlamında adli psikiyatri kurumuna gönderilmesi gerektiğini ifade eder. Heitzman profesörü, Gazete.pl’ye verdiği demeçte, kişisel sorumluluğu olmayan bir kişinin suç işlememiş sayılacağını ancak toplumu korumak amacıyla hukuki düzenlemelere tabi olduğunu vurguluyor. İzolasyon süresi önceden belirlenmez; tehlike devam ederse yıllarca hatta ömür boyu sürebilir.

Warszawa Üniversitesi’nde Vahşet: Mieszko R. Vakası

22 yaşındaki hukuk öğrencisi Mieszko R., Warszawa Üniversitesi’nde 53 yaşındaki kapıcıyı baltayle öldürmüştü. Olayda müdahale eden üniversite güvenlik görevlisi ağır yaralandı. 9 Şubat 2026’da Varşova Bölge Savcılığı, Mieszko R.’nin kişisel sorumluluğu olmadığını açıkladı. Cinayet kurbanının yakınlarının avukatları, Gazete.pl’ye yaptığı açıklamada, uzman raporlarının failin eylem anında kişisel sorumluluğu olmadığını gösterdiğini belirtti. Aile, sonuçların kesin ve kategorik olmasını isteyerek, bağımsız psikiyatri ve uzmanların da inceleme yaptığını vurguladı.

Maksymilian’ın Vahşeti: Wola’daki Aile Faciası

31 Ocak 2019’da Varşova’nın Wola semtinde polis, 19 yaşındaki Maksymilian’ı katta karşıladı: “Bana geldiniz,” dedi. Annesi, onun psikiyatri hastanesinden çıktıktan sonra sakinleşmesini umarak torununu büyükanne-büyükbabasının yanına yerleştirmişti. Büyükanne annesiyle eve döndüğünde, torunu onu dedesinin oduna götürerek “Girmeyin, onu bıçakladım ve kan içinde yatıyor,” dedi. 7,5 cm’lik bıçak ele geçirildi. Maksymilian, dedesini sırtından ve göğsünden bıçakladığını, yastıkla boğduğunu ve sonunda gözüne bıçak sapladığını anlattı. “Dedeyle oyun oynadım,” diyerek kanamasını beklediğini söyledi. Uzmanlar paranoid sendromu ve yeniden cinayet etme tehlikesini belirlerken, dava kapatıldı. Maksymilian hâlâ izolatede.

Augustin Kilisesi’nde Kanlı Saldırı: Jan B. Vakası

2019 baharında Varşova’nın Muranowo semtindeki Aziz Augustin Kilisesi’nde Jan B. bir süredir görülmemişti. Ruhani Łukasz, birkaç derecelik soğukta şort giyen Jan B.’nin durumundan endişe duymuştu. Birkaç saat sonra, kilise papazhanesinde kanlı bir adamla kavga ederken görüldü. Müdahale etmeye çalışan ruhani de dövüldü. Jan B., kilise önünde polislere giderek “Hâlâ kurtarılabilir!” diye bağırdı. 65 yaşındaki kurban, ezilmiş kafası nedeniyle hayatını kaybetti. Jan B. yakalandıktan sonra ilaçlı komada hastaneye kaldırıldı. Uyanınca “Abba, Baba!” diyerek her şeyi unuttuğunu ve zehirlendiğini iddia etti. Uzmanlar, onu paranoid sendromlu, uyuşturucu bağımlısı ve kalıcı beyin hasarlı olarak tanımladı. Dört yıldır izolatede.

İstatistikler ve Uzman Uyarısı

Brutal cinayetlerin faillerinin çoğunun psikolojik hasta olduğu düşünülse de, istatistikler farklı bir tablo çiziyor. Sorgulanan 100 failden sadece ikisi tamamen kişisel sorumluluktan yoksun, yaklaşık %20’sinde ise sorumluluk kısıtlıdır. Geri kalanı eylemlerinin farkındadır. Uzmanlar, “Öldürmenin yasak olduğunu, ceza alacağını biliyorlar. Buna rağmen bıçağa uzanıyorlar” diye uyarıyor. Kişisel sorumluluk yokluğu, mağdur ailelerinde haksızlık hissine yol açsa da Heitzman, hastalık taklidi neredeyse imkansız ve deneyimli uzmanların manipülasyonu fark edebileceğinin altını çiziyor.

Kaynak : GazetaPrawna

Exit mobile version