KRS, Anayasa Mahkemesi’ne (TK) KRS Yasası’ndaki bazı maddeleri şikayet etti. Bu maddeler, Meclis Başkanı’nın bir adayı yalnızca Adalet Bakanı’nın hakim statüsünü teyit etmemesi reddetmesine izin veriyor. KRS, bu durumun 2018 sonrası atanan hakimlerin seçimlerden elenmesine yol açabileceğinden endişe ediyor. Ayrıca, Meclis Başkanı herhangi bir adayı reddederse, TK incelemesine kadar hakim seçimiyle ilgili tüm faaliyetlerin durdurulması talep etti.
KRS, Sejm’e Yasak İstiyor
KRS, şikayet ettiği maddelerin anayasaya aykırı olduğuna dair başvuruda bulunurken, aynı zamanda TK’den “gecici tedbir” talep etti. Bu tedbir, Meclis Başkanı herhangi bir adayı reddettiği takdirde, Meclis ve organlarının “Krajowa Rada Sądownictwa (Yargı Konseyi) hakimlerini seçmeyle ilgili herhangi bir fiili veya hukuki işlem yapmasını” yasaklamasını içeriyor. Bu yasak, TK’nin şikayet edilen maddeleri değerlendirmesi sürecine kadar geçerli olacak. KRS, yayımladığı duyuruda, tedbir talebinin sadece KRS Yasası’ndaki bazı spesifik maddeleri kapsadığını ve bu nedenle tüm seçim sürecini durdurmaya yönelik olmadığını belirtti.
Hakimlerin Güç Dengelerini İhlal Ediyor
Şikayet eden tarafın başvurusunda, tartışmalı düzenlemelerin özellikle “güçler ayrılığı” ilkesini ihlal ettiği öne sürülüyor. Konu, Adalet Bakanı’nın Yargı Konseyi hakimlerini seçme sürecindeki rolüne ilişkin maddeler. KRS’ye göre bu rol aşırı. Bakanın yürütme organı olması nedeniyle seçim sürecini engelleyebileceği ve bazı adayları dışarıda bırakabileceği savunuluyor. KRS, bunu “yürütmenin yasama yetki alanına aşırı müdahalesi” olarak tanımlıyor.
Adalet Bakanı Keyfi Kararı
Ayrıca, radya göre, bir adayın – hakimin – aday olma sürecinin Adalet Bakanı’nın, aday olan ve adayı destekleyen hakimlerin statüsünü teyit etme konusunda aldığı keyfi karara bağlı olması, “eşit şartlarla kamu hizmetine erişme” ilkesine de aykırı. TK’ye sunulan başvuruda şu ifadelere yer verildi: “Kamu hizmetine erişim ilkeleri nesnel olmalı, bu da farklı adayların eşit fırsaklar ilkesine, her türlü ayrımcılık ve haksız kısıtlamalardan yoksun olarak, bu hizmete başvurup kabul edilmesini sağlamalı. Kamu hizmetine özel başvuru ve kabul için ayrıntılı kriterler ve koşullar keyfi ve keyfi olarak belirlenemez.” KRS, şikayet edilen maddelerin bu gereklilikleri karşıladığını savunuyor.
Kaynak : GazetaPrawna