20 Mart’ta Meksika’nın Isla Mujeres limanından ayrılan ve Küba’ya ulaşması beklenen iki gemiyle tüm iletişim kesildi. Gemilerde Polonyalı, Fransız, Kübalı ve Amerikalı mürettebat üyelerinin bulunduğu belirtiliyor. Meksika ordusu, helikopterlerle arama çalışmalarını başlattı. Küba ise ekonomik zorluklar yaşarken, Meksika ve Çin’den gelen yardımlarla ayakta kalmaya çalışıyor.
Gemilerin Kayboluşu ve Arama Çalışmaları
20 Mart’ta Meksika’nın Quintana Roo eyaletine bağlı Isla Mujeres limanından ayrılan iki gemiyle irtibatın kesildiği bildirildi. Gemilerin, Küba’nın Havana kentine 24-25 Mart tarihleri arasında ulaşması planlanıyordu. Meksika medyasında yer alan haberlere göre, gemilerde toplam dokuz kişilik mürettebat bulunuyordu. Mürettebat arasında birer Polonyalı, Fransız, Kübalı ve Amerikalı vatandaşı olduğu belirtildi. Meksika ordusu, kayıp gemileri bulmak için helikopterlerle arama çalışmalarına başladı.
Polonya Dışişleri Bakanlığı’nın Açıklaması
Polonya Dışişleri Bakanlığı, gemilerden birinde Polonyalı bir vatandaşın bulunması yönündeki bilgileri henüz teyit etmedi. Bakanlık sözcüsü Maciej Wewiór, “Wyborcza” gazetesine yaptığı açıklamada, konunun yakından takip edildiğini ve her iki geminin de Polonya bandıralı olduğunu doğruladı. Ancak, konsolosluk tarafından elde edilen bilgilere göre gemide Polonyalı bir vatandaşın bulunmadığı vurgulandı.
Meksika’nın Operasyonu ve Güvenlik Önlemleri
Meksika, kayıp gemileri bulmak için askeri helikopterleri seferber etti. Nuestra America adlı insani yardım operasyonunun sözcüsü, kaptanın ve mürettebatın deneyimli denizciler olduğunu, gemilerin gerekli güvenlik ve sinyal sistemleriyle donatıldığını ve yetkililerle tam işbirliği içinde olduklarını belirtti. Gemilerin, Polonya’da kayıtlı ve Meksika’da kiralanan küçük bir katamaran ve bir yattan oluştuğu ifade edildi. Meksika Donanması, kayıp mürettebatı bulmak ve güvenliğini sağlamak için tüm mevcut kaynakları kullanacağını açıkladı.
Küba’daki Kriz ve Uluslararası Yardım
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu görevden uzaklaştırmasının ardından Küba’ya yönelik ekonomik baskıyı artırdığı ve ek ekonomik yaptırımlar uyguladığı belirtiliyor. Trump, Venezuela petrolünün Küba’ya sevkiyatını durdurmuş ve Küba’ya petrol sağlayan ülkelere gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunmuştu. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Küba’nın üç aydır ithal petrol alamadığını ve elektrik kesintilerinin yaygınlaştığını açıkladı. Medyada, temel ihtiyaç maddelerinde de sorunlar yaşandığına dair haberler yer alıyor. Küba, 1959’daki komünist devrimden bu yana en büyük tedarik sıkıntısını yaşıyor ve birçok bölgede içme suyu eksikliği yaşanıyor. Son haftalarda Havana, büyük ölçüde Meksika’nın yardımına güveniyordu. Meksika hükümeti, bu hafta başında Küba’ya Latin Amerika ile dayanışma sloganıyla 14 ton insani yardım malzemesi gönderdi. Küba hükümeti bu yardımı memnuniyetle karşıladı. Ayrıca, Çin’den de Küba’ya 15 bin tondan fazla pirinç gönderildi. Bu, Çin’in Havana hükümetine Ocak ayında söz verdiği 60 bin tonluk toplam pirinç miktarının ikinci sevkiyatı oldu. Trump, Küba’yı “ele geçirme” olasılığından sık sık bahsederek, 16 Mart’ta Küba’yı “özgürleştirmek” veya “ele geçirmek” arasında bir fark görmediğini ve “orada istediğini yapabileceğini” çünkü Küba’nın “çok zayıf bir durumda” olduğunu belirtti.
Kaynak : Gazeta



