Rusya’da rekor yağışlar ve kar erimeleri, son on yılların en büyük doğal felaketlerinden birine yol açtı. Kuzey Kafkasya’daki Dağıstan ve Çeçenistan cumhuriyetleri, altyapının zarar görmesi ve binlerce kişinin evlerini terk etmek zorunda kalmasıyla en çok etkilenen bölgeler oldu. Felaketin boyutu ve yetkililerin tepkisi, bölge sakinleri arasında geniş çaplı bir eleştiri dalgasına neden oldu. Rusya Acil Durumlar Bakanlığı’nın verilerine göre, ülke genelinde en az 32 bölgede farklı şiddetlerde su baskınları yaşandı.
Dağıstan ve Çeçenistan’da Durum Kötüleşiyor
Dağıstan’da, 3 milyondan fazla nüfusa sahip cumhuriyette, üç bölge ve beş büyük şehirde, Mahachkala dahil olmak üzere olağanüstü hal ilan edildi. Yoğun yağışlar toprak kaymalarına, kaya düşmelerine ve en az bir köprünün çökmesine neden oldu, bu da kurtarma çalışmalarını daha da zorlaştırdı. Resmi bilgilere göre, 3300’den fazla kişi tahliye edildi ve selin başlamasından dört gün sonra yaklaşık 800 ev sular altında kaldı. Maddi kayıpların boyutu her geçen gün artarken, birçok yerleşim yeri dış dünyayla bağlantısı kesildi.
Mahachkala’da Temel Hizmetlerde Kesintiler
Mahachkala sakinleri, sular altında kalan caddelerin yanı sıra temel hizmetlere erişimde ciddi sorunlarla karşı karşıya. Elektrik kesintileri saatlerce, bazı yerlerde ise günlerce sürüyor. İçme suyu ve cep telefonu iletişimi de etkilendi. Bir mahalle sakini, ailesinin elektrikli ocak kullandığı için birkaç gündür yemek pişiremediğini ve yardımın genellikle yakınları ve komşular tarafından sağlandığını belirtti.
Çeçenistan’da Altyapı Hasarı ve Olağanüstü Hal
Çeçenistan’da ise sel nedeniyle 1800’den fazla ev hasar gördü. Cumhuriyetin doğusundaki bir barajın kısmi olarak yıkılması, daha fazla su baskını riskini artırdı. Yetkililer burada da olağanüstü hal ilan etti.
Yetkililerin Tepkisi ve Gönüllülerin Rolü
Her iki bölgede de yetkililerin müdahalesine yönelik halkın hayal kırıklığı giderek artıyor. Birçok kişi, devlet yardımının geciktiğini ve yetersiz kaldığını belirtiyor. Pratikte, tahliye ve yardım organizasyonunda yerel topluluklar ve gönüllüler kilit rol oynadı. Grozny’de, spontane bir destek kampanyası başlatıldı; sakinler, mağdurları evlerine almak için şehir merkezindeki meydanda toplandı. Bu sayede, tek bir gecede tüm tahliye edilenlere barınak sağlandı.
Gönüllü Kuruluşların Yardımları
Dağıstan’da faaliyet gösteren Nadieżda adlı hayır kurumu, mağdur ailelere yardım için 50 milyon ruble (yaklaşık 2,3 milyon złoty) topladı. Bu destek, yetkililerin sağladığı tek seferlik ödemelerin çok üzerinde.
Tazminatlar ve Kayıpların Boyutu
Mali yardım kararları sert eleştirilere yol açtı. Bölgesel yetkililer, tek seferlik desteğin en fazla 16 bin ruble (yaklaşık 739 złoty) olacağını duyurdu, bu miktar yerel asgari ücretin altında. Tüm mal varlıklarını kaybeden aileler ise yaklaşık 157 bin ruble (yaklaşık 7256 złoty) alabilecek. Birçok sakin, bu miktarın felaketin boyutuna göre yetersiz olduğunu düşünüyor. Federal düzeyde ise Rusya, 2025 yılında sel önleme faaliyetleri için 9 milyardan fazla ruble (yaklaşık 415 milyon złoty) ayırdı. Ancak uzmanlar, bu fonların artan aşırı hava olaylarının sıklığı göz önüne alındığında yetersiz olduğunu belirtiyor.
Sel Felaketinin Nedenleri ve Kentsel Planlama Hataları
Uzmanlar, felaketin sadece doğal bir olay olmadığını, aynı zamanda sistemik bir sorun olduğunu vurguluyor. Son yıllarda Rusya’nın birçok bölgesinde, taşkın ovalarında kontrolsüz yapılaşma yaşandı ve bu da kayıp riskini önemli ölçüde artırdı. Çevre uzmanı Evgeniy Simonow, geçmişte yerel toplulukların sel riski taşıyan yerlerde inşaattan kaçındığını veya mevsimsel taşkınlara hazır olduğunu hatırlatıyor. Modern kentleşme, bu bilginin kaybolmasına ve felaketlere karşı daha savunmasız hale gelinmesine yol açtı. Ayrıca, iklim değişikliği aşırı hava olaylarını şiddetlendiriyor. Rus meteoroloji servisi Rosgidromet, yoğun yağış riski konusunda daha önce uyarmıştı, ancak bu uyarılar altyapının hazırlanmasına yansıtılmadı.
“Suyla Müzakere Etmeliyiz” Tartışmalı Açıklamalar
Artan sel sayısı karşısında bazı yetkililer, kamuoyunda şaşkınlık ve eleştiri uyandıran bir yaklaşım sergilemeye başladı. Yakuutistan’ın Olekminsk şehrinin belediye başkanı Pavel Romanienko, doğayla savaşmak yerine ona uyum sağlamayı önerdi. “Suyla müzakere etmeliyiz, onunla savaşmamalıyız” diyen Romanienko, kar temizleme gibi maliyetli faaliyetleri azaltarak meliyorasyon çalışmalarına öncelik verilmesini önerdi. Bu açıklama, birçok sakin tarafından yönetimin artan iklim ve altyapı sorunlarına karşı çaresizliğinin bir sembolü olarak algılandı.
Rusya’daki Seller Artan İklim Tehdidi
Uzmanlar, mevcut durumun Rusya ve dünyanın diğer bölgelerinde gözlemlenen daha geniş bir eğilime uyduğunu belirtiyor. Artan ve yoğunlaşan yağışlar, kar erimesiyle birleştiğinde, ani ve kontrol altına alınması zor sellerle sonuçlanıyor. Kafkas ve Sibirya gibi bölgelerde, modern sel önleme altyapısının eksikliği ve kriz yönetimi sistemlerine yetersiz yatırım ek bir sorun teşkil ediyor. Sonuç olarak, doğal afetler sadece evleri ve yolları yok etmekle kalmıyor, aynı zamanda toplumsal gerginlikleri ve devlet kurumlarına olan güven eksikliğini de derinleştiriyor.
Kaynak : GazetaPrawna