Polonya’nın Lublin kentinde USK 1 Hastanesinde olağanüstü bir ameliyat gerçekleştirildi. 56 yaşındaki bir hastadan 16 kilogramlık tümör çıkarıldı.
Adam nasıl bu hale geldi?
Zamość yakınlarında küçük bir kasabadan. Bir yıldır karın ağrısından şikayet ediyormuş. Ama kimse önemsememiş – sağlıksız yaşam tarzı nedeniyle.
Sonra işler kötüleşmiş. Yemek yiyemez olmuş, karın şişmeye başlamış. Aile hekimi sonunda ultrason istemiş.
USG ve tomografide ne çıktı?
Karın boşluğunda (böbreklerin, pankreas, bağırsak ve ana damarların olduğu yerde) devasa bir tümör!
Boyutu: 35 santimetre Ağırlığı: 16 kilogram
Ameliyat nasıl geçti?
Onkolojik Cerrahi Bölümü Başkanı Prof. Karol Rawicz-Pruszyński liderliğinde üç doktor operasyona girdi:
- Prof. Karol Rawicz-Pruszyński (cerrah)
- Dr. Paweł Iberszer (ürolog)
- Dr. Emilia Maleszyk (onkoloji cerrahisi rezidanı)
Süre: 2.5 saat
Tümörle birlikte sol böbrek ve kalın bağırsak parçası da çıkarılmış.
Ameliyathanede neredeyse tüm ekip izlemiş – çünkü böyle vakalar son derece nadir.
Hasta ne durumda?
Prof. Rawicz-Pruszyński: “Ameliyat sorunsuz geçti. Hasta stabil durumda, büyük olasılıkla önümüzdeki hafta evine dönecek.”
Peki ya biraz daha bekleseydi?
Doktor net konuşmuş:
“Daha fazla önemsememesi trajediye yol açabilirdi. Bayramda biraz fazla yemek yeseydi, bağırsak tıkanması ve sindirim sistemi delinmesi olabilirdi. Steril olmayan ve planlanmamış koşullarda ameliyat ölüm riski çok yüksektir.“
Bu tür vakalar neden oluyor?
Prof. Rawicz-Pruszyński açıkladı:
“Lublin eyaletinde sosyoekonomik faktörler nedeniyle hala bu tür klinik tablolarla karşılaşıyoruz.”
“Tanı için iyi ekipmanımız var – hızlı USG, tomografi. Ama engel çoğu zaman hastaların zihniyeti.“
Toplumsal farkındalık:
“Toplumsal bilinç artıyor ama daha çok büyük şehirlerde. Küçük kasabalarda ve köylerde hala mitler var: ‘Kanser bıçağı sevmez’, ‘Dokunma, yayılır’ gibi. Bu kesime yönelik sistemik çözümler bulmalıyız.”
Yılda kaç vaka görüyorlar?
Bu bölümde yılda 700-800 kişi ameliyat ediliyor. Büyük çoğunluğu kötü huylu kanser hastaları.
Yılda onlarca kez benzer durumlar görülüyor: Hasta daha önce muayene olmamış, durum aniden kötüleşiyor, kusma, gaz-dışkı tutulması, sürekli karın ağrısı başlıyor.
Doktor diyor: “Bunlar cerraha kırmızı ışık yakan tipik klinik belirtiler. Hızlı hareket etmek gerektiğini bilirsiniz.”
Şimdi Türkiye’yi düşünün:
16 kiloluk tümör! Adam bir yıl karın ağrısından şikayet ediyor, kimse önemsemiyor. Sonunda aile hekimi ultrason istiyor, tümör bulunuyor, hemen ameliyat ediliyor, hasta bir hafta sonra evine gidiyor.
Bizde ne olurdu?
- Bir yıl ağrı şikayeti – “ağrı kesici al”
- Randevu bekle
- USG sırası bekle (aylar sürebilir)
- Tomografi sırası bekle
- Ameliyat sırası bekle
- Bu arada tümör büyümeye devam eder
- Acil servise düşene kadar beklersin
- O zaman işler çok kötüleşmiş olur
Ama Polonya’da da sorun var:
Prof. diyor ki küçük kasabalarda insanlar hala “kanser bıçağı sevmez” miti inanıyor. Büyük şehirlerde farkındalık artıyor ama taşrada değil.
Bizde? Hem taşrada hem şehirde aynı problem var. Bir de üstüne sağlık sisteminin yetersizliği eklenince…