Macaristan’da Peter Magyar liderliğindeki TISZA partisinin anayasal çoğunlukla iktidara gelmesi bekleniyor. Bu durum, Orban hükümetinin sonlandırmayı planladığı sistemin değişimi anlamına geliyor. Özellikle dış politika alanında önemli bir dönüşüm öngörülüyor; Macaristan’ın Rusya ile yakın ilişkileri ve Ukrayna’ya yönelik vetoları azalabilir. Bu durum, Ukrayna’ya yönelik 90 milyar euroluk AB fonunun serbest bırakılması ve Polonya’nın askeri harcamaları için ek kaynak sağlanması açısından kritik önem taşıyor.
TISZA Partisi İktidara Geliyor
Macaristan’da Peter Magyar liderliğindeki TISZA partisinin iktidara gelmesi, ülkenin siyasi arenasında önemli bir değişiklik anlamına geliyor. TISZA, parlamento çoğunluğunu elde ederek, 10 yılı aşkın süredir iktidarda olan Orban hükümeti tarafından oluşturulan sistemi değiştirmeyi hedefliyor. Bu durum, Macaristan’ın iç ve dış politikalarında önemli dönüşümlere yol açabilir.
Ukrayna Politikası Değişebilir
Bu değişimin en dikkat çekici yönlerinden biri, Macaristan’ın dış politikadaki olası dönüşümü. Macaristan, Avrupa Birliği’nde Rusya’ya en yakın ortak olarak biliniyor ve Ukrayna’ya yönelik birçok önemli girişimi bloke etti. TISZA partisinin iktidara gelmesiyle birlikte, Macaristan’ın daha dengeli bir dış politika izlemesi bekleniyor. Ancak bu durum, Macaristan’ın Ukrayna’ya yönelik tutumunun tamamen değişeceği anlamına gelmiyor.
90 Milyar Euro’luk AB Fonu İçin Yeşil Işık
Önemli bir değişiklik, Ukrayna’ya yönelik 90 milyar euroluk AB fonunun serbest bırakılması konusunda yaşanabilir. Bu fon, 2026-27 yıllarında Ukrayna bütçesinin sürdürülebilirliği için hayati önem taşıyor. Fonun bloke edilmesi durumunda, Ukrayna’nın bu ay itibarıyla mali sıkıntılar yaşaması bekleniyordu. Ukrayna’nın 2024 yılı için 97,5 milyar euroluk bir harcama planı bulunurken, gelirleri ise sadece 59 milyar euro seviyesinde.
Finansman Modeli ve Orban’ın Vetosu
AB, başlangıçta bu 90 milyar euroluk fonu, savaşın ardından dondurulan Rusya’nın mali varlıklarından elde etmeyi planlamıştı. Ancak, bazı AB ülkelerinin hukuki ve finansal riskler konusundaki endişeleri nedeniyle bu plan başarısız oldu. Bu nedenle, fonun piyasadan borç alınması ve AB tarafından garanti edilmesi kararlaştırıldı. Orban, başlangıçta bu mekanizmaya onay vermiş olsa da, daha sonra Ukrayna’nın “Dostluk Boru Hattı” üzerinden Rusya’dan petrol akışını kesmesi nedeniyle veto hakkını kullanmıştı. TISZA partisinin, bu vetoyu geri çekmeye istekli olduğu belirtiliyor.
Polonya’nın Askeri Harcamalarına Destek
Avrupa Barış Girişimi (EPF) programında da benzer bir rahatlama yaşanabilir. Bu program, savaş öncesinde çatışmaları önlemek amacıyla çeşitli ülkelere destek sağlamayı amaçlıyordu. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra, Ukrayna bu mekanizma aracılığıyla öncelikli yardım alıcı haline geldi. Bu program kapsamında, üye ülkelere Ukrayna’ya verdikleri eski askeri teçhizat karşılığında ödeme yapılması planlanıyordu. Macaristan, bu plana karşı çıkarak AB mahkemelerinde dava açmış ve ödemelerin bloke edilmesini sağlamıştı.
Polonya’nın Kaybı ve Borsuk Zırhlı Araçları
Polonya, bu durum nedeniyle yaklaşık 2 milyar euro kaybettiğini açıkladı. Bu para, Polonya’nın Ukrayna’ya 2022-23 yıllarında verdiği eski Sovyet kökenli askeri teçhizat karşılığında sağlanacaktı. Bu fonun, yeni silah alımlarında kullanılması planlanıyor. Polonya’nın 2025 yılındaki askeri harcamaları yaklaşık 44 milyar euro seviyesinde bulunurken, bu 2 milyar euro, 111 adet Borsuk zırhlı muharebe aracının siparişini ikiye katlayacak bir kaynak sağlayabilir.
Rusya’ya Karşı Tutum Değişebilir
Macaristan’ın Rusya’ya yönelik tutumunda da önemli bir değişiklik beklenebilir. Orban, uzun yıllardır AB’nin Rusya’ya yönelik daha sert yaptırımlarına engel oluyordu. Şubat ayında 20. yaptırım turunu vetolamış olsa da, Mart ayında mevcut yaptırımların yenilenmesine izin vermişti. Yeni hükümetin, Rusya’ya yönelik yaptırımların uygulanması konusunda daha yapıcı bir yaklaşım sergilemesi bekleniyor. Ayrıca, TISZA partisinin, Ukrayna’ya yönelik insani yardımın transit geçişini engelleyen politikaları da sonlandırması olası.
Kremlin’in Bilgi Kaynağı Kurudu
Fidesz hükümetinin düşmesi, Kremlin’in AB ve NATO ile ilgili bilgilere erişimini de zorlaştıracak. Daha önce Szijjártó ve hatta Orban’ın, Brüksel’deki görüşmelerden elde ettikleri bilgileri Rusya ile paylaştığı iddia edilmişti. Bu durum, Rusya’nın Batı’daki gelişmelere daha hızlı ve etkili bir şekilde tepki vermesini sağlıyordu.
Ukrayna’ya Destek Devam Edecek
Yeni Macaristan hükümeti, Ukrayna’ya açıkça destek vermese de, AB’ye yönelik yardımları engellemeyecek ve Moskova ile mesafesini koruyacak. Uzmanlar, TISZA partisinin Macar halkının Ukrayna’ya yönelik olumsuz tutumunu göz önünde bulundurarak, Ukrayna ile ilişkileri geliştirmeyecektir. Ancak, Ukrayna’nın AB’ye katılım müzakerelerinin başlaması, Kiev için önemli bir moral kaynağı olacaktır.
Sonuç olarak, Orban’ın seçim yenilgisi, Ukrayna için önemli bir gelişme. Bu durum, Ukrayna’ya finansal istikrar sağlayacak ve gelecekteki AB desteğinin daha öngörülebilir olmasını sağlayacaktır.
Kaynak : Gazeta