Alman basını, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Münih Güvenlik Konferansı’ndaki konuşmasını Bratislava ile Budapeşte’deki ziyaretleriyle ilişkilendiriyor. SZ ve Handelsblatt, Rubin’ın Orbán’a verdiği açık siyasi desteği ve ABD’nin Orbanizm modelini takdir eden yaklaşımını vurgularken, Die Welt’in haberinde Polonya’nın dışlanması dikkat çekiyor. Analizler, ABD’nin Budapeşte’yi Putin’den uzaklaştırma stratejisi ve Avrupa Birliği’nin Huxit tehdidini değerlendiriyor. 🔍
Süddeutsche Zeitung: Rubin’ın Turu ve Siyasi Desteği
Alman gazetesi “Süddeutsche Zeitung” (SZ), ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Münich Güvenlik Konferansı’ndaki konuşmasının yorumlanmasındaki belirsizliği gidermek için “tur planına bakmak” gerektiğini vurguluyor. Nicolas Richter’e göre, Rubin, illiberal demokrasi savunucusu ve AB eleştirisi bilinen Slovak Başbakan Robert Fica ile Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ile görüştü. Rubin, Orbán’a “tamamen açık” bir şekilde siyasi destek verdi.
Richter, “İşte Orbán’ın Macaristanı, Trump’ın görmek istediği Avrupa’nın en iyi yansıması” diyerek Orbán’ın göçten yalıtım, AB gibi kurumlara küçümseme, beyaz Hıristiyan ulusal kimlik vizyonunu öne çıkardığını belirtiyor. Rubin’ın “Avrupa hükümetlerinin Batı medeniyetini savunması” çağrısının Orbán’ın yıllardır propagandasi olan vizyonuyla birebir örtüştüğünü vurguluyor.
SZ, Washington’un Budapeşte’yi Putin’in etkisinden çekme çabasını ve “Macaristan’a gaz satmaya hazır olma” hesaplamasını aktarıyor. “İdeoloji, güç ve para – işte Trump’a göre dünyanın böyle çalışması gerektiğini” belirten analizde, Orbán’ın Trump’ın kültürel politika müttefiki olarak Batı’daki etkisini güçlendirdiği ve gelecekte ABD enerjisi için ödeme yapabileceği belirtiliyor.
Handelsblatt: Orbanizm Modeli ve AB’ye Dikkat Çağrısı
Ekonomi gazetesi “Handelsblatt” da Rubin’ın Bratislava ve Budapeşte ziyaretlerini değerlendiriyor. Jens Muenchrath’a göre, tur sadece ideolojik olarak değil, özellikle Nisan seçimlerine giren Orbán’ın kampanyasını desteklemek için düzenlendi. Rubin’ın Trump adına Orbán’a “Başarınız bizim başarımızdır” mesajı, “daha büyük bir müdahale” olarak yorumlanıyor.
Muenchrath, “Amerikan perspektifinden Orbanizm, Eski Kıta’yı doğru yola döndürme için başlangıç noktası” diyerek Rubin’ın Budapeşte’de ikili ilişkilerde ‘altın çağ’ vurgusuna dikkat çekiyor. Almanya’daki AfD, Fransa’daki Rassemblement National ve Birleşik Krallık’taki Reform UK partilerinin, MAGA hareketi tarafından Orbanizm’in “takdir edilebilir ulusal idealler” olarak görüldüğünü belirtiyor. Orbanizm’in “hukuk devletini demontaj etme” ve “medya manzarasını standartlaştırma” için bir model olarak değerlendirildiği vurgulanıyor.
AB’nin tehdit altındaki ve ABD baskısı altındaki üyelerinin “asgari birlik” şartını koruması gerektiğini belirten Muenchrath, “ilk adım, bugün Kremlin ve Beyaz Saray adına eşit hevesle hareket eden ‘ana sabotajcıya’ karşı sınırlar koymak olmalı” diyor. Brüksel’in Budapeşte’ye yönelik hukukun üstünlüğüne aykırılık iddiası, fonların dondurulması ve oy hakkı tehlikesi gibi adımların tutarsızlık ve Brexit benzeri bir çalkantının AB’yi sarsma korkusu nedeniyle etkisiz kaldığını belirtiyor.
“Gerçeklik tam tersi: Brüksel, ‘Gerçek tehdit AB’den, Rusya’dan değil’ diyen Orbán gibi üyeleri artık tolere edemez” diyen Muenchrath, Avrupa’nın hukuk devleti ve değerler topluluğu olduğunu, Macaristan’ın her iki direği de yıllardır sistematik olarak ihlal ettiğini vurguluyor. “AB, bir üye devleti hızla çıkarma prosedürü öngörmüyor. Ancak Budapeşte’ye ‘oyun değişti’ mesajı gönderilmesi ve ‘derin siyasi değişim ya da kendi Huxiti (AB çıkışı) seçimi’ sunulması uzun zamandır gerekliydi” diye ekliyor.
Die Welt: Seçim Stratejisi ve Polonya’nın Dışlanması
“Die Welt” gazetesi, Orbán’ın kampanyasının, Rubin’ın ziyaretinin Nisan seçimlerindeki 16 yıllık iktidarını kaybetme riskine karşı “yelken açmasını umduğunu” belirtiyor. Philipp Fritz’e göre, Budapeşte’de “Rubio’nun seçimlerden tam iki ay önce Trump’ın ziyaretini hazırladığı” söylentileri dolaşıyor. Bu durumun Orbán’ı “daha yüksek bir kategorideki bir dünya politikacısı” olarak konumlandırarak anketleri değiştirebileceği ifade ediliyor.
“Rubio’nun tur sırasında Polonya’yı atlaması dikkat çekici” diyen Fritz, Polonya’nın uzun süredir ABD’nin Orta ve Doğu Avrupa’daki tercihli ortağı ve dünyanın en büyük ABD silah alıcısı olduğunu hatırlatıyor. “Ancak AB içinde Moskova’ya karşı en sert tavır sergileyen ve aynı zamanda savunmaya bu kadar isteksiz olmayan başka bir ülke yok” diyerek AB içindeki tutumuna dikkat çekiyor.
Kaynak : Gazeta



