Polonya’da büyükelçi atamaları, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile hükümet arasındaki süregelen anlaşmazlık konusu. Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski’nin 26 Ocak’taki görüşmesinde atamalar ele alındı. Uluslararası Politikadan Sorumlu Büyükelci Başkanı Marcin Przydacz, ilişkilerin normalleşmesinin Dışişleri Bakanlığı’nın anayasa ve geleneklere uygun işbirliğine bağlı olduğunu belirtti. Bakanlık, adayların cumhurbaşkanıyla önceden koordinasyonunu sağlamalıdır. Anlaşmazlık, Washington’daki Bogdan Klich ve İtalya’daki Ryszard Schnepf’in atamaları etrafında yoğunlaştı.
MSZ, Atama Sürecinde İşbirliği Zorunluluğu
Büyükelçi atamaları uzun süredir Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile hükümet arasındaki gerginlik kaynağı. 30 Ocak’ta Dziennik Gazeta Prawnalı gazeteci Marcin Fijołek, Marcin Przydacz ile ilişkilerdeki “normalleşme” hakkında konuştu. Przydacz, “Bu normalleşme bugünden başlayabilir” yanıtını verdi ancak ekledi: “Ancak her şey Dışişleri Bakanlığı’nın tutumuna bağlı. Bakanlık, anayasa ve on yıllardır oluşmuş geleneklere uygun olarak işbirliği mi yapacak, yoksa dayatma mı deneyecek?” MSZ’nin cumhurbaşkanı ile öncelikle adayın kabul edilebilirliğini belirlemesi gerektiğini vurguladı. “Cumhurbaşkanı Nawrocki keyfi olarak adayları bloke etmeyecek, ancak adayın adının önce yurtdışına veya Sejm komisyonuna gönderilip sonra cumhurbaşkanına sunulması kabul edilemez” diyerek Sikorski’nin on yıllık iyi uygulamalardan ayrıldığını belirtti. “Dışişleri Bakanlığı öneride bulunur, ancak son karar devlet başkanındır. Anayasa böyle diyor” diye özetledi.
Przydacz ile TVN24 Gazetecinin Yasal Çatışması
TVN24’ten Patryk Michalski, sosyal medyada Przydacz’ı şikayet etti: “Yasaya göre Dışişleri Bakanı, büyükelçi atanması teklifini sunmadan önce Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nin de temsil edildiği konventten görüş almalı. Nawrocki’nin temsilcisi orada adaylığı değerlendirebilir” diyerek Uluslararası Hizmet Yasası’nın 39. maddesini ekledi. “Sayın bakan, ek danışıklar mı isteniyor? Eğer öyleyse, kimle ve hangi esaslara göre?” diye sordu. Przydacz, “Tüm röportajı okudunuz mu? Her zamanki gibi bir tarafa mı duruyorsunuz” diye karşılık verdi. Michalski, “Basit bir sordum, ‘iyi uygulama’ ve konventte mutabakat beklentinizden sonra yasal temel ve detaylar hakkında net yanıt bekliyorum” diye yazdı. Przydacz, “Tüm gazetecilere, sizin stasyondan olanlara dahi her türlü yanıtı veririm” diye keserek konuşmayı sonlandırdı.
Sikorski: “Uzlaşım Mümkün, Ancak Yasal Temel Zorunlu”
26 Ocak’taki Nawrocki-Sikorski görüşmesinde atamalar ana maddeydi. “Görüşmeler yapıcı ve samimi, ancak Polonya’daki yasadan bahsetmek isterim” diyen Sikorski, cumhurbaşkanının af uygulama, nişan verme ve vatandaşlık verme gibi Başbakan onayı gerektirmeyen yetkilerini hatırlattı. “Büyükelçiler için hem Başbakan’ın onayı hem de Dışişleri Bakanlığı’nın teklifi zorunlu. PiS’in çıkardığı yasada böyle” dedi. Nawrocki’nin Washington’daki Bogdan Klich ve İtalya’daki Ryszard Schnepf’in atanmasına karşı olduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanının önerilerini en üst düzeyde ciddiye alıyorum ancak adlarından bahsetmek istemiyorum” diye ekledi. “Uzlaşma alanı var, ancak yasal temeli zorunlu. Ben teklif sunuyorum ve bakanlık hizmetten Sejm’e karşı sorumlu. Başkası kadroyu belirleyemez” diyerek uzlaşmanın “mesleki diplomatları ayrımcılığa uğratmadan, profesyonellik ve etkinlik ilkelerine saygıyla” yapılmasını şart koştu.
Anayasal ve Yasal Çerçeve
Uluslararası Hizmet Yasası’nın 39. maddesi, Polonya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı, Dışişleri Bakanı’nın teklifi ve Başbakan’ın onayıyla büyükelçileri atama ve görevden alma yetkisine sahip kılar. Bu süreç, teklifin öncelikle Dışişmi Hizmeti Konventi’nin görüşünün alınmasını gerektirir. Tüm mekanizma, Polonya Anayasası’nın 133. maddesinde tanımlanan devlet başkanının yetkileri kapsamındadır.
Kaynak : Gazeta