NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin, ABD’nin olası çıkış tehdidi altında Sojusu korumak için yoğun çaba gösterdiği belirtiliyor. Amerikan diplomasisinin tecrübeli bir ismi, Rutte’nin Trump’ın öfkesini yatıştırmak ve NATO’yu güçlendirmek için “dar bir çıkış yolu” bulmaya çalıştığını vurguluyor. Bu kapsamda, ABD birliklerinin Avrupa’daki konuşlanmasının yeniden düzenlenmesi gibi potansiyel uzlaşma yolları değerlendiriliyor. Polonya ve Romanya’nın, ABD birliklerinin yeni üsleri olarak öne çıkabileceği ifade ediliyor.
Rutte’nin Kriz Yönetimi ve Trump Faktörü
Amerikan diplomasisinin kıdemli isimlerinden Fried, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Sojusu mevcut krizden korumak için elinden geleni yaptığını belirtiyor. Fried, Rutte’nin Washington’daki Reagan Enstitüsü’nde düzenlediği toplantılarda, uzmanlar ve Amerikan elitleriyle bir araya gelerek, “dar bir çıkış yolu” bulmaya çalıştığını aktarıyor. Trump’ın müttefiklere yönelik öfkesini dindirmek ve NATO’nun hayatta kalmasını sağlamak, Rutte’nin öncelikli hedefleri arasında yer alıyor. Fried, Rutte’nin bu konuda “yumuşak bir iniş” için mücadele ettiğini ve bunun mümkün olduğunu düşünüyor.
Trump’ın Tehditleri ve Rutte’nin Stratejisi
Fried, Trump’ın NATO’yu tehdit etmesine rağmen henüz bu tehditleri gerçekleştermediğini vurguluyor. Rutte’nin, Trump’ın tepkilerini göz ardı etmeden, ileriye dönük bir strateji izlediğini belirtiyor. Fried’e göre, Rutte, Trump’ın retoriğine kapılmak yerine, tarihin Trump ile sona ermeyeceğinin bilincinde hareket ediyor.
NATO’nun Güçlenmesi İçin Avrupa’nın Rolü
Fried, Rutte’nin Trump’ın NATO’ya yönelik haklı eleştirilerini ve yetersiz savunma harcamalarını, NATO’nun daha güçlü bir Avrupa sayesinde güçlenmesini sağlayacak bir fırsata dönüştürmeyi amaçladığını ifade ediyor.
ABD Birlikleri İçin Yeni Konumlandırma Önerisi
Fried, Trump’ın öfkesini yatıştırmak için “Wall Street Journal”da ortaya atılan bir önerinin, uzlaşma zemini oluşturabileceğini belirtiyor. Bu öneri, Almanya, İtalya ve İspanya’daki ABD birliklerinin, İran ile yaşanan gerginlik nedeniyle bu ülkelerin tutumundan rahatsız olan Trump’ı memnun etmek amacıyla Polonya ve Romanya gibi ülkelere kaydırılmasını öngörüyor. Fried, Ramstein’dan çekilmenin maliyetli olduğunu ancak Trump’ın taleplerini karşılamak için bu tür bir düzenlemenin değerlendirilebileceğini söylüyor.
Polonya ve Romanya’nın Avantajları
Fried, Trump’ın Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile iyi ilişkileri ve Romanya’nın İran konusunda işbirliğine hazır olması nedeniyle, bu iki ülkenin ABD birlikleri için cazip bir seçenek olabileceğini belirtiyor.
Krizin Kaynakları ve Reagan Kanadı
Fried, NATO’daki mevcut krizin ve Trump’ın öfkesinin, kısmen Hormuz Boğazı’ndaki durumdan kaynaklanan hayal kırıklığına, kısmen de NATO’dan hoşlanmayan ve Avrupa’yı küçümseyen yönetimdeki bazı kişilerin fısıltılarına bağlı olduğunu değerlendiriyor. Ancak, bu etkilerin, ABD’nin NATO Büyükelçisi Matt Whitaker gibi “Reagan kanadı” tarafından bir ölçüde dengelendiğini ekliyor.
Polonya’nın Tutumu ve ABD Varlığı
Polonya Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz, “Rzeczpospolita” gazetesine yaptığı açıklamada, NATO’nun ABD olmadan var olamayacağını vurguladı. Kosiniak-Kamysz, ABD’nin Polonya’daki varlığının artırılması yönündeki çabaların, uzun süredir devam ettiğini ve Orta Doğu’daki durumdan bağımsız olarak bu hedefe ulaşmayı umduklarını belirtti. Trump’ın Sojusu terk etme sözlerine rağmen, bu durumun gerçekleşmeyeceğine inandıklarını ifade etti.
Kaynak : Gazeta



