Polonya’da en geç Kasım ayında Cumhurbaşkanı başkanlığında Anayasa Kurulu kurulacak. Bu kurul yeni bir anayasayı tasarlamakla görevlendirilecek. Ancak PiS içinde anayasaların hangi yönünü benimseyecekleri hakkında hâlâ tartışmalar sürüyor; cumhurbaşkanlığı sistemi mi yoksa kanclerski (parlamento) sistemi mi tercih edilecek.
Yeni Anayasa Geliştirme Planı
Polonya Parlamentosu’nda yapılan yeni anayasa hazırlığı için görevli bir konsey kurulması kararlaştırıldı. Göreceli olarak, birinci birinci olarak yeni anayasanın taslağını hazırlayan iş çağrısı yeniyetmesini, 2025’e kadar en geç Kasım ayında başlayacak.
Bu konseyin üyelerinin en azından hukukçular ve anayasal uzmanlardan oluşması planlanıyor. Konseyin çalışma süresi hâlâ net değil.
Karol Nawrocki’nin Vizyonu
Sejm’de (Polonya Parlamentosu) şehadet töreninde, Karol Nawrocki yeni konseyin bir politik amaç çerçevesinde işleyip, 2030 yılında anayasanın yürürlüğe girmesine hedef yöneliktir.
Mesajı, mevcut hükümet kadrosunun süreyi uzatmadan yeni anayasayı oyu ile doğrulukla teşkil etmeye odaklanmıştı. 2030 için bir hedefleme, gelecekteki seçim devirleri açısından stratejik bir karar olarak aktarıldı.
Parti İçi Çatışma: Başkanlık vs Cumhurbaşkanlığı
PLS (Partiarak Işıklı Sistem) iç değerlendirmeleri dahilinde, Cumhurbaşkanlığı modelini tercih eden bir grup, Karol Nawrocki etrafında toplanmış durumda. Bu grup, başkanı yasameye ilişkin önemli güç oyunlarını birincil makam olarak görmek istediğini ortaya koydu.
Diğer yandan, Mateusz Morawiecki’nin liderliğindeki bir fraksiyon, hükümet başkanının (başbakan) Cumhurbaşkanına göre daha fazla rol oynamasını arzuluyor. Karar hâlâ Jarosław Kaczyński’ye bağlı.
Katılımcılar ve Gremium Kuruluşu
RMF FM ile yapılan görüşmede, Zbigniew Bogucki konseyin başlattığına ve üyelerinin ağırlıklı olarak hukukçular ve anayasal uzmanlardan oluşacağına değindi. Aynı zamanda, alanında deneyimli ve yani profesyonel katkı sunacak kişilerden de oluşması gerektiğini vurguladı.
Şu an için çizelgede sadece dönemini, grup içinde herhangi bir tercihi öngöremiyor. Konseyin katılımcılarının gerçek çoğulculuk ve bu grupta parçalı, sınırlı bir fikir sıkıntısı olmadığını resmi olarak kamuoyuna bildirildi.