Davos’taki ekonomi zirvesi sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’yi övdü ve barış konseyini tanıttı. Nawrocki, Anayasa’nın 133. maddesi nedeniyle resmi katılım garantisi veremedi. Polonya hükümeti, barış konseyine katılmak için “daha fazla analiz” gerekli olduğunu belirtti. Nawrocki, bu durumda Trump’a bağlılığını vurgulayarak Polonya’nın konseye katılmak istediğini iletti.
Trump’ın Davos’ta Barış Konseyi ve Polonya Teşekkürü
Davos, İsviçre’deki ekonomi zirvesi marjında ABD Başkanı Donald Trump, uluslararası bir barış konseyini başlattı. Bu konsey, küresel çatışmaları çözme amacı taşıyor. Trump, konuşmasında önce kendi yönetimine, sonra da törene katılan devlet başkanlarına teşekkür etti. Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’yi ilk sıradan özetledi: “Polonyalı Karol Nawrocki’ye de teşekkür ederim. Harika bir insan. Çok önemli bir seçimi kazandı. Ondan çok gurur duyuyorum,” dedi.
Anayasal Kısıtlama ve Davos Diplomasisi
Bulunmadan önce Nawrocki, Trump ile dış politika, güvenlik ve ekonomi üzerine görüştü. Katılım nedeni resmi olarak açıklamadı: Polonya Anayasası’nın 133. maddesi, uluslararası bir organizasyona katılım için hükümet, parlamento ve cumhurbaşkanının onayını zorunlu kılıyor. Bu durum, Nawrocki’nin Anayasa kısıtlamaları ile yeni ABD yönetimiyle kilit ortağı olma hedefi arasında bir diplomatik slalom oynamasına neden oldu. Resmi imza yerine, Trump’a bağlılığını ve varlığını bir para birimi olarak sundu.
MSZ’nin Diplomatik “Ghosting” Stratejisi
Davos el sıkışmasından önce, Varşova’da bir bürokrasi oyunu yaşandı. Cumhurbaşkanlığı, görünürde anayasal saflığı korumak için Dışişleri Bakanlığı’na (MSZ) barış konseyi hakkında resmi görüş istedi. MSZ Bakanı Radosław Sikorski için bu zor bir durumdu: Olumsuz görüş, Nawrocki’nin hükümeti en önemli müttefikle ilişkileri sabote etmekle suçlamasına yol açabilirdi; olumlu görüş ise cumhurbaşkanına kendi başına Washington diplomasisini şekillendirme izni demekti. Bu nedenle hükümet “diplomatik ghosting” seçti. MSZ, “daha fazla analiz” gerekliliğini belirten genel bir ifade gönderdi. Nawrocki bu durum için eleştirdi: “MSZ bir bölümünün bir müdür yardımcısının görüşü, dünyanın jeopolitiği değişirken yeni bir uluslararası organizasyon oluştuğu için yetersiz… MSZ ve Cumhurbaşkanlığı Ofisi arasındaki işbirliği için tamamen ciddi değil,” dedi.
Barış Konseyi Endişeleri ve Nawrocki’nin Başarısı
MSZ’nin tutumu yalnızca partizan kötülükten kaynaklanmadı. Varşova’da barış konseyinin yapısı endişe yaratıyor: Belarus’un katılımı, Rusya’ya davet ve Trump’a ayrılmış veto hakkı. Hükümet açısından böyle bir gruba katılım riskli olurdu. Ancak Nawrocki, hükümetin engellemelerine rağmen durumdan başarıyla çıktı. Trump’a Polonya’nın katılmakta derin bir ilgi taşıdığını aktardı ve iç düşmanlarla mücadele eden bir lider imajı oluşturdu.
ABD ile Yeni Bir Test
Cumhurbaşkanı, Davos’tan ABD’nin kamuoyu desteğiyle döndü. Bu durum, Donald Tusk hükümetini zor durumda bırakıyor. “Daha fazla analiz” stratejisi yakında tükenecek. Başbakan ve dışişleri bakanı nihayet karar vermek zorunda kalacak: ya Trump’ın koşullarıyla oyuna girilecek ya da Washington ile açık bir çatışma riski alınacak. Oysa Cumhurbaşkanlığı’ndaki “harika insan” yeni jeopolitiğin nabzını tutmaya devam edecek.
Kaynak : GazetaPrawna



