Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Anayasa Mahkemesi (TK) ve Yargı Konseyi (KRS) seçimlerini siyasetten arındıran yasanın vetosunun ardından, yargıda istikrar ve dava süreçlerinin kısalmasını hedefleyen yeni bir tasarı sundu. Tasarı, 2018 sonrası atanan yargıçların statüsüne yönelik eleştirileri engellemeyi, yargıçların mesleki görevi reddedilmesini görevden istifa saymayı ve hatta bu tür davranışlar için ceza yaptırımlarını öngörüyor. Nawrocki, tasarı reddedilirse yargı normalleşmesi için halkoylaması çağrısı yapma tehdidinde bulunuyor.
Vetolanmanın Ardından Tasarı
Cumhurbaşkanı Nawrocki, Anayasa’ya uygun ve siyasi etkiden uzak bir KRS oluşturmayı amaçlayan yasa tasarısını veto etmesinin ardından, yargıya erişim ve dava işlemlerinde gecikmelerin önlenmesi hakkını geri getiren yeni bir tasarı yayımladı. Vetolanmış tasarı, Anayasa’ya uygun yargıç seçimi yapılmasını sağlamayı hedefliyordu. Nawrocki, vetolanmış yasayı “olağanüstü usulle Meclis’ten geçirilen, uylukta yazılmış hukuki çöp” olarak niteleyerek kendi tasarısının yargıda istikrar ve dava süreçlerinin kısalmasına hizmet edeceğini savundu.
Yargıç Statüsüne Koruma
Tasarının 4. maddesi, yargıç ve asesorların Anayasa Mahkemesi kararlarını sorgulayamayacağını veya KRS’nin 5 Mart 2018-13 Mayıs 2026 tarihleri arasındaki kararlarının geçersiz sayılamayacağını明确规定 ediyor. Ayrıca, bu statüyü sorgulayan veya değerlendiren yargıçların veya mahkeme kararlarının hukuki geçersiz olacağı öngörülüyor. Bu durum, yargıç veya asesorun istinaf edilmesi gibi kararları kapsıyor.
Görev Reddi ve Disiplin Cezaları
Yeni tasarı, yargıçların, örneğin “neoyargıç” olarak bilinen üyelerin bulunduğu heyette karar vermeyi kasıtlı olarak reddetmesi durumunda, bu durumun görevden istifa edildiği anlamına geleceğini belirtiyor. Nawrocki ayrıca, Cumhurbaşkanı, KRS, TK veya neoyargıçların statüsünü veya yetkilerini zayıflatmaya yönelik her türlü eylem için disiplin soruşturması kapsamını genişletmeyi öneriyor.
Ceza Yaptırımları ve Cumhurbaşkanı Yetkileri
Tasarıda, Cumhurbaşkanı, TK, KRS veya Devlet Mahkemesi’nin anayasal veya yasal yetkilerini, kararlarını veya eylemlerini sürekli sorgulayan tüm kamu görevlilerini 6 aydan 5 yıla kadar hapisle cezalandıran bir “Cezai Sorumluluk” bölümü yer alıyor. Maddi veya kişisel çıkar elde etme amacıyla bu suç işlendiğinde ceza 1 ila 10 yıl arasında artırılıyor. Nawrocki ayrıca, adalet bakanının yerine, cumhurbaşkanına boş yargıç pozisyonlarının duyurulması ve mahkeme tüzüklerinin belirlenmesi yetkisini devretmeyi hedefliyor.
Nawrocki, “Eğer diyalog önerileri reddedilirse, adalet sistemlerindeki normalleşme için halkoylaması yapma çağrısında bulunacağım” diyerek, vatandaşların karar vereceğini vurguladı.
Kaynak : GazetaPrawna