Polonya Anayasa Mahkemesi (TK), Sejm tarafından Ulusal Yargı Konseyi (KRS) üyelerinin seçimi öncesindeki aday gösterme ve doğrulama prosedürünü değerlendirecek. Duruşma, TK Başkanı Stanisław Piotrowicz’in başkanlığında beş kişilik bir heyet tarafından yürütülecek. KRS üye seçim süreci devam ederken, hükümetin eski usule dönüş planı da gündemde.
KRS Üye Seçim Prosedürüne Anayasa Mahkemesi İncelemesi
Polonya Anayasa Mahkemesi (TK), “Adayların KRS üyeliğine gösterilmesi ve Sejm tarafından KRS üyelerinin seçilmesine ilişkin prosedür” konusunu içeren bir davayı Perşembe günü görüşmeye başlayacak. Duruşmayı, TK Başkanı Stanisław Piotrowicz’in başkanlığında beş kişilik bir heyet yürütecek. Heyette ayrıca TK Başkanvekili Bartłomiej Sochański, hakimler Jakub Stelina ve Rafał Wojciechowski ile TK raportörü Bogdan Święczkowski yer alacak. Duruşmanın başlangıcı saat 11:00 olarak belirlendi.
Sejm’in KRS Üye Seçimi Süreci Devam Ediyor
TK’nin bu incelemesi, Sejm’in yeni dönem KRS üye seçim sürecinin devam ettiği bir zamanda gerçekleşiyor. Sejm Başkanlığı Kancelaryası, Nisan ayının başlarında bu seçimin önümüzdeki 13-15 Mayıs tarihlerinde yapılacak Sejm toplantısında planlandığını duyurdu.
Mevcut Yasal Düzenleme ve Eleştiriler
2017 yılında Birleşik Sağ partisi hükümeti döneminde yürürlüğe giren mevcut düzenlemelere göre, Sejm, Yüksek Mahkeme, genel mahkemeler, idari mahkemeler ve askeri mahkemelerin hakimlerinden oluşan 15 hakim üyenin KRS’ye seçilmesinden sorumludur. Aday gösterme yetkisi, 2 bin vatandaş veya halen görevde olan 25 hakime aittir. Adaylar, KRS seçim prosedürünün başlatıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde Sejm Başkanı’na sunulmalıdır.
Daha önce KRS üyeleri hakimler tarafından seçiliyordu. Bu yeni yöntem, siyasileştirildiği gerekçesiyle eleştiriliyor ve seçilen hakimlerin statüsü sorgulanıyor. Avrupa Mahkemeleri (AGCJ ve AİHM) son yıllarda 2017 sonrası hakim seçim prosedüründeki hatalara dikkat çekmişlerdir. Stanisław Piotrowicz, KRS’yi değiştiren tasarıların ana raportörü ve savunucusuydu.
Hükümetin “B Planı”
Hükümet, KRS üyelerinin hakim çevreleri tarafından seçildiği 2017 öncesi duruma dönmeyi hedefliyor. Ancak bu yöndeki yasa tasarısı Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki tarafından vetoyla reddedildi. Bunun üzerine hükümet, eski yasaya dayalı bir “B Planı” önerdi: Sejm, 20 Nisan’da toplantılarda oylama yoluyla belirleyeceği adayları onaylayacak. Mevcut, siyasileştirilmiş KRS’nin yetkisi 12 Mayıs’ta sona erecek.
KRS’nin Anayasa Mahkemesi’ne Başvurusu
KRS, Şubat ayının sonlarında, PiS hükümeti döneminde yürürlüğe giren ve Sejm tarafından KRS üyelerinin seçilmesine ilişkin düzenlemeleri Anayasa Mahkemesi’ne (TK) şikayet etti. KRS, KRS yasasının hükümlerinin kamu hizmetine eşit şartlarda erişim ilkesi, adil ve şeffaf yargılanma hakkı ve yetkilerin dengelenmesi ilkesiyle uyumsuz olduğunu savundu.
Şikayetin Temel Unsurları
Şikayette, Sejm Başkanı’nın aday gösterildikten sonraki 3 gün içinde, adayı destekleyenlerin hakim statüsünü doğrulamak için Adalet Bakanı’na başvurması gerektiği hükmü de yer alıyor. Başvuruda, Adalet Bakanı’nın “kimin hakim, kimin olmadığına karar verme yetkisine sahip olmadığı” vurgulandı.
Ayrıca, Sejm Başkanı’nın KRS adaylığı başvurusunu reddetmesi durumunda, adayın mahkemede karara itiraz etme hakkının fiilen olmadığı belirtildi. KRS, yasanın öngördüğü sürecin “tarafların argümanlarını sunmasına ve mahkemenin ihtilaflı hususları açıklığa kavuşturmasına olanak tanımadığı” görüşünü savundu. Bu nedenle, KRS, bu şekilde şekillenen sürecin Anayasa’da belirlenen adil yargılama standartlarına uygun olmadığını düşünüyor.
Kaynak : Gazeta