Polonya, 13 Nisan’da Katyn Katliamı’nda hayatını kaybeden yaklaşık 22 bin Polonyalı subay, polis, memur, entelektüel ve din adamını anıyor. Varşova’daki Katyn Müzesi’ndeki törende konuşan Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Katyn’in Polonya’ya yönelik “planlı ve sistematik” bir suç olduğunu vurguladı. Nawrocki, Katyn’in aynı zamanda komünist rejiminin temellerini atan bir yalanın sembolü olduğunu ve günümüzde de Rusya’nın tehdit oluşturmaya devam ettiğini belirtti.
Katyn, Polonya’nın Hafızasındaki Derin Yara
Polonya’da 13 Nisan, Katyn Katliamı’nın anma günü olarak kutlanıyor. Varşova’daki Katyn Müzesi’nde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Katyn’in “22 bin Polonyalıya karşı işlenen korkunç bir suç” olduğunu ifade etti. Nawrocki, bu suçu işleyenlerin Polonya’yı “hafıza haritasından silmek” istediğini vurguladı. Cumhurbaşkanı, Katyn’in Polonya’nın nesiller zincirini kırmak amacıyla işlenmiş bir suç olduğunu ve kurbanların ülkenin geleceğini inşa edebilecek entelektüel ve elit kesimlerden oluştuğunu belirtti. Nawrocki konuşmasının başında Zbigniew Herbert’ten yaptığı alıntıyla, Katyn’den çıkarılan düğmeler, tespihler ve kişisel eşyaların “sessizleşmiş koroların güçlü sesi” olduğunu dile getirdi.
Katyn, Komünist Yalanın Temeliydi
Cumhurbaşkanı Nawrocki, Katyn’in sadece bir katliam değil, aynı zamanda uzun yıllar boyunca örtbas edilen bir yalanın da sembolü olduğunu vurguladı. Polonya Halk Cumhuriyeti döneminde, Katyn katliamının sorumluluğunun Almanlara atfedildiği ve gerçeğin sansürlendiği bir dönem yaşandığını hatırlattı. Nawrocki, Katyn’in “Sovyet propagandasının bir sembolü” olduğunu ve Katyn katliamından kurtulan Rahip Zdzisław Peszkowski’nin de Katyn’in açıklığa kavuşturulması gerektiğini çünkü “korkunç bir yalan” olduğunu söylediğini aktardı. Nawrocki, bu yalanın “1945 sonrası komünist Polonya’nın, sömürgeci Polonya’nın temeli” olduğunu ekledi.
II. Dünya Savaşı Sonrası Orta ve Doğu Avrupa’nın Bedeli
Cumhurbaşkanı Nawrocki, II. Dünya Savaşı sonrası Orta ve Doğu Avrupa’nın yaşadığı deneyimlere de değindi. 1945 sonrası Batı Avrupa’nın gelişimi için Polonya, Litvanya, Estonya, Romanya ve eski Yugoslavya ülkelerinin bedel ödediğini belirtti. Nawrocki, “Yalanlar içinde, esaret altında yaşamak zorunda kaldığımız için bedel ödedik” dedi. Savaş sonrası düzenin bir bedeli olduğunu ve bu bedeli Sovyetler Birliği’nin nüfuz alanında bulunan ulusların ödediğini vurguladı.
Rusya ve Güncel Tehdit
Cumhurbaşkanı Nawrocki, yabancı büyükelçilerin ve temsilcilerin huzurunda, “doğu komşularımızın Sovyet ruhu”ndan bahsetti ve Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin Rusya’nın işleyiş mekanizmalarını iyi bildiğini, çünkü bunu 1939’dan önce Katyn’de ve savaş sonrası dönemde deneyimlediklerini ifade etti. Nawrocki, “Rusya Federasyonu özgür dünya için bir tehdit oluşturuyor ve Vladimir Putin, topraklarımızda Sovyetler Birliği’nin faaliyetlerini tekrarlıyor” dedi. Aynı zamanda, demokratik değerlere sahip çağdaş dünyanın, Avrupa’nın bu bölgesindeki ülkelerin perspektifi olmadan anlaşılamayacağını vurguladı.
Anma Törenleri ve Ruhani Mesajlar
Katyn Katliamı’nın Anma Günü, 2007 yılında Polonya Sejm tarafından ilan edildi. Bu gün, 5 Mart 1940 tarihli Sovyet yetkililerinin kararıyla NKVD tarafından öldürülen yaklaşık 22 bin Polonya Ordusu subayı, polis memuru, memur, ormancı, din adamı ve entelektüelin anısını yaşatıyor. Sovyetler Birliği yetkilileri, bu suçun sorumluluğunu ilk olarak 13 Nisan 1990 tarihinde kabul etti. Akşam saatlerinde anma törenleri Varşova’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde devam etti. Binanın cephesine “Katyn” yazısı ve Zbigniew Herbert’in “Katyn, sessizleşmiş koroların güçlü sesi” sözleri yansıtıldı. Varşova Metropoliti Başpiskopos Adrian Galbas, Starych Powązk’daki St. Karol Boromeusz Kilisesi’nde düzenlenen cenaze töreninde, hafızanın canlılar için gerekli olduğunu, çünkü kimliklerini anlamalarına ve geleceği inşa etmelerine yardımcı olduğunu söyledi. Galbas, “Ölenlere hafıza bir şey katmaz, ancak yaşayanlar için gereklidir. Hafızasız insan kim olduğunu ve nereye gittiğini bilmez” dedi. Güncel çatışmalara, özellikle de Ukrayna’daki savaşa değinen Galbas, barış için dua çağrısında bulundu ve “barış insanın kalbinde başlar” diye ekledi.
Kaynak : Gazeta