Polonya Parlamentosu (Sejm), Çevre ve İklim Bakanı Anna Hennig-Kloski hakkında Konfederacja ve PiS partilerinin imzasını taşıyan güvensizlik önergesini 28-30 Nisan tarihlerinde yapılacak oturumda görüşecek. Sol Parti, hükümetin bir ortağı olarak bakanlarını savunma konusunda kararlı olduğunu belirtirken, programdaki olası usulsüzlüklerin soruşturulması gerektiğini vurguladı. Önergede, bakanın AB iklim politikalarının Polonya üzerindeki etkilerini azaltma konusunda yetersizliği, “Czyste Powietrze” programındaki karmaşa ve enerji sektöründeki hazırlıksızlıklar ele alınıyor.
Güvensizlik Önergesi Sejm Gündemine Alındı
Mart ayı sonunda Sejm’e sunulan ve yaklaşık 100 milletvekilinin imzasını taşıyan güvensizlik önergesi, Çevre ve İklim Bakanı Anna Hennig-Kloski’nin görevden alınmasını talep ediyor. Sejm Başkanı Czarzasty, önergenin programda 30 Nisan Perşembe günü görüşüleceğini açıkladı.
Sol Parti Bakanlarını Savunuyor
Yeni Sol Parti Başkanı, Hennig-Kloski hakkındaki güvensizlik önergesiyle ilgili sorulara yanıt verirken, partilerinin hükümetin bir ortağı olarak bakanlarını savunmak zorunda olmadığını, zaten Lewica’nın hükümette yer alması nedeniyle bakanları desteklediklerini belirtti.
“Czyste Powietrze” Programında Usulsüzlük İddiaları
Sejm Başkanı Czarzasty, “Czyste Powietrze” programıyla ilgili ortaya atılan iddialara da değinerek, herhangi bir şüphe durumunda savcılık ve mahkemelerin harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Sorumlu kişilerin gerekli cezayı alması gerektiğini de ekledi.
Konfederacja’nın Beklenmedik Etkisi
Wyborcza.pl’de yayınlanan bir yorumda, Konfederacja’nın sunduğu güvensizlik önergesinin koalisyon hükümetinde beklenmedik bir karmaşaya yol açtığı ve Polska 2050 partisinin bu durumdan olumsuz etkilendiği belirtildi.
Güvensizlik Önergesinin Gerekçeleri
Önergede, Bakan Hennig-Kloski’ye, AB iklim politikalarının Polonya üzerindeki olumsuz etkilerini azaltma konusunda yetersiz kalması, “Czyste Powietrze” programındaki karmaşa, enerji sektörünün ve özellikle pellet tedarikinin hazırlanmasında yaşanan aksaklıklar ve yenilenebilir enerji kaynaklarına aşırı bağımlılık yoluyla devletin “sabotajı” gibi suçlamalar yöneltiliyor.
Kaynak : Gazeta