Site icon Polonya Haber

Polonya’da Dil Şartı Olmayan Doktorlar Hastalara Bakıyordu: Yeni Düzenleme ile B1 Seviyesi Zorunlu Hale Geliyor

polonya da dil sarti olmayan doktorlar hastalara bakiyordu yeni duzenleme ile b1 seviyesi zorunlu hale geliyor 66229

Polonya’da uzun yıllar boyunca dil yeterliliği kontrol edilmeden görev yapan doktorlar, 1 Mayıs 2026 tarihinden itibaren en az B1 seviyesinde Lehçe bilmek zorunda kalacak. Aksi takdirde, meslek icra etme haklarını kaybedebilirler. Tıp Odası, hasta güvenliği açısından B1 seviyesinin yetersiz olduğunu ve en az B2, hatta ideal olarak C1 seviyesinin gerekli olduğunu vurguluyor. Pandemi ve Ukrayna’daki savaş nedeniyle oluşan personel ihtiyacı sebebiyle uygulanan istisnai prosedür, artık daha sıkı kurallara bağlanıyor.

### Dil Bilgisi Olmadan Hasta Tedavisi

Yıllardır Polonya’da dil yeterliliği kontrol edilmeden görev yapan doktorlar olduğu belirtiliyor. *Naczelna Izba Lekarska* (Ulusal Tıp Odası) sözcüsü Jakub Kosikowski, “Yıllarca doktorlar dil yeterliliği kontrol edilmeden çalışabildi. Hatta, gerçekten doktor olup olmadıkları bile kontrol edilmiyordu” ifadelerini kullandı. Mevcut durumda B1 sertifikası yeterli görülse de, asıl endişenin hasta güvenliği, hastanelerin sorumluluğu ve devletin belirlediği standartlar olduğu vurgulanıyor.

### B1 Seviyesi Yeterli mi?

1 Mayıs 2026 tarihinden itibaren, daha önce basitleştirilmiş bir prosedürle meslek icra etme hakkı elde eden doktorlar ve diş hekimleri, Lehçe dilini en az B1 seviyesinde bildiklerini gösteren bir belge sunmak zorunda kalacak. Sağlık Bakanlığı, belgenin sunulmaması halinde meslek icra etme hakkının kaybedilebileceğini belirtiyor. 24 Ekim 2024 tarihinden sonra başvuran doktorların ise, başvuru sırasında belge sunmaları gerekiyor.

### Tartışmalı Belgeler ve Seviye Belirlemesi

Ulusal Tıp Odası, B1 seviyesinin yeterli olmadığını, en az B2 seviyesinin, hatta ideal olarak C1 seviyesinin gerekli olduğunu savunuyor. Kosikowski, “B1 seviyesi turistik bir seviyedir. Uzmanlık gerektiren tıbbi terminolojiyle iletişim kurmak için yeterli değildir” şeklinde konuştu.

### Pandemi ve Ukrayna Krizinin Etkisi

Basitleştirilmiş prosedür, pandemi ve Ukrayna’daki savaşın ardından ortaya çıkan personel ihtiyacı nedeniyle uygulanmaya konulmuştu. Devlet ve hastaneler, hızlı ve etkili bir şekilde personel sağlamak zorundaydı. Ancak bu hızlı süreç beraberinde bazı riskleri de getirmişti. Ulusal Tıp Odası, olağanüstü durumların yıllarca devam etmemesi gerektiğini uzun süredir vurguluyordu.

### Sahte Diplomalar ve Denetim Eksikliği

Dil yeterliliği tartışmalarının yanı sıra, doktorların sunduğu belgelerin doğruluğu da gündeme geliyor. Kosikowski, bazı durumlarda sahte diplomalarla başvuru yapıldığını belirtiyor. Sağlık Bakanlığı’nın bu belgeleri doğrulama konusunda yetersiz kaldığı ve kimin tedavi yapmaya yetkili olduğunu kontrol etmediği eleştirileri yapılıyor. Hatta, bazı durumlarda Ukraynalı doktorların bile gerçek doktor olup olmadığının teyit edilemediği belirtiliyor.

### Sınav Başarı Oranı ve Resmi Prosedürler

Kosikowski, AB dışından gelen doktorların normal prosedürle meslek icra edebilmeleri için diplomalarını denkleştirmeleri veya *Lekarski Egzamin Weryfikacyjny* (Tıp Doğrulama Sınavı) adı verilen sınavı geçmeleri gerektiğini hatırlatıyor. Bu sınavın zorluğu nedeniyle başarı oranının yılda %10’un altında olduğu belirtiliyor. Basitleştirilmiş prosedürün, dil ve tıbbi bilgi kontrolünü esnettiği vurgulanıyor.

### Hasta Hakları ve Yasal Sorumluluk

Yetersiz dil bilgisi nedeniyle hasta haklarının ihlal edildiği ve davalar açıldığı belirtiliyor. Kosikowski, bazı vakalarda hastaların yanlış teşhis edildiği, tehlikeli durumlarda eve gönderildiği veya acil serviste uzun süre bekletildiği olayların yaşandığını ifade ediyor. Bu tür olaylarda, doktorun yanı sıra sistemin ve hastanenin de sorumluluğu bulunduğu belirtiliyor.

### Siyasi Baskılar ve Çözüm Arayışları

B1 seviyesinin yetersiz olduğu yönündeki eleştirilere rağmen, devletin daha yüksek bir seviye belirlemekten kaçındığı iddia ediliyor. Özel hastaneler ve ilçe hastanelerinin, personel ihtiyacını karşılamak için daha düşük bir seviyenin korunmasını istediği belirtiliyor. Bu durum, hasta güvenliği ile personel ihtiyacı arasındaki çelişkiyi gözler önüne seriyor.

Kaynak : GazetaPrawna

Exit mobile version