Polonya Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan bir komisyon, 2015-2023 yılları arasında aktivistlere ve gazetecilere yönelik sistematik bir baskı uygulandığını belirledi. Komisyonun hazırladığı 500 sayfayı aşan rapor, SLAPP davaları (kamu yararına yapılan eleştirilere karşı açılan davalar) ve diğer taciz yöntemlerini detaylandırıyor. Komisyon Başkanı Sylwia Gregorczyk-Abram, bu dönemin “Davut ile Golyat” mücadelesi olduğunu vurguladı ve devletin güvenlik garantörü olmaktan çıkıp tehdit kaynağı haline geldiğini ifade etti.
Devlet Baskısı Sistemi Belgelendi
Polonya Adalet Bakanlığı’na bağlı komisyon, 2015-2023 yılları arasında devletin, aktivistler ve gazeteciler üzerinde baskı kurmak için tutarlı bir sistem oluşturduğunu ve bu sistemi uyguladığını tespit etti. Komisyon Başkanı avukat Sylwia Gregorczyk-Abram, söz konusu sistemin özellikle aktivistlere ve gazetecilere yönelik kullanıldığını belirtti.
Raporun İçeriği ve SLAPP Davaları
Komisyon tarafından hazırlanan ve Pazartesi günü Adalet Bakanlığı’nda sunulan ikinci “kısmi rapor”, 500 sayfadan oluşuyor. Raporda, SLAPP davaları ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik diğer taciz biçimleri ayrıntılı olarak inceleniyor. Raporun tamamı aynı gün bakanlığın internet sitesinde yayınlandı.
Adalet Bakanı Żurek’in Açıklamaları
Adalet Bakanı Waldemar Żurek, yaptığı basın açıklamasında SLAPP davalarının, mevcut yasal kurumların kötüye kullanılması ve özellikle davalar veya savcıların eylemleri yoluyla “hayali ancak çok acı verici” suçlamaların yöneltilmesi anlamına geldiğini vurguladı. Żurek, bu tür davaların amacının delil olmasa bile bir kişiyi yok etmek olduğunu, yasal yollarla taciz ederek hayatını zorlaştırmak olduğunu belirtti.
Komisyonun Bulguları: Davut ve Golyat Mücadelesi
Komisyon Başkanı Gregorczyk-Abram, 2015-2023 yıllarının “gerçekten Davut ile Golyat mücadelesi” olduğunu ifade etti. Davut’un, devleti eleştiren cesur aktivistler ve aktivistlerden oluştuğunu, buna karşılık devletin ise cezai, hukuki, idari ve denetim düzeylerinde tüm baskı araçlarını kullandığını kaydetti.
Amaç: Tartışmayı Engellemek ve Korku Yaratmak
Gregorczyk-Abram, bu tür davaların amacının olayın aydınlatılması değil, kamuoyunda tartışmaya katılan, devleti eleştiren ve devleti rahatsız eden vatandaşı korkutmak olduğunu vurguladı. Bu tür eylemlerin, vatandaşın kamu hayatına aktif katılımı yerine, savunmaya zaman, enerji ve para harcamasına neden olmayı amaçladığını belirtti.
Medya ve Gazetecilere Yönelik Baskılar
Komisyon Başkanı, raporun ayrıca belirli yayın organlarına ve medyaya yönelik baskıları, özellikle SLAPP davalarıyla karşı karşıya kalan ve yerel gazeteciler de dahil olmak üzere bireysel gazetecilere yönelik baskıları içerdiğini açıkladı.
Rekomendasyonlar ve Yasal Değişiklikler
Raporda, LGBTQ+ topluluğu için çalışan aktivistlere yönelik baskılar, okullarda “gökkuşağı günleri” gibi eşitlik konularındaki faaliyetleri nedeniyle destek olan öğretmenlere yönelik baskılar, bağımsız yargıçlara ve savcılara yönelik kurumsal mücadeleler ve Polonya kültür dünyasına yönelik baskılar gibi konular da ele alındı. Komisyon, daha iyi bir hukuk devleti sağlamak için bir dizi öneri sundu ve bazı önerilerin zaten uygulamaya konulduğunu belirtti.
Üç Aşamalı Öneri Paketi
Komisyon üyesi Mikołaj Małecki, önerilerin üç ana gruba ayrıldığını açıkladı: SLAPP davalarına karşı devletin nasıl tepki vermesi gerektiği, özgürlük ve vatandaşlık haklarını koruyan kurumların anayasal özelliklerinin yeniden sağlanması (örneğin, Anayasa Mahkemesi’nin yeniden etkinleştirilmesi) ve karalama yasalarına, kamu görevlileri hakkında doğru ve tarafsız bilgi yayınlandığında karalamanın söz konusu olmadığına dair bir hüküm eklenmesi.
Kaynak : GazetaPrawna