Polonya’daki Varşova Bölge Mahkemesi, davaların rastgele dağıtımını sağlayan Sistem Losowy Przydział Spraw (SLPS) sisteminin şeffaflığı ve doğruluğu hakkında Avrupa Adalet Divanı’ndan (TSUE) ön karar talep etti. Olay, bir hakimin, sistem aracılığıyla kendisine atanan davalardan sonra, gerekçesiz bir şekilde 100 davadan el çekmesi ve bu davaların başka bir hakime atanmasıyla ilgili. TSUE danışmanı, hakimin görevden alınmasının AB hukukuyla uyumsuz olduğuna hükmetti.
SLPS Sistemi ve Hakim Ataması Sorunu
Varşova Bölge Mahkemesi, davaların rastgele dağıtımını sağlamak amacıyla kullanılan Sistem Losowy Przydział Spraw (SLPS) sisteminin işleyişiyle ilgili olarak Avrupa Adalet Divanı’na (TSUE) ön danışma talebinde bulundu. Mahkeme, sistemin şeffaflığı ve doğruluğu konusunda açıklama talep etti.
Hakimin Gerekçesiz Görevden Alınması
Olay, 2024 yılında SLPS aracılığıyla bir hakime rastgele iki dava atanmasıyla başladı. Daha sonra aynı hakim, aynı mahkemenin başka bir bölümüne nakledildi. Ardından, Bölge Mahkemesi Koleji, hakimi, herhangi bir gerekçe göstermeden, daha önce kendisine atanan 100 davadan (bunlar arasında başlangıçta atanan iki temyiz davası da bulunuyordu) el çekmeye zorladı. Bu karar, hakimin kendi talebi üzerine alındı ancak kararda herhangi bir gerekçe belirtilmedi.
Davalarda Yeniden Dağıtım ve İtiraz
Söz konusu davalar, bölüm başkanı tarafından SLPS sistemine geri gönderildi ve yeniden dağıtıldı. Bu dağıtımda, 56 dava tek bir hakime, diğer hakimler ise çok az veya hiç dava alamadı. Hakimin, iş yükünün dengesiz dağıtılması gerekçesiyle yaptığı itiraz reddedildi.
Hakimin Bağımsızlığı ve Şeffaflık Endişeleri
Hakim, SLPS sistemi aracılığıyla kendisine dava atanmasının, sürecin doğruluğu ve şeffaflığı konusunda şüphe uyandırdığı takdirde, mahkemenin AB hukuku anlamında bağımsız, tarafsız ve yasal olarak kurulmuş olup olmadığını sorguladı. Özellikle, önceki hakimin keyfi olarak görevden alınması ve yerine, yürütme organı (Adalet Bakanlığı) tarafından oluşturulan bir sistemin seçtiği yeni bir hakimin atanmasının altını çizdi. SLPS algoritmasının şeffaf olmadığı, sistemin iş yükünün dengesiz dağılmasına yol açabileceği, manipülasyon ve hatalı atama riskleri taşıdığı ve atama kararlarına itiraz için etkili bir mekanizma bulunmadığına dikkat çekti.
TSUE Danışmanının Değerlendirmesi: Gerekçesiz Görevden Alma AB Hukukuna Aykırı
TSUE danışmanı, Perşembe günü yaptığı açıklamada, hakimin gerekçesiz olarak görevden alınmasının AB hukukuyla uyumsuz olduğuna hükmetti. Danışmana göre, böyle bir kararın verilmesi için kriterlerin olmaması ve gerekçe gösterme zorunluluğunun bulunmaması, keyfiliğe ve davaların dağıtımına yönelik yasal olmayan müdahaleye yol açabilir. Hakimin karara rıza göstermesi, üstlerinden gelen baskılar, beklentiler veya anlaşmalar nedeniyle olabileceği için bu durumun önemi yok.
SLPS’nin Kullanımı ve Şeffaflık Gerekliliği
Danışman, SLPS sisteminin kullanılmasının başlı başına bir sorun teşkil etmediğini, ancak sistemin şeffaf, objektif ve önceden belirlenmiş kurallara dayanması gerektiğini belirtti. SLPS’nin kaynak kodunun yayınlanmaması, bir usulsüzlük olup olmadığını belirlemek için yeterli bir garanti sağlamaz; algoritmanın ve çekiliş raporlarının yayınlanması sistemin şeffaflığı için yeterlidir. Adalet Bakanı’nın sistemin oluşturulmasındaki rolü ve atama kurallarının belirlenmesi, organizasyonel bir nitelik taşıyor ve atama sürecine müdahale endişesi yaratmıyor.
Dava Atamasının Doğruluğunun Kontrolü
Son olarak, danışman, AB hukukunun bir davanın bir hakime atanmasının doğruluğunun mutlaka hakimin talebi üzerine kontrol edilmesini gerektirmediğini belirtti. Ancak, bu kontrolün, tarafların talebi üzerine veya ciddi şüpheler halinde re’sen başlatılabilmesi gerektiği ifade edildi.
TSUE danışmanlarının görüşleri, mahkemenin kararlarını yönlendiren öneriler niteliğindedir. Hakimler genellikle danışmanların görüşlerini destekler, ancak bu durum bağlayıcı değildir.
Kaynak : Gazeta