Polonya’da 21 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe girecek olan Toplu Su Temini ve Atık Su Tahliyesi Yasası’ndaki değişiklikler, Avrupa Birliği’nin insan tüketimine yönelik su kalitesi direktifini uygulamaya koyuyor. Bu kapsamlı düzenleme, belediyelere, su şirketlerine ve bina sahiplerine yeni yükümlülükler getirerek içme suyuna erişimi olmayan kişilerin tespitini ve desteklenmesini zorunlu kılıyor. Yasa, aynı zamanda su kalitesi izleme ve risk değerlendirme standartlarını yükseltirken, vatandaşların şebeke suyuna güvenini artırmayı ve şişelenmiş su tüketimini azaltmayı hedefliyor.
21 Mayıs 2026 tarihinde, Toplu Su Temini ve Atık Su Tahliyesi Yasası’nda yapılan değişiklikler yürürlüğe girecek. Bu değişiklikler, insan tüketimine yönelik su kalitesine ilişkin Avrupa Birliği direktifini uygulamaya koyarak belediyelere, su şirketlerine ve bina sahiplerine yeni yükümlülükler getiriyor. Yerel yönetimler, diğer sorumluluklarının yanı sıra, içme suyuna erişimi olmayan kişileri tespit etmek ve onlara temel su hizmetlerinden yararlanma imkanı sağlamak için tedbirler almak zorunda kalacak.
Polonya’nın AB direktifini 12 Ocak 2023 tarihine kadar yürürlüğe koyması gerekiyordu. Ancak yasama süreci üç yıldan fazla sürdü. Hatta 2025 sonbaharında yasa, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki tarafından veto edildi. Nawrocki, önerilen düzenlemelerin su tedarik pazarında aşırı düzenlemeye yol açacağını ve idari yükleri artıracağını savunmuştu.
Yeni düzenlemeler, nihayetinde Sivil Koalisyon parlamenterleri tarafından hazırlanan bir milletvekili tasarısı şeklinde Sejm’e geri döndü. Bu yasama yolu, uzun süren hükümet istişarelerinin bir kısmını atlamayı ve yasanın işleme alınmasını hızlandırmayı sağladı. Belge, Resmi Gazete’de yayımlandı ve 21 Mayıs’ta yürürlüğe girecek.
Su Kalite Kontrolü ve Tedarikçilerin Yeni Yükümlülükleri
Yasa değişikliği, su ve kanalizasyon işletmelerinin yükümlülüklerini önemli ölçüde genişletiyor. Su tedarikçileri, tüketim amaçlı su kalitesini düzenli olarak izlemek ve su sistemlerinin işleyişiyle ilgili detaylı risk değerlendirmeleri yapmakla yükümlü olacaklar.
Yeni düzenlemeler, tehditlerin hem su çekme aşamasında hem de dağıtım sisteminin tamamında analiz edilmesini zorunlu kılıyor. Bu, özellikle tüketicilerin güvenliğini etkileyebilecek potansiyel biyolojik, kimyasal ve altyapısal kirliliklerin değerlendirilmesini içeriyor.
Devlet Sıhhi Denetim Kurumu (Państwowa Inspekcja Sanitarna – Sanepid) yetkileri de genişletildi. Sanepid, içme suyu kalitesi üzerinde daha geniş bir denetim yetkisine sahip olacak ve düzenlemeler, kontrol prosedürlerini ve tespit edilen usulsüzlüklere yanıt verme yöntemlerini daha detaylı bir şekilde belirleyecek.
Wody Polskie kurumu ve su yönetimi işlerinden sorumlu bakan da önemli bir rol üstlenecek. Bu kurumlar, su sistemlerindeki su kayıplarının değerlendirilmesinden ve kaynak israfını azaltmaya yönelik planların hazırlanmasından sorumlu olacak.
Sektör verilerine göre, Polonya su şebekelerinin bir kısmı hala yüksek iletim kaybı oranlarına sahip. Bazı şehirlerde şebekedeki su kaybı, altyapıya pompalanan toplam hacmin yüzde on beşini aşıyor.
Bina Sahiplerine Yeni Maliyetler
Değişiklikler, apartman yönetimleri, kooperatifler ve mülk sahiplerini de kapsayacak. Yasa, onlara iç su tesisatlarıyla ilgili risk değerlendirmesi yapma yükümlülüğü getiriyor.
Uygulamada bu, tesisatların durumunu, su iletiminde kullanılan malzemelerin kalitesini ve sakinlerin sağlığına yönelik potansiyel tehditleri kontrol etme gerekliliğini ifade ediyor. Özellikle su parametrelerini bozabilecek unsurlar içeren eski tesisatlara dikkat edilmesi gerekiyor.
Yasa değişikliği, su arıtma ve dağıtımında kullanılan malzemelerin değerlendirilmesi ve onaylanması prensiplerini de düzenliyor. Bu, güvenlik standartlarına uymayan ürünlerin kullanımını sınırlamayı amaçlıyor.
Bazı mülk yöneticileri için yeni düzenlemeler, teknik uzmanlık raporları, tesisat kontrolleri ve iç şebekelerin olası modernizasyonlarıyla ilgili ek harcamalar anlamına gelebilir.
Dışlanmış Sakinler İçin Suya Erişim
Yasanın en çok yorumlanan unsurlarından biri, içme suyuna erişimi olmayan veya erişimi sınırlı olan kişilere yönelik yeni belediye yükümlülükleri.
Yerel yönetimler, bu tür sakin gruplarını tespit etmek ve onlara tüketim amaçlı sudan yararlanma imkanı sağlayan tedbirler almak zorunda kalacak. Bu durum, yoksul kişiler, evsizler, altyapısal olarak dışlanmış bölgelerde yaşayanlar veya su şebekesine erişimi olmayan binalarda yaşayan insanları kapsıyor.
Polonya Su İşletmeleri Ticaret Odası Başkanı Paweł Sikorski, bu çözümlerin uygulanmasının yerel yönetimler için büyük bir organizasyonel zorluk olacağını değerlendirdi. Ancak, sosyal yardım merkezlerinin ve belediyelerin, desteğe ihtiyaç duyan sakinler hakkında kısmi bilgiye zaten sahip olduğuna dikkat çekti.
Uygulamada, yerel yönetimler, su işletmeleri ve sosyal yardım kurumları arasındaki işbirliği kilit rol oynayacak. Su yoksulluğu olarak adlandırılan durumdan etkilenen kişiler için destek sisteminin organize edilmesinde ana rolü belediyeler üstlenecek.
Halka Açık Su Alma Noktaları ve İçme Çeşmeleri
Yasa değişikliği, halka açık su alma noktalarının oluşturulması imkanını da öngörüyor. Bunlar hem belediyeler hem de su ve kanalizasyon işletmeleri tarafından düzenlenebilir.
Avrupa Birliği’nin birçok ülkesinde zaten şehir çeşmeleri ve genel erişime açık ücretsiz içme suyu noktaları bulunuyor. Bu tür çözümler özellikle şehir merkezlerinde, parklarda, istasyonlarda ve rekreasyon alanlarında popüler.
Polonya’da düzenlemeler, her belediyede doğrudan içme çeşmeleri kurulması yükümlülüğü getirmiyor, ancak bu tür altyapıların geliştirilmesi için yasal zemin oluşturuyor. Yasa etrafındaki tartışmalarda bu çözümlerin finansmanı konusu da gündeme geldi.
Paweł Sikorski, bazı ülkelerde kısmen su tarifelerinden finanse edilen özel sosyal fonların işlediğine işaret etti. En yoksul kişilerin su faturalarını ödemelerini sağlayan sosyal kuponlar da yaygın olarak görülüyor.
Ancak, su sektörü temsilcileri, yeni çözümlerin olası maliyetlerinin, su sistemlerini faturalar aracılığıyla sürdüren bireysel tüketicilere aşırı yük getirmemesi gerektiğini vurguluyor.
Su Bilgisine Sınırlı Erişimin Sonu
Yeni düzenlemeler, su işletmelerinin bilgilendirme yükümlülüklerini de genişletiyor. Tüketiciler, su kalitesi, fiyatları ve tüketim seviyelerine ilişkin daha detaylı veriler alacaklar.
Tüketiciler, su kalite test sonuçlarına ve sağlanan içme suyunun parametrelerine daha kolay erişim sağlayacak. Değişikliklerin amacı, su işletmelerinin şeffaflığını artırmak ve altyapı durumu üzerinde daha fazla sosyal kontrol sağlamaktır.
Polonya’nın uygulamaya koyduğu AB direktifi, aynı zamanda vatandaşların musluk suyuna olan güvenini artırmayı hedefliyor. Avrupa Komisyonu’na göre, bilgi kalitesinin iyileştirilmesi ve halka açık su alma noktalarının geliştirilmesi, şişelenmiş su tüketimini ve plastik atık miktarını azaltacak.
Kaynak : GazetaPrawna