Polonya da medeni birliktelik tasarisi meclis te bakan kotula cumhurbaskani ekibinin tutarsizligini elestirdi 40552

Polonya’da Medeni Birliktelik Tasarısı Meclis’te: Bakan Kotula, Cumhurbaşkanı Ekibinin Tutarsızlığını Eleştirdi

Polonya Eşitlikten Sorumlu Devlet Sekreteri Katarzyna Kotula, “en yakın kişi statüsü”nü düzenleyen yasa tasarısının 12 Şubat’ta Sejm’de görüşüleceğini açıkladı. Tasarının evlilik statüsünü değiştirmeden vatandaşların hayatını kolaylaştıran muhafazakar bir metin olduğunu savunan Kotula, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin ekibindeki tutarsız açıklamaları ve potansiyel vetoyu sert bir dille eleştirdi. Bakan, eşitlik politikaları için ayrılan bütçenin yetersizliğine ve veri eksikliğine dikkat çekerken, sol partinin 2027 seçimleri için çalışanlara ve küçük şehirlere yönelik yeni bir strateji geliştirdiğini vurguladı.

Tasarının İçeriği ve Meclis Süreci

Polonya Eşitlikten Sorumlu Devlet Sekreteri Katarzyna Kotula, “en yakın kişi statüsü”ne ilişkin yasa tasarısının 12 Şubat’ta, Sejm’de ilk okuması yapılmak üzere görüşüleceğini belirtti. Kotula, Bakan Zbigniew Bogucki ile birkaç kez görüştüğünü ancak resmi görüşmeyi ilk okumadan sonra yapmayı tercih ettiğini, tasarının hazırlanış sürecinde PSL’den Milletvekili Urszula Pasławska ile iş birliği yaptığını ifade etti.

Kotula, tasarının evlilik statüsünü değiştirmeyen, aksine vatandaşların hayatını kolaylaştıran “oldukça muhafazakar” ve birçok çevreyle istişare edilmiş bir metin olduğunu savundu. Devletin görevinin vatandaşlarına kolaylık sağlamak olduğunu vurgulayan Kotula, “Bunun iyi bir yasama örneği olduğunu ikna edeceğim” dedi.

Cumhurbaşkanı Ekibi ve Potansiyel Veto Tartışması

Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin ekibinden yapılan açıklamaların birbirini tutmadığını, bir gün evet denirken diğer gün farklı şeyler söylendiğini belirten Kotula, bu kaosun sebebinin tasarıya karşı bulunacak mantıklı bir argüman eksikliği olduğunu öne sürdü. Evlilik sayılarının her yıl 10 bin azalırken boşanmaların 10 bin arttığı bir ortamda, devletin kalıcı birliktelikleri desteklemesi gerektiğini vurguladı.

Geçmişte evlilikten çekinmiş “karma ailelerin” (patchwork) ve LGBT bireylerin mevcut durumda “ikinci sınıf vatandaş” muamelesi gördüğüne dikkat çeken Kotula, sağ seçmenler arasında da bu konuda yüksek bir destek olduğunu, hatta Konfederasyon seçmeninin bile konunun düzenlenmesini istediğini belirtti. Kotula, “Sivil sözleşme önerisine karşı çıkıp kendine özgürlükçü demek zor. Eğer veto hükümete karşı alınmak için kullanılırsa, Cumhurbaşkanı tüm Polonyalıların cumhurbaşkanı olduğunu nasıl açıklayacak?” diye sordu.

Partiler Arası Destek ve Sağduyu Çağrısı

PSL ve PiS içindeki “izci” (harcerze) olarak adlandırılan daha ılımlı fraksiyonlardan destek uman Kotula, Marcin Horała’nın kendisi hakkında yaptığı açıklamalara atıfta bulundu. Grzegorz Braun gibi popülist figürlerin baskısına girilmemesi gerektiğini savunan Kotula, Batı’daki Hristiyan demokratların eşit evliliği nasıl açıkladığını hatırlatarak, Polonyalı politikacılardan da benzer bir sağduyu beklediğini dile getirdi.

Letonya ve Litvanya örneklerine değinen Kotula, bu ülkelerin de benzer sivil sözleşme modellerini benimsediğini, noter işlemleri ile vergi, miras ve mal ortaklığı gibi hakların tam olarak sağlanamadığını, bu nedenle yasal düzenleme şart olduğunu sözlerine ekledi.

Mal Ortaklığı ve Kayıt Süreci

Tasarının sembolik önemi haiz bir maddesine göre, bu birlikteliklerin nüfus müdürlüğündeki alt kayıtlarda yer alması gerektiğini belirten Kotula, buna karşı çıkılmasına şaşırdığını ifade etti. Cumhurbaşkanı çevrelerinin mal ortaklığını sadece evliliğe özgü gördüğünü, ancak devletin değişen toplumsal dinamiklere ayak uydurması gerektiğini savundu.

Yabancı ülkelerde gerçekleşen eşcinsel evliliklerinin tanınması konusunun ise Dijitalleştirme Bakanlığı’nın çalışma konusu olduğunu, mevcut tasarının bu alana müdahil olmadığını belirtti.

Emeklilik Yaşı ve Kadın İstihdamı Önerisi

Kotula, emeklilik yaşı konusunun kendi yetki alanında olmadığını, hükümetin değişiklik yapmama kararı aldığını ancak kişisel görüşünü de paylaştı. Emeklilik yaşının 65 olarak eşitlenmesi, ancak kadınlar için her çocuk için bu süreye eklemeler yapılması gerektiğini öneren Kotula, bunun demografik teşvik sağlayabileceğini ve fiziksel işlerde çalışanlar için mesleki kıdemin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

50 yaş üstü kadınların iş piyasasına dönüşündeki zorluğa dikkat çeken Kotula, küçük yerleşim yerlerinden kadınların göç edip, düşük ücretli işlerde çalışan ve hayal kırıklığına uğramış erkeklerin kalmasına bağlı olarak oluşan sosyal yapı değişimine değindi.

Eşitlik Birimi Bütçesi ve Veri Eksikliği

Başbakanlık’taki Eşit Muamele Departmanı’nda sadece 9 uzman bulunduğunu ve bir yıllık bütçenin ilk yılında 48 bin, ikinci yılında 75 bin Zloti olduğunu açıklayan Kotula, bu kaynakların son derece yetersiz olduğunu belirtti. Önceki iktidarın (PiS) 250 görev içeren ancak finansmanı olmayan bir program bıraktığını, bu nedenle uygulanabilir görevlere odaklanacaklarını ifade etti.

Erkeklerin eğitimsel açığı gibi konularda veriye dayalı politikalar üretilmesi gerektiğini, ancak bunun “erkeklerin ezilmesi” şeklinde anlaşılmaması gerektiğini savundu.

2027 Seçimleri ve Toplumsal Güven

Toplumun devlete olan güveninin azaldığını, bu durumun potansiyel bir savaş durumunda insanların ülke için savaşma istekliliğini bile etkileyebileceğini vurgulayan Kotula, “Genç erkekler toplu iğne eti olmak istemediklerini söylüyorlar” dedi. Popülistlerin bu güvensizlikten beslendiğini belirten Kotula, Yeni Sol olarak 2027 seçimleri için işçilere ve küçük şehirlere yönelik, sosyal demokrat değerlere dayalı yeni bir anlatı ve strateji geliştirdiklerini sözlerine ekledi.

Kaynak : Gazeta

Previous Article

Polonya'da Polis Ağında Arıza ve Enerji Altyapısına Siber Saldırı

Next Article

ABD Temsilciler Meclisi ve İsrail Knesset'ten Trump'a Nobel Barış Ödülü Desteği