Polonya Yüksek Mahkemesi’nin kıdemli hakimleri, Ulusal Adalet Konseyi (KRS) seçimlerinde adayların değerlendirilmesine katılım çağrısında bulundu. Bu çağrı, daha önce temyiz mahkemesi başkanları tarafından yapılan bir açıklamayı destekler nitelikte. Seçim süreciyle ilgili düzenlemelerin değiştirilememesi üzerine, yeni KRS üyelerinin mevcut kurallara göre seçileceği ve yargı bağımsızlığının korunması amacıyla hakemlerin sürece dahil olmasının önemine vurgu yapıldı.
KRS Seçimleri ve Temyiz Mahkemesi Başkanlarının Çağrısı
Polonya’da Ulusal Adalet Konseyi (KRS) seçimleri yaklaşırken, Yüksek Mahkeme hakimleri sürece dahil oldu. “Eski” olarak adlandırılan Yüksek Mahkeme hakimleri, KRS adaylarının değerlendirilmesine katılım konusunda çağrıda bulundu ve bu konuda daha önce temyiz mahkemesi başkanlarının aldığı tavrı desteklediklerini açıkladı.
9 Mart tarihinde yayınlanan ve 11 temyiz mahkemesi başkanından 10’unun (Łódź temyiz mahkemesi başkanı hariç) imzasını taşıyan açıklamada, KRS seçimlerine katılacak adayların değerlendirilmesi için bir düzenleme önerisi ve genel kurul toplantılarının ön tarihinin belirlenmesi talep edilmişti.
Siyasi Kararların Bilincinde, Yargı Görevini Yerine Getirme
Temyiz mahkemesi başkanlarının açıklamasına göre, KRS üye-hakimlerinin nihai seçiminin politikacılar tarafından yapılacağının ve bu politikacıların beyanlarına güvenmek zorunda olduklarının farkındalar. Ancak bu durum, yargının kendi görevini yerine getirmesini engellememeli. Başkanlar, adaylar hakkında görüş bildirmek ve desteklemek zorunda olduklarını vurguladılar. 20 Nisan’ın genel kurul toplantıları için önerilen tarih olduğu, ancak bu tarihin parlamento sürecine bağlı olarak değişebileceği belirtildi.
Yargı Bağımsızlığının Korunması ve Sürecin Şeffaflığı
Mevcut KRS hakimlerinin görev süresi Mayıs ayında sona erecek. Hükümetin, seçim kurallarını değiştirmeye yönelik yeni düzenlemeyi Cumhurbaşkanı’nın onaylamaması üzerine, yeni üyelerin mevcut kurallara göre seçileceği kesinleşti. Bu nedenle, yargı organlarında adayların değerlendirilmesi süreci önem kazanıyor. Temyiz mahkemesi başkanları, KRS’nin yargı bağımsızlığını sağlama açısından kritik bir organ olduğunu ve bu organın mümkün olan en yüksek standartlarda oluşturulmasının görevleri olduğunu ifade ettiler.
Oy Verme Süreci ve Şeffaflık İlkeleri
Başkanlar, yeni KRS’nin meşruiyetinin, hakimlerin değerlendirme sürecine katılımının yaygınlığına ve yargı organları arasındaki tutarlılığa bağlı olduğunu vurguladılar. Bu nedenle, değerlendirme süreci için bir düzenleme taslağı yayınladılar. Taslakta, oy sayımının genel kurullar tarafından oluşturulan komisyonlar tarafından yapılacağı, komisyon üyeliğine aday hakimlerin alınmayacağı, oylamanın gizli ve doğrudan yapılacağı belirtildi. Her hakimin 15 adaya kadar oy kullanabileceği, sonuçların genel kurulda açıklanacağı ve tutanakların mahkeme başkanına iletileceği, sonuçların mahkeme web sitesinde yayınlanacağı ve temyiz mahkemesi başkanına iletileceği ifade edildi.
Hakimlere Yönelik Çağrı ve Kurumsal İşleyişin Önemi
Açıklamada, önerilen düzenlemenin değerlendirme sonuçlarının güvenilirliğini sağlamak için gerekli temel şartları içerdiği belirtildi. Başkanlar, tüm hakimlere, üzerlerindeki sorumluluk bilinciyle bu öneriyi onaylamaları çağrısında bulundular. Yargı sisteminin işleyişinin tehlike altında olduğunu ve siyasi durumun kurumların yeniden inşasını zorlaştırdığını belirttiler. Hakimlere, farklılıklarına rağmen, yargı bağımsızlığına önem verdiklerini göstermeleri çağrısında bulundular.
Yüksek Mahkeme Hakimleri Destek Veriyor
Temyiz mahkemesi başkanlarının çağrısına, 31 “eski” Yüksek Mahkeme hakimi de destek verdi. Hakemler, 9 Mart 2026 tarihli temyiz mahkemesi başkanlarının açıklamasını tamamen desteklediklerini ve KRS seçimlerine aday olanların değerlendirilmesine tüm hakimlerin katılımı çağrısına katıldıklarını belirttiler. Destek verenler arasında Włodzimierz Wróbel, Bohdan Bieniek, Jarosław Matras, eski Yüksek Mahkeme başkanları Michał Laskowski, Dariusz Zawistowski ve Piotr Prusinowski de yer aldı.
Kaynak : GazetaPrawna