Polonyalı savcı Andrzej Witkowski, Rahip Jerzy Popiełuszko’nun 1984’te öldürülmesine ilişkin soruşturmada çarpıcı yeni iddialarda bulundu. Witkowski, Popiełuszko’nun 19 Ekim yerine 25 Ekim’de öldürüldüğünü ve ölümünden önce Kazuniu’daki bir sığınakta tutulduğunu öne sürdü. Savcı, daha önceki soruşturmalarda elde edilen bulguların, Toruń Mahkemesi’nin kararını çürüttüğünü belirtiyor.
Savcı Witkowski’nin İddiaları
Savcı Andrzej Witkowski, Rahip Jerzy Popiełuszko cinayetine ilişkin yürüttüğü iki ayrı soruşturmada, mahkeme tarafından kabul edilen olayların akışını çürüten kanıtlara ulaştığını ifade etti. Witkowski, ilk soruşturmayı 1990-1991 yılları arasında Adalet Bakanlığı Savcılığı’nda, ikinci soruşturmayı ise 2002-2004 yılları arasında Ulusal Hafıza Enstitüsü bünyesinde yürüttü.
Olayın Gelişimi Hakkında Yeni Bilgiler
Witkowski, Popiełuszko’nun 19 Ekim 1984’te Górsk yakınlarında Kpt. Grzegorz Piotrowski, Por. Leszek Pękala ve Por. Waldemar Chmielewski tarafından kaçırıldığını hatırlattı. Resmi verilere göre, Popiełuszko bu olaydan sonra ağır şekilde dövülerek aynı gün Włocławek’teki Wisła Nehri’ne atılmıştı. Ancak savcı, Popiełuszko’nun 19 Ekim’de öldürülmesine dair hiçbir kanıt bulunmadığını vurguluyor.
Köpek İz Sürme Çalışması ve Yeni Deliller
Witkowski, 2004 yılında bir köpek iz sürme uzmanının ifadesini hatırlatarak, köpeğin Popiełuszko’nun oturduğu yerden yaklaşık 200 metre uzaklaşarak iz kaybettiğini belirtti. Bu ve diğer delillerin, Popiełuszko’nun başka bir araca konularak, muhtemelen askeri personel tarafından kullanılan bir araca götürüldüğünü gösterdiğini ifade etti.
Şüpheli Waldemar Chrostowski’nin İfadeleri
Toruń davasının kilit tanığı olan Popiełuszko’nun şoförü Waldemar Chrostowski, kaçırılma sırasında araçtan atladığını iddia etmişti. Ancak, malzeme bilimi uzmanı Prof. Andrzej Włochowicz’in 1991’deki raporu, Chrostowski’nin ceketindeki yırtığın, kopma sonucu değil, keskin bir aletle kesilme sonucu oluştuğunu ortaya koydu. Bu durum, Chrostowski’nin kaçırılmaya iştirak ettiğine işaret ediyor.
Manipüle Edilmiş İfadeler ve Resmi Versiyon
Witkowski, Chrostowski’nin ifadesinin kaset kaydında yer aldığını ve davanın tutanaklarında saklandığını belirtti. Analizler sonucunda, Chrostowski’nin olayla ilgili üç farklı ifade verdiğinin ancak hiçbirinin doğrulanmadığının tespit edildiğini açıkladı. Toruń Mahkemesi’nin, resmi versiyonu desteklemek amacıyla bu ifadelerden birini keyfi olarak kabul ettiğini savundu.
Operasyonun Amacı: İşbirliği Sağlamak
Witkowski’ye göre, Toruń davası, Popiełuszko’yu öldürmek yerine, onunla işbirliği yapmasını sağlamayı amaçlayan çok aşamalı bir operasyonun son aşamasıydı. Popiełuszko’nun işkencecilere boyun eğmesi halinde, davanın hiç açılmayacağını belirtti.
1983’te Başlayan Baskılar ve Kazuniu’daki Sığınak
Popiełuszko üzerindeki baskı ve işbirliği girişimlerinin 1983’te başladığını, ancak rahibin her seferinde reddettiğini vurguladı. Sonunda, Popiełuszko kaçırıldı ve işbirliği yapmaya zorlamak için tutuklandı. Witkowski, Popiełuszko’nun kaçırılmasından sonra Kazuniu’daki bir sığınakta tutulduğunu, bu konumu doğrulayan 1984 tarihli soruşturma bulgularının daha önce kasıtlı olarak yayınlanmadığını ifade etti.
Kanıtlar: Popiełuszko’nun 25 Ekim’e Kadar Hayatta Olduğu
Witkowski, Popiełuszko’nun 20-25 Ekim tarihleri arasında hayatta olduğuna dair kanıtlar arasında, güvenlik güçlerinin Popiełuszko’yu daha önce tedavi eden doktorlarla iletişim kurmasının yer aldığını belirtti. Güvenlik güçlerinin, rahibin sağlık durumu ve kullandığı ilaçlar hakkında bilgi almaya çalıştığını, bunun da onu hayatta tutmak ve işbirliği yapmaya ikna etmek amacıyla yapıldığını savundu.
Ölüm Nedeni ve Cesedin Durumu
Popiełuszko’nun ölüm nedeninin, 30 Kasım 1984’te Białystok Tıp Akademisi Adli Tıp Enstitüsü tarafından hazırlanan ve Prof. Maria Byrdy ve Dr. Tadeusz Jóźwik tarafından imzalanan raporda boğulma olarak belirlendiği kaydedildi. Uzmanlar, ölümün boğulma sonucu gerçekleştiğini ve cesedin suda boğulma sonucu oluşabilecek belirtiler göstermediğini belirtti.
Yeni Tanık İfadeleri ve Cesedin Nehre Atılma Tarihi
Witkowski, 2002’de başlatılan IPN soruşturmasında, Toruń davasında kasıtlı olarak dinlenmeyen tanıkların ifadelerine ulaştığını açıkladı. Bu tanıklar, Popiełuszko’nun cesedinin 25 Ekim 1984’te, olaydan altı gün sonra değil, Włocławek’teki Wisła Nehri’ne atıldığını gördüklerini ifade etti. Tanıklar, Certa Balıkçı Kooperatifi çalışanlarıydı ve nehir kenarında bulunuyordu.
Cesedin Hazırlanması ve Delillerin Karartılması
Witkowski, cesedin 26 Ekim’de nehirden çıkarıldığını ve Włocławek İl Hastanesi morguna götürüldüğünü, burada İçişleri Bakanlığı’ndan gelen bir doktor ve morg çalışanı tarafından belirli işlemlerden geçirildiğini belirtti. Bu işlemlerin, cesedi daha sonra yapılacak otopsiye hazırlamak ve Popiełuszko’nun cesedinin 19 Ekim’de nehre atıldığı izlenimini yaratmak amacıyla yapıldığını savundu.
Sorumluların Belirlenmesi ve Devam Eden Soruşturma
Witkowski, soruşturmasının bulgularının, Popiełuszko’nun cinayetinden Kpt. Grzegorz Piotrowski, Por. Leszek Pękala ve Por. Waldemar Chmielewski’nin sorumlu olmadığını, sadece bu cinayete yardım ettiklerini gösterdiğini belirtti. Cinayetin asıl faillerinin hala tespit edilmediğini ve cezalandırılmadığını vurguladı.
Kaynak : GazetaPrawna



