Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Zafer Günü kutlamaları kapsamında yaptığı konuşmada Batı’yı hedef aldı ve Finlandiya’yı NATO’ya katılımının ardında Rusya’nın dağılmasını bekleme ve toprak ele geçirme amacı gütmekle suçladı. Putin, Helsinki’nin ittifaka katılmasından önce iki ülke arasında ciddi bir sorun bulunmadığını iddia etti. Bu açıklamalar, uluslararası gerilimlerin ve Ukrayna’daki savaşın devam ettiği bir dönemde, Kremlin’in “kuşatılmış Rusya” anlatısını güçlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Finlandiya’nın onlarca yıllık tarafsızlık politikasını terk ederek NATO’ya katılması, Kuzey Avrupa’daki güç dengesini önemli ölçüde değiştirdi ve Rusya’nın NATO sınırındaki askeri varlığını artırmasına yol açtı.
Putin’in Finlandiya’ya Yönelik İddiaları
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Zafer Günü kutlamalarını Batı’ya yönelik bir başka propaganda konuşması için kullandı. Bu kez Finlandiya’yı hedef alan Putin, Helsinki’nin NATO’ya “Rusya’nın dağılması” ve topraklarının bir kısmını ele geçirme umuduyla katıldığını iddia etti. Bu sözler, uluslararası durum, Ukrayna’daki savaş ve Moskova’nın Kuzey Atlantik İttifakı (NATO) ülkeleriyle ilişkilerine adanmış bir basın toplantısında dile getirildi.
Rus lider, Finlandiya’nın 4 Nisan 2023’te kesinleşen NATO’ya katılım kararına değinerek, İttifak’ın genişlemesinden önce Moskova ile Helsinki arasında önemli bir sınır çatışması veya siyasi anlaşmazlık bulunmadığını belirtti. Putin, gazetecilerle yaptığı görüşmede, “Peki neden NATO’ya girdiler? Her şeyin burada çökmesini, sonra da gelip ellerine geçirebildikleri her şeyi kapmalarını umarak,” şeklinde konuştu. Putin ayrıca, Finlandiya’nın Rusya sınırında askeri faaliyetler yürüttüğünü ve Sestra Nehri bölgesindeki sınır altyapı inşaatından bahsetti. Bu açıklama, Kremlin’in NATO’nun Rusya’nın güvenliği ve toprak bütünlüğü için doğrudan bir tehdit oluşturduğu yönündeki daha geniş anlatısına uyuyor.
Finlandiya’nın Uzun Soluklu Tarafsızlığına Son Verişi
Helsinki’nin NATO’ya katılma kararı, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı tam ölçekli işgalinin başlamasının ardından Avrupa’daki en önemli jeopolitik dönüm noktalarından biri oldu. Finlandiya, onlarca yıl askeri tarafsızlık politikası sürdürmüş, askeri ittifaklara resmi katılımdan kaçınmıştı.
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından durum hızla değişti. Birkaç ay içinde Finlandiya’da NATO üyeliğine verilen halk desteği yaklaşık %20’den %75’in üzerine çıktı. Fin yetkililer, Rusya’dan gelebilecek potansiyel bir tehdide karşı tek gerçek güvencenin Washington Antlaşması’nın 5. maddesinden kaynaklanan garantiler olduğuna karar verdiler. Resmi üyelik başvurusu Mayıs 2022’de İsveç ile birlikte yapıldı ve Finlandiya’nın onay süreci 2023 baharında tamamlandı. Bunun sonucunda NATO’nun Rusya ile olan sınırı 1300 kilometreden fazla uzadı. Fin-Rus sınırı, şu anda Baltık Denizi bölgesindeki en önemli stratejik noktalardan biri haline geldi.
Kremlin’in ‘Kuşatılmış Rusya’ Söylemi
Konferans sırasında Putin, Batılı devletlerin savaşın başından itibaren Rus devletinin ve ekonomisinin hızla çökmesini beklediğini defalarca ileri sürdü. Ona göre Batı, yaptırımların ekonomik kaosa, bankacılık sektörünün çöküşüne ve kitlesel toplumsal protestolara yol açacağını varsaymıştı. Putin, “Onlara göre her şey birkaç ay içinde dağılacaktı. Rus işletmelerinin duracağını, finansal sistemin çökeceğini ve milyonlarca insanın sokağa döküleceğini bekliyorlardı,” dedi.
Bu, Rus makamlarının yaptırımları ve Ukrayna’ya verilen askeri desteği “Batı’nın Rusya’ya karşı savaşının” bir unsuru olarak sunmasının bir başka örneğidir. Kremlin aylardır, NATO ve Avrupa Birliği’nin Rusya Federasyonu’nu zayıflatmaya veya parçalamaya çalıştığı tezine dayanan “kuşatılmış kale” söylemini inşa ediyor ve Rus toplumunu buna ikna etmeye çalışıyor.
Rusya’nın NATO Sınırındaki Askeri Varlığı Artırması
Finlandiya’nın NATO’ya girmesinin ardından Rusya, kuzeybatı stratejik yönündeki bazı askeri yapılarını yeniden düzenlemeye başladı. Rusya Savunma Bakanlığı daha önce Leningrad Askeri Bölgesi’nin yeniden kurulduğunu ve NATO ülkelerinin sınırlarına yakın ordu varlığının güçlendirildiğini bildirmişti.
Fin istihbarat servisleri ve medyası ise Rus askeri faaliyetlerindeki artış ve Rusya tarafındaki askeri altyapının modernizasyonu hakkında düzenli olarak bilgi yayımlamaktadır. Helsinki, son aylarda Rusya ile olan bazı sınır geçişlerini göç baskısı ve hibrit tehditler sorununu gerekçe göstererek geçici olarak kapatma kararı aldı. Güvenlik uzmanları, Finlandiya’nın NATO’ya katılmasının Kuzey Avrupa’daki güç dengesini kökten değiştirdiğini vurguluyor. İttifak, yüz binlerce yedek askere sahip modern bir orduya, genişletilmiş topçu gücüne ve bölgedeki en iyi hazırlanmış bölgesel savunma sistemlerinden birine erişim sağladı.
Ukrayna Savaşı Sorumluluğu ve Rusya’nın Güvenlik Adımları
Konuşmasında Rusya Devlet Başkanı, Kremlin tarafından defalarca sunulan Ukrayna ile ilgili anlatıyı da tekrarladı. Putin, Kiev’in Avrupa Birliği ve NATO ile entegrasyon arayışının çatışmanın tırmanmasına yol açtığını öne sürdü. Aynı zamanda, “Rusya’nın güvenliğini garanti altına almak” amacıyla daha fazla eylemde bulunulacağını muğlak bir şekilde duyurdu. Ancak hangi somut adımları kastettiğini belirtmedi.
Putin’in açıklamaları, Rusya ile NATO ülkeleri arasındaki süregelen gerilimlerin ve Ukrayna’daki çatışmaların devam ettiği bir dönemde geldi. Son haftalarda Rusya füze ve dron saldırılarını yoğunlaştırırken, Batılı ülkeler Kiev’e yönelik yeni askeri destek paketleri hakkında görüşmelerini sürdürdü.
Kaynak : GazetaPrawna