Kiyov kontrolündeki Donbas bölgesinde yaklaşık 200 bin kişi yaşamaktadır. Amerikan barış planına göre bu nüfusun Rusya idaresine geçmesi öngörülmektedir. Deutsche Welle (DW) bölgedeki yerel halkla görüşme gerçekleştirmiştir.
ABD’Nin 28 Maddelik Barış Planı: Temel Öneri
Amerika Birleşik Devletleri’nin Ukrayna savaşını bitirmeye yönelik 28 maddelik planına göre, Kiev, kontrolündeki Donetsk ve Luhansk oblastlarını terk ederek bu bölgelerde Rusya’nın fiili idaresinde “demilitarize bölge” oluşturulması kararı talep ediliyor. Öneri, Kiev ve Avrupa ülkelerinin sert tepkisiyle karşılaştı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, bazı “hassas konuların” ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan görüşülmesi gerektiğini belirtti. Donetsk oblastının yaklaşık dörtte birinin hala Ukrayna kontrolünde olduğu ve bölgesel askeri yönetime göre, sürekli bombardımanlara rağmen yaklaşık 200.000 kişinin orada yaşadığı kaydedildi.
Donbas’ta Evakuasyon Taleplerinde Artış
Amerikan “barış planı” tartışmaları Donbas’ta yoğunluk kazanmasa da, son günlerde evakuasyon başvurularında belirgin artış gözlemleniyor. “Hayat Yolu” projesi telefon hattı gönüllüsü Anastasia Makhnik, geçen hafta Kramatorsk ve Sloviansk’ta evakuasyon isteyenlerin sayısının arttığını vurguluyor. Bu şehirler daha önce nispeten güvenli kabul ediliyordu. En çok evakuasyon talep edenler, çocuklu aileler ve yardım bekleyen kişiler. Makhnik, bunun insanların beklentilerin gerçekleşmeyeceğini görmesiyle ilgili olduğunu, ancak Kramatorsk’taki durumun Druzhkivka ve Oleksiyivka gibi daha çok ön cephedeki yerlere göre göreceli olarak daha sakin olmasının da etkili olduğunu söylüyor.
Bazı sakinler, Ukrayna yetkilerinin kalabalık nüfuslu yerleri bırakmaya cesaret edemeyeceğini düşünüyor. Makhnik, Donbas sakinlerinin barış görüşmelerinde varılacak bir uzlaşma durumunda Rusya’nın savaş bitirme vaatlerine inanmayacağını belirtiyor. Evakuasyon nedenleri arasında cephenin yaklaşması, kışın gelmesi ve konut binalarının yok edilmesi öne çıkıyor.
Donetsk oblastı evakuasyonuyla ilgili organizasyon kurucularından Oleksiy (isim değiştirilmiş), son zamanlarda daha çok Rus işgalinden korkan kişilerin göreceli olarak daha güvenli bölgeleri terk ettiğini kaydediyor. Bazılarının, “iki gün içinde tahliye edin, sonra bölge Rus kontrolüne geçecek” gibi bir emirle karşılaşmak korkusuyla hazırlık yaptığını belirten Oleksiy, Konstantynivka veya Pokrovsk gibi ön cephe kasabalarındaki sakinler için ise güncel haberlerin daha az önem taşıdığını vurguluyor. Bu yerlerdeki insanların çoğu, binalarının yıkılması ve altyapının bombardımanlar nedeniyle kesilen gıda ve iletişim bağlantıları nedeniyle evlerini terk etti.
Oleksiy, Rus işgalinden korkanların çoktan gittiğini, geriye özellikle nereye gideceğini bilmeyen, çaresiz kalmış kişilerin ve soygun korkusu taşıyan yaşlıların kaldığını belirtiyor. Bu kişiler genellikle kendilerini “siyasetle ilgilenmediklerini” söyleyenler. Evakuasyon son anlarına kadar evleri yıkılıncaya kadar bekliyorlar.
İş Dünyası: Büyüme Planı Değişti
Çoktan gitmiş olanlar arasında, Haziran ayında Kramatorsk’ta bir showroom ve kafe açtıktan sonra gelişmelere hazırlıksız yakalanan girişçi Maksym Ly’senko var. Ly’senko, şu anda işini Kijev’e taşımayı düşündüğünü söylüyor: “Mekanı açarkend biraz korktuk ama her şeyin iyi biteceğine inanıyorduk. Ancak cephe yaklaşmaya devam etti. Şu an büyümeden çok taşınmayı düşünüyoruz.” Son iki haftada Kramatorsk’a gelen demiryolu bağlantılarının kesilmesine rağmen önemli düşüş yaşanan satışlarda hafif bir artış olsa da, önceki seviyeye ulaşılmadı.
Ly’senko, Donbas’ın Rusya’ya bırakılması fikrini “saçma” ve “kabul edilemez” buluyor, ancak böyle bir senaryonun gerçekleşmesinin imkansız olmadığını belirtiyor: “2014’te Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı saldırıda onların durdurulacağını, bizimse kaderimize terk edileceğimizi hiç düşünmemiştim.” Ly’senko, Donbas’ın tümünün Rusya’ya bırakılmasının barış getirmeyeceğini, aksine Moskva’nın bölgedeki Ukrayna savunma hatlarını aşmasını ve saldırısını sürdürmesine olanak tanıyacağını savunuyor. Bu durumun tüm dünyada bir yenilgi olacağını vurgulayan Ly’senko, dünya toplumunun daha güçlü olan saldırganı ödüllendirirken, daha zayıf olan üzerinde baskı kurduğunu eleştiriyor.
İç Göçmenler: Hayat Felsefesi
Druzhkivka’dan kaçıp Kijiv yakınlarındaki bir merkezde kalan Kateryna Koval, işgal edilmemiş Donetsk oblası bölgesinin Rusya’ya bırakılmasının “tamamen saçma” olduğunu düşünüyor. Koval, “Burada boş arazilerden değil, insan hayatlarını korumaktan bahsediyoruz” diyor. Koval, nasıl olup da tüm şehirler ve sakinleri terk edilebileceğini, özellikle de evlerini taşımak için paraları olmayan, sokakta kalma korkusu yaşayan yaşlıların neden orada kaldığını soruyor.
Koval, bir senaryonun Ukrayna’nın teslimiyeti olacağını, Rusya’nın Donbas’ta durmayacağını ve bu durumun Harkiv ve Dnipropetrovsk bölgeleri için tehdit oluşturacağını uyarıyor. ABD’nin yardımlarına bağımlılığı nedeniyle Ukrayna’yı bu bölgeleri bırakmaya zorlayabileceğini düşünse de, böyle bir adımın iç göçmenler için kabul edilemez olacağını belirtiyor: “Tüm iç göçmenler dönmek istiyor, evleri enkaz altında olsa bile. Burada yaşamak değil, ev sahibi olma duygusu ve sevdiklerinin yattığı yerle ilgili. Orada Ukrayna yönetimi ve barış varsa, döneriz. Çünkü orada yerimiz var.”



