Radosław Sikorski, sosyal medyadan Ulusal Savcılık’ın (Prokuratura Krajowa) talebi üzerine Zbigniew Ziobra hakkında adım attığını duyurdu. Soruşturmada eski Adalet Bakanı, Adalet Fonu’ndaki (Fundusz Sprawiedliwości) usulsüzlükleri konusundaki soruşturma kapsamında inceleniyor.
Dışişleri Bakanlığından Diplomatik Pasaport İptali
Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, medya平台上 Zbigniew Ziobro’nun diplomatik pasaportunu iptal ettiğini duyurdu. Sikorski, bu adımın Ulusal Savcılığın talebi üzerine atıldığını vurguladı.
Dokunulmazlığın Kaldırılmasının Ardından
Ekim başında Sejm, Zbigniew Ziobro’ya dokunulmazlığını kaldırmış ve tutuklanması ile geçici tutuklanmasına onay vermişti. Bu karar, Adalet Fonu’ndaki usulsüzlüklerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında alınmıştı. Soruşturma kapsamında eski Adalet Bakanı Ziobro’ya 26 suçlama yöneltilmiş durumda.
Tutuklama Talebi ve Duruşma
Ulusal Savcılık, Ziobro için geçici tutuklama talebiyle mahkemeye başvurdu. TVN24’ün edindiği bilgiye göre, bu başvuru üzerine Mokotów Bölge Mahkemesi’nde duruşma 22 Aralık saat 10.00’da yapılacak. Savcılık, tutuklama için üç gerekçe olduğunu belirtti: kaçma veya saklanma endişesi, delille oynama ihtimali ve ağır ceza tehdidi. Ayrıca, siyasetçinin Polonya’da sabit ikametgahının bulunmadığına dikkat çekildi. Savcılık, “Suçlanan Zbigniew Z.’nin, kendisiyle yürütülecek süreçler için çağrıya gelmeyeceğine dair makul endişe doğmaktadır” ifadesini kullandı.
Budapeşte’deki Konum ve Geri Dönüş Belirsizliği
Zbigniew Ziobro, bir süredir Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de bulunuyor. Adalet Fonu soruşturmasının diğer şüphelisi ve eski meslektaşı Marcin Romanowski de burada yaşıyor ve Macar makamlarından siyasi sığınma statüsü elde etti. Soruşturma devam ederken Ziobro’nun Polonya’ya döner dönmezeyeği belirsizliğini koruyor. Sorulduğunda, “Ülkeye hukukun egemenliği geldiğinde, Zbigniew Ziobro da kesinlikle dönecek. Bunu ne kadar hızlı yapılacağı, görülecek” şeklinde yanıtladı (Polsat News). Daha sonra Polonya 24 televizyonuna verdiği demeçte, “Polonya’ya dönüp mahkemenin huzuruna çıkmak benim hayalim” diyerek, dönüşünün anayasal ve yasal güvencelerin sağlanmasıyla mümkün olacağını ekledi: “Öncelikle, yasaların ve Ceza Kanunu’nun bana tanıdığı hakların, özellikle de yasal Ulusal Savcılık ve yargı yetkililerinin varlığı şart.”