Polonyalı insan hakları savunucuları, ifade özgürlüğünü daha iyi korumak ve Polonya yasalarını uluslararası standartlara uydurmak amacıyla, iftira suçunun cezalandırılmasının kaldırılması için Senato’ya başvuruda bulundu. ARTICLE 19 Europe, Helsinki İnsan Hakları Vakfı ve diğer sivil toplum kuruluşları, ceza kanunun ilgili maddelerinin iptal edilmesini talep ediyor. Kuruluşlar, Polonya’daki iftira yasalarının gazeteciler, aktivistler ve kamu yararına çalışan ihbarcılar aleyhine kullanıldığını vurguluyor.
İfade Özgürlüğü ve Uluslararası Standartlar
Sivil toplum kuruluşları, dilekçelerinde uluslararası insan hakları standartlarının iftiranın cezai sorumluluk kapsamına girmemesi gerektiğini açıkça belirttiğini vurguladı. İftira için hapis cezasının uygulanmasının, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Kararları ve Avrupa Komisyonu Önerileri ile uyumsuz olduğu ifade edildi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları
Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarına göre, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasının yalnızca nefret söylemi veya şiddete teşvik durumlarında kabul edilebilir olduğu belirtildi. Polonya ceza kanununun zaten bu tür eylemleri suç sayan maddeler içerdiği (örneğin, Ceza Kanunu Madde 256/1), bu nedenle ek bir cezai yaptırıma gerek olmadığı savunuldu.
Kişisel Hakların Korunması ve Medeni Kanun
Kuruluşlar, iyi niyet ve itibarın zaten Medeni Kanun kapsamında etkin bir şekilde korunduğunu, bu nedenle cezai bir yaptırımın gereksiz olduğunu vurguladı. Cezai yaptırımların orantısız bir koruma yöntemi olduğu ve otosansüre yol açarak demokratik bir hukuk devletinin temelini oluşturan açık kamu tartışmasını kısıtladığı belirtildi.
SLAPP Davalarına Karşı Koruma
Dilekçede, iftiranın suç olmaktan çıkarılmasının, kamuoyunda tartışmaya katılımı engellemeyi amaçlayan stratejik davalar (SLAPP) yoluyla sivil toplumu korumak için kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Anti-SLAPP yasasının, ceza kanunundaki eş zamanlı değişiklikler olmadan tam olarak etkili olamayacağı ifade edildi.
Kamu Denetiminin Önemi ve Yargı Yükü
Kuruluşlar, iftiranın suç olmaktan çıkarılmasının, Polonya’nın uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmenin yanı sıra, kamuoyu tartışmasını güçlendirmek, bağımsız medyayı ve sivil toplum kuruluşlarını korumak ve ceza hukukunun eleştiriyi bastırmak için kötüye kullanılmasını önlemek için önemli bir adım olduğunu belirtti. Ayrıca, aynı ifadenin hem ceza hem de hukuk mahkemelerinde aynı anda dava konusu olmasının, yargı sistemini gereksiz yere yüklediği ve caydırıcı bir etki yarattığına dikkat çekildi.
Kaynak : GazetaPrawna