Donald Trump’ın yönetimi, z Jared Kushner başkanlığında, Dünya Ekonomik Forumu’nda (Davos) Gazze için “Yeni Gazze” planını sundu. Plan, Filistinli enklavayı dört ana bölgeye ayırmayı ve 6 aşamada kentsel dönüşüm öngörüyor. Eleştirmenler, planın savaş suçları sorumluluğu, enkaz yönetimi ve Filistinlilerin dahil edilmemesi gibi kritik konuları göz ardı ettiğini vurguluyor.
Planın Detayları
Trump yönetiminin temsilcileri, Kushner öncülüğünde Davos’ta Gazze’nin yeniden inşası kapsamında “Yeni Gazze” masterplanını açıkladı. Plan, Filistinli enklavayı dört ana bölüme ayırmayı öngörüyor: Sahilde turizm ve 180 gökdelenler bölgesi, “endüstriyel kompleksler, veri merkezleri ve ileri üretim” alanları, konut bölgeleri ve yeşil alanlar. Yapay zekayla üretilen görsellerde, “Yeni Rafah” adlı kentin 100 binden fazla konut, 200 eğitim kurumu, 180 kültürel/dini/özel sektör merkezi ve 75 sağlık tesisine sahip olduğu gösterildi. İnşaatın Rafah’tan Gazze’ye 6 aşamada, her birinin 2-3 yıl süreceği planlanıyor.
Eleştiriler: Temel Konular Eksik
Kuşner’in sunumunda, Gazze’nin iki yıllık soykırım ve neredeyse tamamen yerle bir edilmesi sonrası hayati konular yer almıyor: 68 milyon ton enkaz (insan kalıntılarıyla karışık), arazi mülkiyeti ve savaş suçlarından sorumluluk. Plan, inşaat sürecinde Gazze sakinlerinin (çoğu çadırlarda barınan ve defalarca yerlerinden edilen) nerede kalacağına dair bilgi içermiyor. Barış Konseyi’nde Filistinlilerin bulunmaması ve Kushner’in planlarının hiçbir aşamasında onlarla danışılmaması dikkat çekici.
İşletme Fırsatları mı Soykırım?
Trump, Davos’ta “altyapı uzmanı” olduğunu ve “konumun her şeyin temeli” olduğunu belirterek sahil şeridinin “güzel bir parsel” olabileceğini söyledi. Kushner ise özel sektörü “muhteşem yatırım fırsatları” vaadiyle ikna etmeye çalıştı. Amerikan planlarının emperyalizmi ve soykırımın “işletme fırsatına” indirgenmesi, “Yeni Gazze” konseptinin ana eleştirisi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri eski Başkanı Mary Robinson ve BM Filistinli İşgal Altı Topraklar Özel Rapörü Francesca Albanese, Barış Konseyi’nin hukukun üstünlüğü ilkesini zayıflattığını, BM Güvenlik Konseyi yetkisini gasp etmeye çalıştığını savunuyor. Albanese, planı “megalomani, grotesk” ve “tamamen yasa dışı” olarak nitelendirdi.
Şüphecilik ve Pratiklik Sorunları
Birçok yorumcu, planların uygulanabilirliğine inanmıyor. Gazze’deki Kolonizasyon Teşkilatı’na yönelik “şakaya benzediğini” belirten Sharif Abdel Kouddous, sunumda Arapça yazının tersten ve harfler ayrılmış olduğunu vurguladı. “Bu insanları ciddiye almak zor,” diyen Sharif, “Ancak sorun şu ki dünyanın en büyük ordusu ve ekonomisine sahipler.” Robert Inlakesh (Palestine Chronicle), Kushner planının uygulanmasının “Ay’da Disneyland kurmaktan daha olası” olduğunu yazdı. İsrail’in daha az kayıpla askeri operasyon sürdürdüğünü belirten Inlakesh, Amerikanların “gerçekçi yaşam koşulları sunmak yerine” Gazze sakinleriyle “sadistçe oynadığını” savundu.
İki Devlet Çözümü Şansı?
Palestine Topluluk Derneği’nden Dr. Mohammed Saleh, planların “Hollywood rüyası” gibi göründüğünü ancak zengin ülkelerin katılımı ile hayata geçirilebileceğini belirtti. Ancak yatırımcıların, örneğin hastane inşa ettikten sonra Netanyahu’nun bombalayacağı endişesi taşıdığını vurguladı. Saleh, bu nedenle kamuoyu ve İsrail makamlarını iki devlet çözümü üzerinde düşünmeye hazırlamak üzere siyasi çözümlere yönelindiğini ifade etti. Saleh, ABD’nin iç krizlerden kaçmak için İsrail dışında yerel ortaklara (Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri) ihtiyaç duyduğunu, ancak bu ülkelerin Netanyahu’nun radikal akımını yumuşattığını, nihai hedefin Gazze sakinlerini Mısır veya Somali’ye transfer etmek olduğunu söyledi.
Filistinlilerin Direnci
Dr. Saleh, Trump ve Netanyahu’nun gündemlerine rağmen Filistinlilerin “yaşama azmi ve kararlılığıyla” var olduğunu belirterek, “Milletimiz modern tarihin tamamında topraklarında kararlılıkla direndi, dayandı, ülkesini terk etmedi” dedi. Gazae’deki süreçlere dahil edilmeye dair işaretler olduğunu belirten Saleh, sınır geçişlerinde Filistin Yönetimi polislerinin görev alacağını, bunun “resmi taraf olarak değil kenarda değiliz” anlamına geldiğini vurguladı. “Askeri olarak söz sahibi olmasak da günümüz dünya ekonomi, finans ve ilişkilerle yönetiliyor. Biraz değişti,” diye ekledi.
Total Gözetim ve Kalabalık Şehirler
Susan Abulhawa gibi yazarların endişeleri, “Yeni Gazze” inşasının hayatta kalanları sanayi bölgelerinde “ucuz işgücüye” dönüştüreceği yönündeyse, Drop Site News, ABD askerlerinin (ateşkesin şartlarından biri olan Sivil-Asker Koordinasyon Merkezi) Rafah’ta İsrail ordusunun tam kontrolünde kapalı bir yerleşim planını sunduğunu bildirdi. Plan, kontrol noktaları, biyometrik denetim, alışveriş gibi eylemlerin izlenmesini ve İsrail’le ilişkilerin “normalleşmesi” eğitimini içeriyor. Bu toplulukta 25 bin kişinin yaşayacağı belirtiliyor. Bu planlar, Forensic Architecture uzmanlarının uydu görüntü analiziyle İsrail’in Rafah’ta binaları yıktığını, enkazı temizlediğini ve arazi sıkıştırdığını gösteriyor.
“Mülteci Kamplarının Reenkarnasyonu”
Geçen yıl İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Gazze’nin tüm nüfusunu bu alanda sıkıştırma fikrini öne sürmüştü. Trump yönetimi konseptine göre, “Güvenli Alternatif Topluluklar” adında daha fazla yerleşim kurmayı planlıyor. Eski BM Filistin İnsani Yardım Ofisi Direktörü Jonathan Whittall, “Gazze’nin son yıllarda yerle bir edilmesi, açlığa ve sıkı ablukaya maruz kalmasının ardından, evlerin enkazında inşa edilen bu ‘yeni’ topluluklar, tam kontrol ve itaat yöntemlerinin test edildiği laboratuvarlar olmanın yanı sıra mülteci kamplarının da reenkarnasyonu. Varoluş karşılığı, etkin biçimde denetlenen ve İsrail tarafından sıkıştırılan daha küçük bölgelere sürülmüş yeni bir Filistinli neslin barınacağı yerler,” değerlendirmesini yaptı.
Kaynak : Gazeta



