Trump in baris konseyi abd muttefiklerinde endiseye neden oldu 48087

Trump’ın Barış Konseyi, ABD Müttefiklerinde Endişeye Neden Oldu

ABD Başkanı Donald Trump’ın Washington’da kurduğu Barış Konseyi, birçok ABD müttefikinde endişeye yol açıyor. Yeni girişinin Birleşmiş Milletler’e rakip küresel sorunların çözümü için alternatif bir platform olacağından korkuluyor. Trump ise bu yeni yapının BM ile yakın işbirliği içinde çalışacağını ve BM’nin “büyük potansiyelinin” hiçbir zaman gerçekleştirilemediğini savunuyor.

Müttefiklerde Endişe

Washington’da bu hafta düzenlenen törenle kurulan Trump’ın Barış Konseyi, birçok ABD müttefikinde endişeye neden oldu. Yeni girişimin, Birleşmiş Milletler’e rakip küresel sorunları çözme platformu olacağından korkuluyor.

BM ile İşbirliği İddiaları

Beyaz Saray’ın bu endişelerin farkında olduğu belirtiliyor. Bu nedenle Trump, yeni yapının BM’yi zayıflatmak yerine onla yakın işbirliği içinde çalışan bir organizasyon olarak sunmaya çalıştı. Donald Trump’a göre Birleşmiş Milletler “büyük potansiyeline” sahip ancak bunu “hiçbir zaman gerçekleştiremedi”. Trump’a göre Barış Konseyi BM’yi “denetleyebilir ve doğru çalışmasını sağlayabilir”, ABD ise organizasyon ihtiyaç duyarsa “maddi yardım sağlamaya hazır”.

ABD’nin 4 Milyar Dolarlık BM Borcu

Maddi yardımın gerçekten gerekli olduğu görülüyor. Şubat ayında BM Genel Sekreteri António Guterres, ödenmemekta olan aidatlar nedeniyle organizasyonun “kaçınılmaz bir mali çöküşle” karşı karşıya olduğunu uyardı. Sorun, neredeyse 4 milyar dolarlık borcun (yani BM’nin normal bütçesinin borçlanmış kısmının %95’inden fazlası) tam olarak ABD’ye ait olmasıdır. Aidat ödemelerindeki gecikmeler yenilik değildir, ancak sorun, Donald Trump’ın bir dizi BM projesinden çekilerek bunların sadece “vergici para israfı” olduğunu söylemesinden sonra son bir yıl içinde belirgin şekilde kötüleşmiştir.

BM’nin Eleştirileri ve Sonuçları

Elbette BM eleştirmenlerinin, organizasyonun uzun zamandır başarılı olamadığı ve dünyada artan silahlı çatışmalara etkili bir şekilde tepki veremediği argümanını görmezden gelmek mümkün değil. Ancak en büyük ödeme yapanın ödememesi, bu yeteksizliği sadece derinleştirecektir. Diğer organizasyonlar ise BM’yi yavaşlatan aynı sorunlarla – özellikle dünyadaki artan çıkarlar çatışmalarıyla – karşılaşacaktır.

Trump’ın Asıl Niyeti

Sorun şu ki Trump güçlü bir BM istemiyor, çünkü bu organizasyon onu sadece “sinir ediyor”. Amerikan lideri, 193 ülke hassasiyetini yansıtan bir forum değil, ABD’nin küresel gücünü pekiştirebilecek ve sadece kendi çıkarlarına hizmet edecek bir kulüp istiyor. Eğer biriyle hesaplaşması gerekiyorsa, küçük ülkelerle değil, diğer büyük güçlerle hesaplaşacaktır. Ne var ki şimdide hem Çin hem de Rusya, Trump’ın yeni projesine fazla ilgi göstermiyor gibi görünüyor. Sorun, BM’nin bürokrasisi ve kolektif karar mekanizmalarının tatmin edemeyeceği bir ego meselesidir. Bu nedenle Barış Konseyi’ne, uluslararası arenada hala saygın olduğunu göstermek için bir fırsat kollayan Belarus gibi bir grup otokratik ülke davet edildi. İlginç bir şekilde, Belarus Dışişleri Bakanı Perşembe günü Washington’a ulaşamadı çünkü vize alamadı.

Gaza Savaşı: Trump’ın İddiaları ve Gerçekler

Neyse ki – ne olursa olsun motivasyonlardan bağımsız olarak – yeni girişimin çatışmaları sona ermede BM’den daha etkili olup olamayacağı sorunu akla geliyor. Elbette Donald Trump bunu isterdi. Perşembe günü Gazze Şeridi’ndeki savaşın zaten bittiğini ve geriye sadece “küçük kıvılcımların” kaldığını ilan etti. Ancak yerdeki durum bunu göstermiyor. Ekim ayında ABD’nin aracılığıyla yapılan ateşkesden bu yana 600 Filistinli öldü, İsrail ordusu Filistin kuşatmasından çekilmek istemediğini gösteriyor ve bu durum olmadan Hamas silahsızlanma konusunda konuşmak istemeyecektir.

İran Tehditleri ve Paraleller

Trump’ın barışçan niyetlerinden de bahsetmek zordur. Trump, Washington’da İran’a, nükleer programı konusunda 10-15 gün içinde anlaşmaya varmazlarsa “gerçekten kötü şeylerin” olacağını tehdit etti. Ordu, Başkan ABD’ye hafta sonu saldırıya hazır olduğunu bildirdi ve tehdit, ikinci Amerikan uçak gemisi USS Gerald R. Ford’un (önceden Latin Amerika çevresinde görev yapmış) Orta Doğu sularına görünmesiyle daha ciddi görünüyor. Dahası, bazılar bunların sadece Venezüela değil, aynı zamanda düşmanının kitle imha silahı geliştirdiği iddiasıyla da gerekçe gösterilen yıpratıcı dokuz yıllık Irak Savaşı ile de paralellikler görmektedir.

Kaynak : GazetaPrawna

Previous Article

Eski Prens Andrew Davasında Yeni Gelişmeler: Aramalar Devam Ediyor

Next Article

Estonya'dan Rusya'ya Füze Cevabi Tehdidi