Site icon Polonya Haber

Trump’ın Kararları Bumerang Etkisi Yaratıyor: İngiltere’de Karbondioksit Tedariki Endişesi

trump in kararlari bumerang etkisi yaratiyor i ngiltere de karbondioksit tedariki endisesi 63152

İngiltere’de karbondioksit (CO2) tedarikindeki olası aksamalar, gıda ve tarım sektörleri için ciddi bir sorun haline geliyor. Uzmanlar, bu durumun sadece Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerden değil, aynı zamanda Londra ve Washington’ın geçmişteki ticaret kararlarından kaynaklandığını belirtiyor. Özellikle Donald Trump döneminde yapılan bir ticaret anlaşmasının, İngiltere’deki biyoetanol üretimini zayıflatarak CO2 kaynaklarını azalttığı ifade ediliyor. İngiliz hükümeti, durumu kontrol altında tutmak ve acil durum senaryolarına hazırlık yapmak için harekete geçti.

Orta Doğu Gerilimi ve Enerji Fiyatlarındaki Artış

Orta Doğu’daki, özellikle İran ile yaşanan gerilimlerin artması, enerji fiyatlarını yükseltti. Bu durum da sanayi tesislerindeki üretimi kısıtlayarak CO2 tedarikini olumsuz etkiledi. Avrupa’da CO2’nin büyük ölçüde gübre ve biyoetanol üretimi gibi kimyasal süreçlerin yan ürünü olarak ortaya çıktığı biliniyor. Dolayısıyla bu tesislerin üretimini azaltması, CO2 erişilebilirliğini doğrudan etkiliyor.

ABD-İngiltere Ticaret Anlaşmasının Etkileri

Uzmanlar, mevcut krizi sadece uluslararası gelişmelerle ilişkilendirmiyor. Daha önce İngiltere ile ABD arasında imzalanan ve eski Başkan Donald Trump tarafından teşvik edilen ticaret anlaşmasının da önemli bir rol oynadığına dikkat çekiliyor. Bu anlaşma, İngiltere’deki biyoetanol üretim sektörünü zayıflatarak, CO2’nin ana kaynaklarından birini azalttı. Sonuç olarak, Hull’daki Vivergo tesisi kapatılırken, Teesside’deki Ensus fabrikası faaliyetlerini durdurdu. Bu tesisler, İngiliz gıda endüstrisinin kullandığı gazın önemli bir bölümünü sağlıyordu.

Hükümetin Müdahalesi ve Destek Paketi

Artan tedarik endişesi karşısında İngiliz hükümeti harekete geçti. 100 milyon sterlik bir destek paketiyle Ensus fabrikasının Teesside’de yeniden üretime başlaması sağlandı. CO2’nin biyoetanol üretimi sırasında yan ürün olarak ortaya çıkması, bu kararın önemini artırıyor. Fabrikanın yeniden faaliyete geçmesiyle birlikte, yetkililer piyasayı en kötü senaryoya karşı güvence altına almayı hedefliyor. Bu senaryo, örneğin Hürmüz Boğazı’nın bloke edilmesi gibi küresel tedarik zincirindeki ciddi aksamaları içeriyor.

Sektör Temsilcilerinin Uyarısı ve Tarım Sektöründeki Riskler

Bira ve pub sektörünü temsil eden British Beer and Pub Association, şu anda bira tedarikinde doğrudan bir tehdit olmadığını belirtse de, hükümetle sürekli temas halinde olduklarını vurguluyor. Ancak tarım sektöründe durum daha endişe verici. CO2, hayvanların kesim öncesinde insani yöntemlerle sersemletilmesi ve etin koruyucu atmosferde paketlenmesi gibi hayati süreçlerde kullanılıyor.

National Pig Association’dan Katie Jarvis, çiftliklerde kesime gönderilemeyen hayvanların biriktiğini ve bu durumun hayvan refahı ve çiftçilerin mali durumu açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Orta Doğu’daki durumun daha da kötüleşmesi halinde bu sorunların derinleşebileceği konusunda uyarıyor. British Meat Processors Association’dan John Powell ise, CO2 üretiminin yeniden başlamasının güvenliği artırdığını ancak uzun vadede sorunu çözmediğini vurgulayarak, istikrarlı ve yerli tedarik kaynaklarının korunmasının önemine dikkat çekiyor.

Enerji Krizi Sonuçlarından Ders Çıkarılmadı

Bilim çevreleri de hükümetin politikalarını eleştiriyor. Queen’s University Belfast’tan Chris Elliott, mevcut durumun Ukrayna savaşının yaşandığı dönemdeki krize benzediğini ve gübre üretiminin kısıtlanmasıyla Avrupa genelinde CO2 sıkıntısı yaşandığını hatırlatıyor. Elliott, “Sorunun tekrar ortaya çıkması, geçmiş deneyimlerden ders çıkarılmadığını gösteriyor” şeklinde konuşuyor. İngiltere’nin, küresel pazarlara bağımlı olmak yerine, stratejik üretim kapasitesini ülke içinde koruması gerektiğinin altını çiziyor.

Hükümetin Savunması ve İşbirliği Vurgusu

Hükümet yetkilileri, tedarik sıkıntısı senaryolarının planlı olduğunu ve krizin kesinleştiği anlamına gelmediğini savunuyor. Özel sektörle yakın işbirliği içinde olduklarını ve gerektiğinde daha fazla müdahalede bulunmaya hazır olduklarını belirtiyorlar.

Kaynak : GazetaPrawna

Exit mobile version