ABD eski Başkanı Donald Trump, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ı açıkça desteklediğini belirterek, onun sınırlarını, kültürünü ve değerlerini koruma konusundaki güçlü liderliğini övdü. Orban ise yaklaşan seçimleri kazanacağını ve Avrupa’nın geleceğinin bürokratlar değil, Avrupa ulusları tarafından belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Bu gelişmeler, Avrupa’daki siyasi hizalanmaları ve Batı’nın geleceği üzerine tartışmaları alevlendirdi. Macaristan ekonomisinin durumu ve ülkenin Brüksel ile olan gergin ilişkileri de gündemde.
Trump’tan Orban’a Açık Destek
ABD eski Başkanı Donald Trump, Cumartesi günü Budapeşte’de düzenlenen CPAC konferansında yayınlanan bir video mesajında, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ı övdü ve tam desteğini açıkladı. Trump, Orban’ın sınırlarını, kültürünü, mirasını, egemenliğini ve değerlerini savunduğunu belirterek, onun güçlü bir lider olduğunu vurguladı. Trump, “O fantastik bir adam ve onu desteklemek büyük bir onur” ifadelerini kullandı.
Ortak Bir Batı Vizyonu
Trump, Macaristan’daki CPAC organizatörlerine de “sağduyu ve muhafazakar ilkeler ile Amerikalıların, Macarların ve Avrupalıların paylaştığı ortak medeniyete olan bağlılıkları” için teşekkür etti. Trump, ABD ve Macaristan’ın, vatandaşlarını koruyacak, çocuklarını destekleyecek ve gelecek nesiller boyunca dünyaya liderlik edecek canlandırılmış bir Batı’ya giden yolu gösterdiğini belirtti.
Orban’dan Seçim ve Avrupa Vurgusu
Konferansı açan Orban, Nisan ayındaki seçimleri kazanacağını ve Avrupa’nın geleceğinin Avrupa ulusları tarafından belirlenmesi gerektiğini savundu. Orban, 12 Nisan’daki zaferin sadece Macaristan’ı korumakla kalmayacağını, aynı zamanda “Brüksel’in ilerici kapılarını” da yıkacağını iddia etti.
Macaristan Ekonomisi ve Brüksel ile İlişkiler
Macaristan’ın Brüksel ile gergin bir politika izlediği ve ekonomisinin oligarşik bir modele dayandığı, yatırımcıları caydırdığı ve genç firmalara fırsat vermediği belirtiliyor. Uzmanlara göre, bir zamanlar bölgenin yükselen yıldızı olan Macaristan, ekonomik olarak Avrupa’nın gerisine düşmüş durumda.
“Konservatiflerin Kalesi”
Orban, Macaristan’ın 16 yıldır Avrupa Birliği’ndeki “en güçlü ulusal muhafazakar güçlerin kalesi” olduğunu ve bu kalenin ele geçirilmesinin ilerici güçler için “en büyük zafer” olacağını söyledi. Orban, bu mücadelenin sadece Macaristan’ı değil, aynı zamanda Brüksel’de kimin kazanacağını da belirleyeceğini vurguladı.
Batı Medeniyetinin Dönüşümü
Orban, Batı medeniyetinin son yüzyılda yaşanan en büyük siyasi dönüşümün eşiğinde olduğunu ve bu dönüşümün merkez üssünün ABD, Macaristan’ın ise Avrupa’daki “öncü karakolu” olduğunu belirtti. Orban, “Batı dünyasının ruhu için savaşıyoruz” dedi.
“Brüksel Başarısız Oldu”
Macaristan Başbakanı, ayrıca Güney Amerika’daki sağa kayışa dikkat çekerek Bolivya’daki Rodrigo Paza, Şili’deki Jose Antonio Kast ve Arjantin’deki Javier Milei’yi örnek gösterdi. CPAC’a katılan Milei’yi ise “Batı değerlerinin küresel bir rock yıldızı” olarak tanımladı.
CPAC ve Katılımcılar
CPAC, 1970’lerden beri ABD’de düzenlenen ve muhafazakar aktivistleri bir araya getiren yıllık bir konferanstır. Son yıllarda Trump destekçileri tarafından domine edilmiştir. Konferans, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de beşinci kez düzenleniyor. Etkinliğe, Polonya’nın eski Başbakanı Mateusz Morawiecki, Gürcistan Başbakanı Irakli Kobakhidze ve İspanyol sağcı parti Vox’un lideri Santiago Abascal gibi isimler de katılıyor.
Rusya İlgisi ve Gözlem Misyonu
2022 yılında Polonya tarafından yaptırıma tabi tutulan Daria Bojarska’nın, şu anda Macaristan’daki AGİT gözlem misyonunu yönettiği belirtiliyor. AGİT’in Rus delegelerinin Kremlin adına casusluk yaptığı iddiaları da gündemde.
Kaynak : Gazeta