Eğer mevcut Ukrayna savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmelerden bir sonuç çıkarsa, kesinlikle adalet ve Rusya’ya örnek bir ceza olmayacak. – Bu, bizim ve Ukraynalıların bir yenilgi anlamına gelmek zorunda değil, Gazeta.pl’den PISM’li AnnaMaria Dyner diyor.
Adil Barış Gerçek Değil
Polonya Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (PISM) uzmanı Anna Maria Dyner, adil bir barışın Rusya’nın Ukrayna topraklarından tam çekilmesini ve tazminat ödemesini gerektirdiğini vurguluyor. Ancak bu senaryonun Rusya’nın kendi iradesyle kabul edilemeyeceği, ancak zorlanmasıyla mümkün olabileceği belirtiliyor. Dyner, bunun Putin ve çevresi için “politik intihar” olacağını, bunun için Rusya’nın tam izole edilmesi ve nükleer silahsızlandırılması gerektiğini, bu durumun ise özellikle Çin politikası nedeniyle gerçekleşemeyeceğini ifade ediyor.
Müzakere Konumunu Belirleyen Gerçekler
Mevcut müzakerelerin “güç konumunda” yürütülmesi beklenemez. Dyner, ilk barış taslağının açıklanmasından bu yana dalgalandan spekülasyonların (Yaalta veya Münih 2.0 benzetmeleri gibi) “panik analizlere” yol açtığını, ancak sonuç henüz uzak ve spekülasyon safhasında olduğunu belirtiyor. Temel gerçek, Ukrayna’nın cephede kazanamaması. Konrad Muzyka’nın aktardığına göre, Ukrayna ordusu insan eksikliği, verimsiz rekrütman ve komuta sistemindeki yetersizliklerle karşı karşıya ve sadece mevcut konumlarını korumakta zorlanıyor. Rusya’nın ekonomik sorunları olsa da “duvara hapsolmuş” durumda değil. Batı, özellikle bazı Avrupa ülkelerinin Rusya’dan sıvılaştırılmış gaz alımı gizli destek veriyor ve ileri silah tedariki yavaş ve kısıtlı kaldı. Bu durum, Rusya’yı müzakere masasına kendi iradesiyle oturtmak gerektiğini gösteriyor.
Rusya Zaferle Çıkamaz
Dyner, anlaşmanın “adil olmaması” Ukrayna’nın veya Batı’nın yenilgisi anlamına gelmeyeceğini vurguluyor. Rusya’nın amacının bir topar parça değil, tüm Ukrayna üzerinde siyasi kontrol kurmak ve bölgede güç dengesini değiştirmek olduğunu, yani “imperial ve ideolojik bir savaş” olduğunu belirtiyor. Başlangıçtaki hedefler ışığında, ön anlaşmanın Rusya için tam bir başarı sayılamayacağına dikkat çekiyor. Ukrayna’nın bağımsızlığını, ulusal kimliğini, demokrasisini ve pro-Batı yönünü koruyacağı öngörülüyor, bu da Rusya’nın başlangıçtaki niyetine karşı duruyor. Ancak, bunun Avrupa ülkelerinin tutarlı desteğine bağlı olduğu vurgulanıyor.
Soru Kalan: Nasıl Önleyeceğiz?
Barış anlaşması sonrası büyük risk var. Rusya savaşı kazanamadığı ama yenilgiye de uğramadığı için imparatorluk hırslarını sürdürecek. Etkili şekilde cezalandırılmazsa, yeni saldırılar deneyebilir. Dyner, asıl endişenin Ukrayna’nın belirli toprakları vermesi değil, Rusya’yı gelecekte komşularına karşı şiddet kullanmaktan caydırmak olduğunu vurguluyor. Bu, barışın belki de en zorlu ve kritik boyutu olarak öne çıkıyor.



