ABD, Kremlin’in savaş makinasını hedef alarak Rusya’nın önde gelen petrol devi firmalarına – Rosneft ve Lukoil’e yönelik yaptırım uyguladı. Trump yönetiminin ikinci döneminde atılan bu karışla, Moskova milyonlarca doları üşütürken, ülkenin savaş finansmanı kabiliyetini ciddi şekilde zayıflatma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, bu yaptırımların etkinliğinin Beyaz Saray’ın kararlılığına ve dünya çapında Rus petrolüne talebin düşüp düşmeyeceğine bağlı olduğunu vurguluyor.
Yeni Ekonomik Vurgu
23 października, ABD Hazine Bakanlığı Rosneft ve Lukoil’i ve 30’tan fazla bağlı şirketini hedef alan bir dizi yaptırım açıkladı. Amaç, Rusya’nın savaş makinelerini finanse eden petrol ihracatından elde edilen kârlılığı sınırlamak. Antrafında Ukrayna’ya yönelik İstihdam ayrıca, batı fiyat sınırlarını aşan “gölge filo” adı verilen tanker ağını da kapsar.
Yaptırımların hemen ardından, Lukoil hisseleri %4, Rosneft %3 düşüş gösterdi.
Avrupa Birliği’nin Takibi
ABD ile paralel hareket eden AB, Rusya’ya 19. yaptırım paketiyle 117 filo şirketi üzerinde sınırlamalar getirdi. Paket, gaz ithalatını kısıtlayan ve gölge filo şirketlerini hedef alan tedbirleri içerir.
Kremlin bu hamlesi karşısında Grammadan “savaş eylemi” olarak tanımladı ve Ukrayna’ya yapılan saldırıları şiddetlendirecek tehditlerde bulundu.
Finansal Etki ve Stratejik Hedefler
ABD yaptırımları anlık olarak ropy ihracatını durdurmasa da, Çin, Hindistan ve Türkiye’ye ihracatın sınırlandırılması olasılığıyla Rusya’nın finans akışını ciddi biçimde yıpratacak. Petrokazancı gelirlerinin %25’ini oluşturduğu sektör, 2024 bütçesinin kritik bir bileşeni.
Ukrayna hokumu Władysław Własiuk, kazanç kaybını “bir yılda 180 M$ üst sınırında, aylık ortalama 2,5 M$” olarak tahmin etti. Gölge filonun 14 M$’lık yatırımları sayesinde yaratılan zararlar ödeme kapasitesini ortadan kaldırabilir.
AB’nin henüz yalnızca Rosneft’i hedeflemesi, Lukoil’in katı sonuçlar aldığı kritik bir adım olarak görülüyor. Gölge filo ticaretine devam eden birkaç üye devlet, bu durumdan hala faydalanıyor.
Kreml’in Tepkisi
Dmitry Medvedev, yaptırımları “savaş eylemi” olarak nitelendirirken, Rusya’nın mali zorluklarını vurguladı. Kremlin’in temel hedefi, Putinin uzun vadeli savaş yeteneğini azaltmaktır.
Politik Yorumlar
Ukrayna analistleri, Trump’ın yaptırım kararlarını sadece ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir test olarak gördüğünü belirtiyor. Oleksandr Krajew, Trump’ın yaptırımları liderlik simgesi olarak kullandığını, Putin’i ise “görünüm problemi” olarak tanımladığını söyledi.
Anton Szwed, yaptırımların etkinliğinin kapsamından çok tutarlı uygulamaya bağlı olduğunu vurguladı. Trump’ın “kısa vadeli” beklentisi, stratejik bir zorluk olarak değerlendirilip olası bir kararsızlık senaryosu oluşturuyor.
Bilim insanı Ołeh Saakian, Trump’ın Rusya ile toplantılarını iptal etmesinin Ukrayna lehine olabileceğini, savaşın Trump için de bir görev haline geldiğini ifade etti. Yapılan karar, Macron ve AB yetkilileriyle birlikte atılan yeni adım olarak öne çıkıyor.



