United Surveys tarafından Wirtualna Polska için yapılan ankete göre, ankete katılanların %56.9’u Devlet Başkanı Karol Nawrocki’nin yasaları veto ederken siyasi hesaplamalarla hareket ettiğini düşünürken, %36.7’si bunun maddi ve yasal nedenlerle olduğunu savunuyor. Hükümet koalisyonu seçmenlerinin %96’sı vetoları siyasi olarak görürken, muhalefet seçmenlerinin %73’ü maddi olarak algılıyor. Bu durum, Polonya’da devlet başkanının rolüne dair derin bir kutuplaşmanın varlığını açıkça gösteriyor.
United Surveys tarafından Wirtualna Polska için hazırlanan verilere göre, çoğu katılımcı vetolarda öncelikle siyasi hesaplama unsuru görmektedir. Aynı zamanda üçte birinden fazla katılımcı, devlet başkanının öncelikli olarak maddi ve yasal argümanlarla hareket ettiğine inanmaktadır. Ancak, farklı seçmen kitapları arasındaki farklılıkların ölçüsü, sadece bir görüş farkından daha fazlasını ortaya koyuyor – iktidar sisteminde devlet başkanının rolünün algılanmasındaki derin bölünmeyi gösteriyor.
Siyasi Hesaplamalar mı, Maddi Gözlemler mi?
Toplamda ankete katılanların %56.9’u, Karol Nawrocki’nin yeni yasaları veto ederken öncelikle siyasi hesaplamalarla hareket ettiğini düşünmektedir. Bu grup içinde %37.4’ü bu konuda kesinlikle ikna olduğunu belirtirken, %19.5’i “daha çok siyasi hesaplamalarla” yanıtı seçti.
Diğer yandan, ankete katılanların %36.7’si, yasaların engellenmesinin nedeninin maddi nedenler olduğuna inanmaktadır. Bu kategoride %25’i “kesinlikle”, %11.7’si ise “daha çok maddi nedenlerle” yanıtlarını seçmiştir.
Devlet başkanının kararlarının nedenlerini net olarak belirleyemeyen küçük bir grup ise ankete katılanların %6.4’ünü oluşturuyor.
Yanıt dağılımı, vetelerin siyasi alt yapısını arayanların çoğunlukta olmasına rağmen, toplumun önemli bir kesiminin halen devlet başkanını, çıkarılan yasaların kalitesinin koruyucusu olarak kurumsal rolüne inandığını gösteriyor.
KO, Lewica ve Üçüncü Yol Seçmenleri: Başkanın Niyetine Güven Yok
Hükümet koalisyonunu oluşturan partilerin – Koalisyon Oyakatları (KO), Sol Parti (Lewica) ve Üçüncü Yol – seçmenleri arasında neredeyse tam bir görüş birliği var. Onların %96’sı, Karol Nawrocki’nin vetolarının siyasi hesaplamaların bir sonucu olduğuna inanıyor. Özellikle dikkat çekici olan, bu grubun %77’sinin bunu “kesinlikle” belirtmesi.
Hükümet koalisyonu sempatizanlarının sadece marjinal bir kısmı, devlet başkanının maddi konulara göre hareket edebileceğini kabul ediyor ve bu seçmen grubundan hiçbir ankete katılan “kesinlikle maddi nedenlerle” yanıtı seçmiyor.
Dolayısıyla, mevcut parlamento çoğunluğunun destekçileri için vetolar, reformları engellemenin sembolü ve hükümetle mücadele aracı, tarafsız yasal kontrol unsuru değil.
PiS ve Konfederasyon Seçmenleri: Karol Nawrocki’nin Kararlarını Savunuyor
Prawo i Sprawiedliwość (PiS) ve Konfederasyon seçmenleri arasında ise tamamen farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Toplamda muhalefetin %73’ü, devlet başkanının yasaları veto ederken maddi nedenlere göre hareket ettiğini düşünmektedir. Bu grupun %52’si ise bunu “kesinlikle” düşünüyor.
Bu seçmen grubundan sadece %22’si, Karol Nawrocki’nin kararlarında siyasi oyun unsuru görüyor.
Bu grupun gözünde devlet başkanı, düşünülmemiş, anayasaya aykırı veya ülkenin çıkarlarına zararlı olarak görülen çözümleri engellemekle görevli son güvenlik mekanizması rolünü üstleniyor.
Kararsız Seçmenler: Şüpheli Yaklaşımın Üstünlüğü
Hiçbir ana siyasi kampla kendini net olarak tanımlamayan kişiler arasında da vetoların siyasi doğuşu inancı hâkim. Ankete katılanların %53’ü bu görüşü paylaşıyor.
Aynı zamanda, bu gruptan ankete katılanların %24’ü, devlet başkanının kararlarının öncelikle maddi doğruluk taşıdığını düşünüyor.
Bu seçmen segmenti, parti seçmenlerinden daha az kutuplaştırılmış görünse de, devlet başkanının niyetlerine karşı daha eleştirel.
Vetoların Güncel Siyasi Mücadele Unsuru Olduğu
Her Karol Nawrocki vetosu anında hükümet ve muhalefet arasında büyük bir anlaşmazlığın parçası haline geliyor. Birileri için bu, engelleme ve parlamento çoğunluğunu zayıltma girişiminin kanıtı. Diğerleri için ise devlet başkanının, yasama süreci üzerindeki kontrolü anayasal işlevini tutarlı bir şekilde yerine getirildiğinin teyidi.
Devlet başkanı her kararda, yasal ve maddi nedenlerle hareket ettiğini vurguluyor. Ancak, bu açıklamalar kamuoyunda Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile hükümet arasındaki ilişkilere uzun süredir eşlik eden siyasi sert kutuplaşmalar ve duygularla çarpışıyor.
United Surveys anketi, Polonya’da devlet başkanlığı vetolarının ortak bir yorum düzlemi olmadığını açıkça gösteriyor. Birileri için bu vetolar, kötü çözümlerden devleti koruyan bir kalkan; diğerleri için ise siyasi mücadele aracı. Bu anlaşmazlık, Karol Nawrocki’nin gelecek kararlarıyla birlikte daha da derinleşecek gibi görünüyor.
Kaynak : GazetaPrawna