Varşova Bölge Mahkemesi’ne, Mieszk R. hakkında açılan davada, sanığın akıl sağlığı raporları doğrultusunda davanın düşürülmesi ve akıl hastanesinde tedavi görmesi talepli bir başvuru yapıldı. Savcılık, sanığın suç işlediği sırada akıl hastalığı nedeniyle sorumluluk yeteneğinin bulunmadığını belirtti. Mahkeme, sanığın akıl hastanesinde kalış süresini belirlemede serbest olacak.
Varşova’da Akıl Hastanesi Tedavisi Talebi
Bugün, Varşova Bölge Mahkemesi’nin kayıt ofisine, Mieszk R. hakkında açılan davada, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 324. maddesi uyarınca davanın düşürülmesi ve sanığın akıl hastanesinde tedavi görmesi talepli bir başvuru sunuldu.
Akıl Sağlığı Raporları
Savcılığın, Varşova Bölge Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun gerekçesi, kapalı bir merkezde yapılan haftalar süren gözlem ve psikiyatristlerin hazırladığı raporların analizidir. Psikiyatristler, sanığın tüm suçları işlediği sırada akıl sağlığının yerinde olmadığını belirttiler.
Psikotik Bozukluk Teşhisi
12 Ocak 2026 tarihli adli psikiyatri ve psikoloji raporunda (adli psikiyatri gözlemi sonrası), sanığın psikotik özelliklere sahip bir ruhsal bozukluğu olduğu tespit edildi. Mieszk R.’nin işlediği suçların, uygunsuz kişilik özelliklerinin ve gerçeklik algısının bozulmasıyla birlikte gelişmiş bir psikozun etkileşimi sonucu meydana geldiği belirtildi.
Ek Uzman Görüşü ve Risk Değerlendirmesi
Mağdur avukatının raporla ilgili itirazları üzerine, ek bir uzman görüşü talep edildi. Psikiyatristler ve psikologlar, sanığın gelecekte çeşitli alanlarda sorun yaşama riskinin yüksek olduğunu belirttiler. Tedavi ve motivasyon konusunda, sanığın terapiye araçsal bir yaklaşımla yaklaşma ve izolasyonu kısaltmaya odaklanma olasılığının olduğu, bu durumun tedaviye içsel bir motivasyon eksikliğine işaret edebileceği vurgulandı. Tedavi ve gözetim açısından, işbirliğinin görünüşte ve sanığın izolasyondan çıkmak için fayda sağlamaya yönelik olabileceği, ancak benzer suçları işleme riskini ortadan kaldırmayabileceği ifade edildi.
Ulusal Dissosiyatif Davranışları Önleme Merkezi Hakkında Açıklama
Medyada yer alan söylentilerin aksine, savcılığın başvurusu Ulusal Dissosiyatif Davranışları Önleme Merkezi’ne yerleştirme talebi içermiyor. Mevcut yasal duruma göre, bu tür bir merkeze yerleştirme yalnızca daha önce uzun süreli hapis cezası almış kişiler için mümkündür. Ancak, uzmanlar tarafından belirlenen akıl hastalığı nedeniyle, sanığın suçu sabitlenemez ve sonuç olarak cezalandırılması mümkün değildir. Uzmanlar, ek görüşlerinde, ilk görüşte Ulusal Dissosiyatif Davranışları Önleme Merkezi’nin, en yüksek risk grubundaki kişiler için tasarlanmış bir müdahale modeli olarak değerlendirildiğini vurguladılar. Aynı zamanda, bu kurumun belirtilmesinin fonksiyonel, yasal olarak bağlayıcı olmadığı belirtildi.
Akıl Hastanesinde Kalış Süresi Belirsiz
Mahkeme, akıl hastanesinde kalış süresini belirleme konusunda serbesttir. Bu, sanığın hastaneden hiç çıkmayabileceği anlamına gelir.
Savcılık Sözcüsü
Prokurator Piotr Antoni Skiba, Varşova Bölge Savcılığı Sözcüsü
Kaynak : MiejskiReporter



