Polonyalı aktörler, yapay zeka teknolojilerinin seslerini izinsiz kullanmasına karşı harekete geçti. Üç büyük sektör kuruluşu, sesin kişisel bir hak ve çalışma aracı olarak korunması için acil yasal değişiklikler talep ediyor. Bu durum, sadece bireysel ihlallerle değil, tüm görsel-işitsel pazarın işleyişiyle ilgili bir sorun olarak değerlendiriliyor. “Sesim. Mülkiyetim” sloganıyla başlatılan ortak girişim, reklam, film ve internet prodüksiyonlarında yapay zeka tarafından seslerin ticari olarak kullanılmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.
Aktörler ve Yapay Zeka Arasındaki Mücadele
Polonyalı aktörler, yapay zeka teknolojilerinin seslerini izinsiz kullanmasına karşı bir cephe açtı. Polonya Sahne Sanatçıları Birliği (ZASP), Dublaj Sanatçıları Meslek Birliği ve Polonyalı Aktörler Meslek Birliği, ortak bir girişim başlatarak yasal düzenlemelerin acilen değiştirilmesini talep ediyor. Bu girişim, sesin kişisel bir hak ve aynı zamanda bir çalışma aracı olarak korunmasını hedefliyor.
“Sesim. Mülkiyetim” İnisiyatifi
Aktörlerin başlattığı “Sesim. Mülkiyetim” adlı ortak inisiyatif, reklam, film ve internet prodüksiyonlarında yapay zeka tarafından seslerin giderek artan sıklıkta ve çoğu zaman sanatçıların bilgisi ve onayı olmadan kullanılmasının bir yanıtı niteliğinde. Kuruluşlar, sorunun sadece yasa dışı kopyalama ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda sesin herhangi bir ücret ödenmeden ticari olarak kullanılmasının da kabul edilemez olduğunu vurguluyor. Mevcut yasal boşluğun, sanatçıların haklarını korumak için yeterli araçlara sahip olmamasına neden olduğuna dikkat çekiliyor.
Yasal Düzenleme Çağrısı
ZASP Başkanı Jan Tomaszewicz, teknolojinin gelişim hızının anlaşıldığını ancak devletin bu türden ihlallere karşı pasif kalamayacağını belirtiyor. Tomaszewicz, sanatçıların seslerinin kullanımına dair kontrolü ve adil bir ücretlendirmeyi garanti edecek net yasal düzenlemelerin gerekliliğinin altını çiziyor.
Sesin Hukuki Statüsü Tartışması
Tartışmanın merkezinde, sesin sanatçının kimliğinin bir parçası olarak hukuki statüsü yer alıyor. Seslendirme sanatçıları, dublaj aktörleri ve görsel-işitsel sanatçılar için ses, yıllar içinde deneyim, eğitim ve tanınabilirlik yoluyla inşa edilen temel bir çalışma aracı olarak kabul ediliyor. Hukuk uzmanları, sesin imaj gibi, medeni hukuk tarafından korunan kişisel bir hak olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Deepfake teknolojileri ve ses klonlama sistemlerinin gelişimi ise, orijinal sanatçının katılımı olmadan neredeyse kusursuz kopyaların oluşturulmasını mümkün kılıyor.
Küresel Trend ve Örnekler
Bu durum, daha geniş bir küresel trendin parçası olarak değerlendiriliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde SAG-AFTRA sendikasına bağlı aktörler, 2023 yılında yapay zeka tarafından imaj ve seslerinin uygun güvenlik önlemleri alınmadan kullanılmasını protesto etmişti. Benzer düzenlemeler, Avrupa Birliği’nde yapay zeka yasası çalışmaları kapsamında şu anda inceleniyor.
Jarosław Łukomski Davası ve Polonya’daki Emsal
Polonya’daki ihlallerin en somut örneği, seslendirme sanatçısı Jarosław Łukomski’nin davası. Łukomski, hiç kaydetmediği bir reklamda kendi sesini tanıdı. Yapılan araştırmalar sonucunda, sesinin sentetik bir model kullanılarak kopyalandığı tespit edildi. Bu dava, Polonya’da sesin korunması konusunda önemli bir emsal teşkil edebilir. Dava, bir su kanalizasyon şirketi tarafından sanatçının izni olmadan teknolojinin kullanılmasıyla ilgili.
Pazar ve Üretim Kalitesi Üzerindeki Sistematik Tehditler
Sanatçı çevreleri, uygun yasal düzenlemeler olmadan iş piyasasının ciddi şekilde istikrarsızlaşabileceği konusunda uyarıyor. Yapay zeka kullanımı, yapımcıların maliyetleri önemli ölçüde düşürmesine olanak tanıyarak, profesyonel sanatçılar için ücretlerin düşürülmesi yönünde bir baskı oluşturuyor. Uzmanlar, uzun vadede bu durumun iş sayısında azalmaya, üretim kalitesinde düşüşe ve seslendirme ve dublaj mesleklerinin marjinalleşmesine yol açabileceğini öngörüyor. Otomasyonun bu alandaki etkisinin nötr olmadığı, kültür ve medya pazarının standartlarını doğrudan etkilediği vurgulanıyor.
Yapay Zeka Modellerinin Eğitimi ve Şeffaflık Sorunu
Yapay zeka modellerinin eğitimi sürecinde şeffaflık eksikliği de önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Sanatçılar, kayıtlarının eğitim verisi olarak kullanılıp kullanılmadığını ve hangi koşullarda kullanıldığını çoğu zaman bilmiyor.
“Sesim. Mülkiyetim” Koalisyonunun Talepleri
Koalisyon, yasal değişiklikler için somut öneriler sundu. Bu öneriler arasında, yapay zeka tarafından üretilen seslerin kullanımının izne tabi tutulması ve sanatçılara adil bir telif hakkı ödenmesi yer alıyor. Ayrıca, aktörlerin çalışmalarını kullanan yapımları desteklemek için hibe veya vergi avantajları gibi mekanizmaların oluşturulması talep ediliyor.
Kaynak : GazetaPrawna