Site icon Polonya Haber

Yargı Sınavı Sonucu İçin Açılan Dava Krakovski İdare Mahkemesi Tarafından Reddedildi

yargi sinavi sonucu i cin acilan dava krakovski i dare mahkemesi tarafindan reddedildi 39125

Krakovski İdare Mahkemesi, 2024 yılında yapılan yargı sınavının sözlü bölümünde başarısız olan bir adayın itirazını reddetti. Aday, sınav komisyonunun bir üyesinin uzmanlık alanına girmeyen bir kazusu değerlendirmesi ve yanlış kriterlerle puanlama yapılmasını gerekçe göstermişti. Mahkeme, sınav sonuçlarının idari işlemler kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetti.

Sınavın Arka Planı

İlgili dava, 2024 yılında yapılan yargı sınavının sözlü bölümüyle ilgili. Şikayetçi olan kişi, bu bölümde sınav komisyonunun aldığı olumsuz karar nedeniyle tüm yargı sınavını geçememiş. İdare mahkemesinden, komisyonun aldığı işlemin iptal edilmesini ve sınavı geçtiğinin tespit edilmesini talep etmişti. Bu durumun, Ulusal Yargı ve Savcılık Okulu müdürü tarafından açıklanan asistan yargıç adayları nitelik listesine adının eklenmesini sağlayacaktı.

Şikayetçi Ne İddia Etti?

Şikayetçi, özellikle hukuka aykırılıklar olduğunu iddia etti. Çünkü kendisine çözüm sunulan kazuslardan birinin aslında hukuki usul ve ceza hukuku ile ilgili olduğunu, oysa anayasa hukuku alanından olması gerektiğini belirtti. Ayrıca, bu görevin değerlendirilmesinden sorumlu komisyon üyesinin ne ceza hukuku ne de hukuki usul uzmanı olmadığını kaydetti. Sınav olan kişinin bir diğer şikayeti de, bir komisyon üyesinin kazus çözümlerinin değerlendirilmesinde ek soruların belirleyici olduğuna karar vermesiydi. Oysa Adalet Bakanlığının 4 Aralık 2017 tarihli yönetmeliğine göre, karara yapısı, uygulanılan hukuk kuralları ve yorumları, olguların, delillerin ve kararların doğru yapılması ile ifadenin şekli gibi diğer kriterler değerlendirmeyi etkilemektedir.

Krakovski İdare Mahkemesinin Kararı

Krakovski İdare Mahkemesi şikayeti reddetti. Mahkeme, idare mahkemelerinin idari faaliyetlere yönelik denetiminin, karar veya karar niteliği taşımayan kamu idaresi eylemlerini de kapsadığını kabul etti. Ancak bu eylemlerin belirli özelliklere sahip olması gerektiğini vurguladı. Bunlardan ilki, dış karakterde olması, yani örgütsel veya hizmet olarak hiyerarşik olarak bağlı olmayan bir kişiye yönelik olması. İkincisi, yasalardan kaynaklanan hak veya yükümlülüklerle ilgili olması gerektiğidir.

İdari İşlem Olarak Değerlendirilemez

WSA’ya göre, yargı sınavı sonucunu belirleyen komisyonun kararı, genel geçer hukuk kurallarından kaynaklanan şikayetçinin hak veya yükümlülükleriyle ilgili değildir, bireysel olarak belirlenmiş bir kişiye yötilmiyor ve kamu hukuku karakteri taşımıyor. Bu nedenle bu eylem kamu idaresi işlemi olarak kabul edilemez. “2024 Yılı Yargı Sınavı Komisyonu’nun şikayetçinin yargı sınavı sonucunu belirlemesi, iç karakterde olması gerekir, Okul tarafından yürütülen yargı stajı çerçevesinde alınan bir karardır” şeklinde ifade edildi.

Bakanlık da Yardımcı Olamayacak

WSA, aynı zamanda yargı sınavı notunun idari yürütme çerçevesinde verilmediği sonucuna vardı. Bu konuda Yüksek İdare Mahkemesinin kararlarına atıfta bulundu, ancak bu kez lise bitirme sınavı ile ilgiliydi. Örneğin, 24 Şubat 2000 tarihli kararla (I SA 1428/99 dosya numarası), “lise bitirme sınavı, düzenlemeye göre belirlenen derslerden ortaöğretim mezublarının genel eğitim seviyesini komisyon değerlendirmesi şeklidir” belirtildi. Varşova WSA’sı ise 28 Temmuz 2006 tarihli kararla (I SA/Wa 2027/05 dosya numarası), lise bitirme sınavı notunun tespit işleminin idare yargı yetkisine tabi olmamasının, aynı zamanda idare mahkemesinin, bölge sınav komisyonunun sınavda elde edilen notlara ilişkin tüm belge ve beyanlarını denetlemesini imkansız kıldığını kabul etti.

“Yukarıdaki kararların farklı türdeki sınavlarla ilgili olmasına rağmen, bu Mahkemenin görüşüne göre, Yüksek İdare Mahkemesi ve idare mahkemelerinin çıkarışı genel ilkeler nedeniyle, bunlar söz konusu davada da geçerlidir” diyerek Krakovski WSA şikayeti sonlandırdı. Aynı zamanda, “yukarıdaki değerlendirmeler, sınav stajyerinin komisyon üyelerinin kabul ettiği değerlendirme veya puanlama geçerliliğini sorgulama yasal imkanının kanun koyucu tarafından öngörülmediğini tespit etmeye yetkilidir. Bu konuda Adalet Bakanlığı da yetkiye sahip değildir” ifadelerini kullandı.

Kaynak : GazetaPrawna

Exit mobile version