2024 yılında Anayasa Mahkemesi, alkollü sürücülere ömür boyu araç kullanma yasağı getirilmesini zorunlu kılan Ceza Kanunu’nun 42. maddesini anayasaya aykırı buldu. Siedlce Bölge Mahkemesi, bu karara rağmen bir şahsa ömür boyu araç kullanma yasağı cezasını onayladı. Mahkeme, mahkemenin bireysel durumları dikkate almadığını belirterek cezanın devam etmesine hükmetti.
Anayasa Mahkemesi’nin Kararı
2024 yılında Anayasa Mahkemesi, Ceza Kanunu’nun 42. maddesinin 3. fıkrasının anayasalılığını sorguladı (4 Haziran 2024 tarihli, SK 22/21 iş kararı). Bu maddeye göre mahkeme seçeneği yoktur; alkollü sürücüye araçları mekanik olarak sürme yasağı ömür boyu uygulanmak zorundadır. İşte tam olarak zorunlu uygulanma kapsamında Anayasa Mahkemesi, bu hükmü anayasaya aykırı buldu. Bu karar, sözde yedek hakim de dahil olan heyette alındığı için bugüne kadar Dziennik Ustaw’da yayımlanmadı.
Siedlce Mahkemesinin Tavrı
Buna rağmen araçla alkollü şekilde sürmekten hüküm giyen bir şahsa, ilk mahkemenin ömür boyu tüm araçları kullanma yasağı cezasına karşı yapılan temyiz başvurusunda Anayasa Mahkemesi kararına atıf yapıldı. Siedlce Bölge Mahkemesi bu argümanı yerinde bulmadı. Zira Anayasa Mahkemesi, bu tür cezanın uygulanmasının kendiliğinden anayasal olmadığını belirtti. Anayasa Mahkemesi, yasa koyucunun, davadaki bireysel koşullar gözetmeksizin önceden bu tür bir yükümlülük dayatmasına eleştiri yöneltti. Siedlce Mahkemesi’nin yakın zamanda yayımlanan karar gerekçesinde şu belirtildi: “Anayasa Mahkemesi, mahkum eden mahkemenin cezanın tayininde serbestisini, Ceza Kanunu’nun 42 § 3 maddesiyle yasa koyucunun yargısal yetkileri devralıp, hükmün uygulanacağı belirli koşullarda hangi yaptırımın uygulanacağı önceden belirterek sınırladığını kabul etti.”
Sorunlu Yasa Koyucu Yaklaşım
Siedlce Mahkemesi, yasa koyucunun ömür boyu araç kullanma yasağını zorunlu kılarak, olay sonuçları ağır olan örneğin olaya katılımların ölümü gibi somut suç işleyenler ile etkisiz şekilde alkollü sürmek gibi soyut suç işleyenleri aynı kefeye koymasını vurguladı. Bu durum, mahkemenin cezanın boyutunu ihlal edilen malvarlığının niteliği ile işlenen fiilin sonuçlarına göre ayarlamasını imkansız kıldı. Böylece mahkemenin asgari yetki dışsallığı daha da kısıtlandı.
Bireysel Durumların Önemi
“SK 22/21 kararının Dziennik Ustaw’da henüz yayımlanmamasına ilişkin tartışılan konulara bakılmaksızın, Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdaki değerlendirmelerine dayanarak, davanın bireysel koşullarının, sanık hakkında ömür boyu araç kullanma yasağı şeklinde bir cezanın uygulanmasına açıkça işaret ettiği belirtildi.” diye kaydedildi Siedlce Mahkemesi.
Alkollü Sürücünün Aleyhine Etkileyici Unsurlar
Bu koşullar arasında mahkeme yüksek alkollü olma derecesini, yani yasanın öngördüğü sınırı birkaç kat aşan 0,92 mg/l alkol verimini belirtti. Siedlce Mahkemesi, yüksek alkollü olma halinin sanığın psikomotor yetenekleri, sürüş tekniği ve kamu trafiğinde gerçekten oluşturduğu tehlike üzerindeki etkisinin, sanığın aracı kontrolünü kaybetmesi, yoldan çıkması ve bir ağaca çarpması gerçeğiyle açıkça ortaya çıktığını belirtti. Mahkeme, sanığın sabah saatlerinde, hafta içi bir günde, yerleşim bölgesinde araç kullandığını ekledi. Bu durum, üçüncü şahıslar – diğer trafik katılımcıları – tehlikeye maruz bırakma riskini ve dolayısıyla hayatları veya sağlıkları kaybetme tehlikesinin gerçekliğini artırdı. Siedlce Mahkemesi, sanığın kusur derecesini sınırlayacak herhangi bir koşul da tespit etmedi.
Sosyal Çıkarın Önceliği
“Yukarıdaki koşullar, sanık hakkında karayolu trafiğinden ömür boyu dışlanmasının gerekli olduğuna açıkça işaret ediyor, toplumsal çıkarın ve diğer trafik katılımcılarının güvenliğinin sağlanmasının, sanığın o kendi hayatı hakkında endişelenmeyip söz konusu fiili işlediği kişisel yasal çıkarı ağırlık taşıyor.” şeklinde vurgulandı karar gerekçesinde.
Kaynak : GazetaPrawna



