Site icon Polonya Haber

Yeni Delil Olmadan ENA Tekrarlaması Hukuki Şüphe Uyandırıyor

yeni delil olmadan ena tekrarlamasi hukuki suphe uyandiriyor 48817

Polonya’da savcılık, daha önce mahkemece reddedilen Avrupa Yakalama Emri (ENA) başvurusunu aynı delillerle tekrarladı. Bu durum, Polonya ceza hukukunda nihai mahkeme kararlarının göz ardı edilip edilemeyeceği konusunda ciddi hukuki ve prosedürel şüpheler doğuruyor. Uluslararası standartlar da ENA’nın siyasi amaçlarla kötüye kullanılamayacağını ve temel hakların korunması zorunluluğunu vurguluyor.

Yeni Delil Olmadan ENA Tekrarlaması

Savcılığın ikinci ENA başvurusu, yeni delil veya değişen olaylar içermedi. Ülke Savcılığı Sözcüsü, ilk mahkeme kararından sonra “herhangi yeni bir durum” olmadığını kabul etti. Bu durum, Polonya ceza hukukunun “ikinci bir yaklaşım”a izin verip vermediği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Uzman görüşüne göre, savcılık, var olmayan bir itiraz yolu “yorumlayarak” mahkemenin nihai kararını aşmaya çalışıyor. Bu durum, hukuk devleti ilkeleriyle çelişiyor.

İhraç Kararının Nihai Olması

Polonya Ceza Muhakeme Kanunu’na göre, ENA kararları bölge mahkemesince verilir ve bu kararlara karşı temyiz yolu bulunmaz. Varşova Bölge Mahkemesi Sözcü Yargıç Anna Ptaszek, kararların “temyiz edilemez” olduğunu doğruladı. Karar, hem savcılık hem de sanık için kesindir. Bu, ENA’nın hız ve verimlilik amacına yönelik bilinçli bir yasal tasarımın sonucudur.

Uluslararası ve Avrupalı Standartlar

Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), ENA’nın ülkeler arası karşılıklı güven ilkesine dayandığını ancak temel insan hakları maliyetine uygulanamayacağını vurgulamıştır. Aranyosi ve Căldăraru kararlarında, ülkelerin ENA’yı temel hak ihlali riskiyle karşı karşıyayken uygulama konusunda durma yetkisi vardır. Marcin Romanowski davasında siyasi motivasyon iddiaları, ABAD’nin demokratik hukuk devleti standartlarıyla örtüşmemektedir.

Yargı Güvenini Sarsan Hareket

Yeni yargıç atanmasında normal kura sistemi yerine özel yetkiyle atama yapıldı. Bu, Polonya Ceza Muhakeme Kanunu’na ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesine aykırıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu tür keyfi yargıç atamalarının “yasa ile kurulan mahkeme” hakkını ihlal ettiğini kabul etmiştir. Savcılığın bu taktiği, hukuki süreci baltalayarak yargıya olan güveni zedelemektedir.

Kaynak : GazetaPrawna

Exit mobile version