Yetişkinlerde yaşlanmayla birlikte bağışıklık sisteminde immunosenescence adı verilen yavaş ve aşamalı bir zayıflama süreci başlar. Bu durum, özellikle 60 yaş üzeri bireylerde enfeksiyonlara karşı savunma mekanizmalarını zayıflatarak zatürre, hastaneye yatış ve kalıcı fonksiyon kaybı riskini artırır. Aşıların etkinliğini artıran adjuvanlar, yaşlanan bağışıklık sisteminin yavaş ve zayıf tepkisini güçlendirmek için kilit rol oynar.
Yetişkinlerde bağışıklık sessizçe zayıflıyor. Neden organizm yavaş tepki veriyor?
Yaşlanan bağışıklık sistemi, aniden devre dışı kalan bir anahtar gibi değil, yıllar süren aşamalı bir süreçle zayıflar. Doktorlar bu durumu “immunosenescence” olarak adlandırıyor.
– Yaşla birlikte bağışıklık doğal olarak zayıflıyor. Paradoksal olarak, aşıya en zayıf tepki verenler en çok ihtiyaç duyanlar oluyor – diyerek açıklıyor Prof. Dr. Ernest Kuchar, çocuk sağlığı ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı.
Gençlerde birkaç günlük yorgunlukla atlatılan enfeksiyonlar, yetişkinlerde zatürreye, hastaneye yatışa ve kalıcı sağlık kaybına dönüşebiliyor.
60 yaş sonrası bağışıklıkta ne oluyor? Doktorlar temel değişimden bahsediyor
Temel değişimlerden biri, hücresel bağışıklığın merkezindeki timus bezinin küçülmesi. Bu süreç 40-50 yaşlarında başlasa da etkileri 60 yaş üzeri bireylerde belirginleşiyor.
Pratikte bu, yaşlı organizmanın enfeksiyonlara karşı daha yavaş tepki verdiği, daha zayıf ve kısa süreli bağışıklık yanıtı ürettiği ve vücutta bulunan virüsleri “kontrol etme” yeteneğinin azaldığı anlamına geliyor.
Adjuvanlar nedir ve neden yetişkinlerde bu kadar önemli?
Adjuvant, bağışıklık yanıtı güçlendiren bir maddedir. Yeni bir icat değil – tıp onları yıllardır bilse de – bugün özellikle yetişkin aşılarında kritik bir rol üstleniyor.
– Yaşlılarda aşıların bağışıklık oluşturma kapasitesini artırmak için, bağışıklık tepkisini güçlendiren ve yönlendiren adjuvantlar ekleniyor – diyerek uzman açıklıyor.
En basit ifadeyle: Adjuvant, yaşla birlikte tepkisi zayıflayan ve yavaşlayan organizma için “güçlendirilmiş alarm sinyali” görevi görür.
Yetişkinler için aşılar neden gençlerden farklı çalışmalı?
Bu, “hepsine için daha güçlü doz” meselesi değil. Yaşlanan biyolojiye hassas bir uyarlamadan ibaret. Modern yetişkin aşıları, zayıflayan hücresel bağışıklığı daha etkili ve uzun süreli uyaracak şekilde tasarlanıyor; çoklu hastalıklar ve kronik iltihaplanma süreçlerini dikkate alıyor.
Pratikte, özellikle bağışıklık tepkisi yaşla birlikte zayıflaştığında, yetişkinlere yönelik bazı aşılarda adjuvantlar kullanılıyor. Bu, özellikle yetişkinlerde daha sık ağır seyretme ve komplikasyon riski taşıyan bazı virüs hastalıklarına karşı korumayı kapsıyor.
Adjuvanlar güvenli mi? Bu yetişkinlerin en sık sorduğu sorulardan biri
Hastaların en sık sorduğu sorulardan biri ve en anlaşılırları olanlardan biri. Adjuvantlar, çeşitli aşılar yıllardır detaylıca incelenerek kullanılıyor. Etkiliyeti artırmak, organizmayı yormak için değil, hassasiyetle seçiliyor.
Bu bir “ek madde” değil; etkili yetişkin koruması olmamasının imkansız olduğu temel bir unsurdur.
Yetişkin aşılaması bugün ayrı bir alan. Güzergah basit
Güzergah basit: Uzun yaşıyoruz ama farklı şekilde hastalanıyoruz. – Eskiden en büyük sorun çocukluk çağı hastalıklarıydı. Bugün sağlık sisteminin en büyük yükü yaşlı hastalıklar oluşturuyor – diyor Prof. Dr. Kuchar.
Zatürre, viral enfeksiyonlar, enfeksiyon sonrası kalp-damar komplikasyonları – işte bunlar en sık yetişkinlerin bağımsızlığını elinden alanlar. Aşı artık sadece “hastalıktan korunma” değil, yaşam kalitesini koruma aracı.
Şimdi soru, yetişkinlerin aşıya ihtiyapı olup olmadığı değil, biyolojilerine en uygun şekilde nasıl uyarlayacağımız.
Kaynak : GazetaPrawna



