Bir vatandaş, Adalet Bakanlığı’nın yeniden yapılandırma danışmanı lisansına ilişkin kararı temyiz ederek Varşova İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, vekaletnamenin davayı sunulmasından sonra verilmesi gerekçesiyle davayı reddetti. Yüksek İdare Mahkemesi (NSA) ise bu kararın aşırı formalizm içerdiğini ve anayasal mahkeme hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle kararı bozdu.
Varşova İdare Mahkemesi’ne, bir vatandaşın Adalet Bakanlığı’nın yeniden yapılandırma danışmanı lisansından kaynaklanan hakkın askıya alınmasıyla ilgili kararını temyiz etmesi üzerine dava geldi. Şikayeti alan bölüm başkanı, davacının vekilinden eksikliklerini gidermesini istedi. Dosyalarda, idari mahkemelerdeki yargılamada davacı adına hareket etme yetkisi veren, aslı veya aslına uygunluğu tasdiklenmiş sureti olmayan bir vekaletname bulunmamaktaydı. İhtarda, bu eksikliklerin atanan yedi günlük sürede giderilmemesi davayı reddedeceği uyarısı yer aldı. Vekil, istenen belgeyi gönderdi, ancak belge 23 Ekim 2025 tarihliydi, davacının şikayeti ise 7 Ağustos 2025 tarihinde sunulmuştu. Bu durumda İdare Mahkemesi davayı reddetti. Mahkeme, sunulan vekaletnamenin, verilme tarihi ile itiraz yoluna başvurulma tarihi arasındaki uyuşmazlık nedeniyle hatalı olduğunu belirterek, davacının vekilinin şikayetin sunulduğu tarih olan 7 Ağustos 2025’te davacı adına hareket etme yetkisinin bulunmadığına hükmetti.
NSA, İdare Mahkemesi kararını bozdu
Davacı, bir vekil temsilinde İdare Mahkemesi kararına itiraz ederek tamamen kaldırılmasını istedi. Konuyu görüşen Yüksek İdare Mahkemesi (NSA), davacının bu talebine hak verdi. Kararı bozma gerekçesini açıklayan temyiz mahkemesi, idari yargılamalar usulü hukukunun vekilin ilk işlemden itibaren vekaletnamenin sunulmasını zorunlu kıldığını belirterek, doktrinde ve içtihatların kabul edildiği şekliyle, vekaletnamenin, eksik formaliteyi tamamlamak için belirlenen süre içinde sunulmasına olanak verecek zamanda verilebileceğini, bu sürede vekaletnamenin sunulmasının bu formalite eksikliğini gidermekle sonuçlanabileceğini ve bu eksikliğin giderilmemesi durumunda öngörülen sonuçları önleyebileceğini hatırlattı.
NSA’nın açıklamasıyla, bu şunları ifade eder:
NSA: Aşırı Formalizm Anayasal Hakka Aykırı
NSA, davacının vekilinin istenen vekaletnamenin davayı sunulmasından sonra bir tarihle göndermesinin bu formalite eksikliğini tamamladığına hükmetti. Mahkemenin görüşüne göre, İdare Mahkemesi’nin yaptığı şey, yani davayı sadece vekaletnamenin davayı sunma tarihinden sonra resmi olarak verilmiş olması nedeniyle reddetmesi, aşırı bir formalizm teşkil ediyordu ve anayasanın 45. maddesinin 1. fıkrasındaki anlamda mahkeme hakkını kısıtlıyordu. NSA ayrıca, davacının vekilinin eksiklik tamamlama çağrısını doğru bir şekilde yerine getirip getirmediğini değerlendirirken, vekaletnamenin varlığını doğrulayan belgedeki tarihin sadece o belgenin imzalandığı günü, vekaletnamenin fiilen verildiği andı göstermediğinde bu hususun dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Kaynak : GazetaPrawna



