Barış görüşmelerinin perdesinin ardında artan bir baskı var. Trump yönetimi hızlı tavizler beklerken, Kiev ise gerçek güvenlik güvenceleri ve sınırlara saygı olmaksızın barışın masada olmadığını sert bir dille belirtiyor. Aynı zamanda uzmanlar uyarıyor: Dünya, savaş sonrası geleceği müzakere ediyor ve bu gelecekte Ukrayna’nın en acı verici uzlaşılara zorlanma ihtimali bulunuyor.
Ukrayna’nın ABD Barış Planına Cevabı
Ukrayna, Donald Trump yönetimine en yeni barış planının resmi yanıtını iletti. Axios muhabiri Barak Rawid’in Kiyiv ve Washington kaynaklarına dayandığı habere göre, belge Volodimir Zelenski’nin Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya liderleriyle Londra’daki yoğun diplomatik görüşmeler sonunda hazırlandı. ABD’nin hızlı sonuç beklentisi ve Rusya ile müzakerelerde atılım talep etmesi üzerine Kiyiv, Kasım ayındaki ABD önerisini reddetti. Bu önerinin bazı maddelerinin Moskva’nın konumunu güçlendirdiğini ve gerçek güvenlik sağlamadığını savunuyor.
Ukrayna yetkilileri, herhangi bir anlaşmanın sağlam güvenlik garantileri olmadan imkansız olduğunu vurguluyor. Zelenski, ayrıca ülkenin savaş sonrası yeniden yapılanması ve ekonomik kalkınması için ABD’yle özel görüşme gerçekleştirdi. Müzakere süreci, barış planı, güvenlik garantileri sistemi ve ekonomik iyileştirme programı olmak üzere üç ana alanı kapsıyor. Bu alanların tutarlılığı, Washington ile görüşmelerinin kritik aşamaya geçip geçmeyeceğini belirliyor.
ABD’nin Donbas Baskısı ve Zelenski’nin Tepkisi
Politico’nun aktardığına göre, ABD yönetimi, ateşkesin hızlı sağlanması adına Ukrayna’nın Donbas’ın belirli bölgelerinden asker çekmesini talep ediyor. Avrupa yetkililerine göre, Amerikalılar bu öneriyi zorunlu uzlaşma olarak sunmayı deniyor. Yüksek rütbeli bir Avrupa diplomatı şunları söylüyor: “Ruslar toprak talep ediyor, Amerikalılar da bunu nasıl yapacaklarını düşünüyor. Ukrayna’nın Donbas’ı terk etmesi gerekiyor… ya da olursa olur.”
Kiyiv bu talebe net yanıt veriyor: Rusya’nın dört yıl boyunca askeri yolla ele geçiremediği toprakları bırakmak, zayıflık işareti olup yeni saldırılara davetiye çıkarır. Ukrayna’nın önerisi, cephenin mevcut pozisyonlarda dondurulmasını öngörüyor. Bugün Donbas’ın yaklaşık %30’u Ukrayna kontrolünde. Bir yetkili, “En gerçekçi senaryo, mevcut pozisyonlarda kalmak” diyor. ABD ise hızlı bir atılım mantığıyla, Kiyiv’in daha çabuk uzlaşmaya razı olmasını istiyor.
Durumu, 8 Aralık’ta Trump’ın açıklamaları daha da gerdi. ABD Başkanı, “ekibim çok memnun, plan genel olarak Rusya’ya uygun” dedi. Zelenski ise, “Net, sert güvenlik garantisi olmadan hiçbir çözüm kabul etmeyiz. Eğer Rusya yeni bir saldırıya başlarsa, müttefiklerimiz ne yapacak?” diye soruyor. ABD-Ukrayna görüşmelerinde, Donbas’tan Zaporizhzhia’ya ve Dinyeper hattına kadar geniş, askeri dışı bölge oluşturma fikri öne çıktı. Ağır silahsız, sıkı gözetimli “Kore modeli” benzeri öneride, ABD, Ukrayna’nın Donbas’ı kaybetme riskine karşı asker hayatını kurtarabileceğini savunuyor. “Kore varyantı” olarak adlandırılan bir diğer öneride, Ukrayna toprakların kaybını yasal olarak tanırken fiili Rus kontrolünü kabul ediyor.
Ekonomik Öneriler ve Siyasi Zaman Çerçevesi
Pazarlık paketine, Zaporizhzhia Nükleer Santrali’nin ABD’ye devredilmesi fikri dahil edildi. Bu, Rusya’nın savaş yeniden başlatmasını zorlaştıracak bir “garanti” olarak sunuldu. ABD, Ukrayna’nın AB’ye 2027’ye kadar entegrasyonunu hızlandırma önerisi getiriyor. Ancak bu, bazı Avrupa ülkelerinden direnç görüyor. Trump yönetimi, Budapeş’teki ve diğer şüphelileri ikna edebileceğini iddia ediyor.
Ekonomik bölüm, Avrupa’da dondurulan Rus varlıklarının kullanımını öngörüyor. 200 milyar dolar üzerinde bir varlıktan Ukrayna en az 100 milyar dolar tazminat alabilecek. BlackRock gibi yatırımcılarla, 400 milyar dolar toplayabilecek Ukrayna Kalkınma Fonu kurulması görüşmeleri sürüyor. ABD, Ukrayna’nın öneriyi kabul etmesi için resmi son tarih belirlemedi. Ancak Washington’dan hala hızlı yanıt beklentisi duyuluyor. Daha önce “Financial Times”, Batının Zelenski’ye Noel’e kadar karar vermesi için süre verdiğini bildirmişti. Trump, 2 Kasım’da Politico’ya verdiği röportajda Zelenski’yi hedef alarak, “Henüz öneriyi okumadığını ve savaşın sürdürülerek iktidarda kalındığını” iddia etti.
Savaş hali nedeniyle Ukrayna’da seçimler yapılamıyor. Zelenski, “Seçim merkezleri Rus hedefi olurdu, mülteciler ve işgal altındaki bölgelerdeki seçmenler oy kullanamazdı, askerler gerçekçi katılamazdı” diye açıkladı. Roma’da Giorgia Meloni ile görüşürken ise, “ABD ve Avrupa sürecin güvenliğini garanti ederse, seçimlere hazırız” dedi.
Anlaşma Şansları ve Uzman Analizi
Kiyiv’deki artan şüphe ve gergin havaya rağmen bazı Batı analistleri, somut koşullar altında anlaşma ihtimalini öne sürüyor. “The Washington Post” yazarı David Ignatius, “makul bir savaş sonu” yolunun hala açık olduğunu savunuyor. Ignatius, Ukrayna’yı uluslararası güvenlik garantileri ve AB entegrasyonuyla bir devlet olarak hayal ediyor. Ancak uyarıyor: “Trump, Zelenski ve Avrupa müttefiklerini fazla zorlarsa her şeyi mahvedebilir. Şimdi sakinleştirmek, değil zorlamak zamanı.”
Ukraynalı uzmanlar daha soğuk bakıyor. Dünya Politikası Enstitüü Konseyi Başkanı Viktor Shlyntzak, mevcut önerilerin “çatışmayı dondurma talimatı” andırdığını belirtiyor: “Bu anlaşma Ukrayna için güvenlik oluşturmuyor, büyük devletlere manevra alanı açıyor. Peki bunların Ukrayna için faydası nerede?” Shlyntsak soruyor. Kiyiv, toprak baskılarını kabul etmeyeceğini yineliyor. Zelenski, “Toprak terki anayasa ve uluslararası hukuka aykırı” diyor. Georgij Czyżov gibi siyaset bilimciler, Batının “sessiz işgal tanınmasını” zorlamaya çalışabileceğini düşünüyor. Czyżov, Trump’ın iki motivasyonunu öne çıkarıyor: “Rusya’nın kendisine ve ailesine fayda sağlaması ve ‘savaşı bitiren’ olarak tarihe geçme arzusu. Ukrayna’yı zorlamak, Moskva’yla çatışmaktan kolay görünüyor.”
Ukrayna yetkilileri, baskıya boyun eğmeyeceklerini söylüyor. Ancak uzmanlar, askeri olanakların tükendiği ve siyasi pencerenin kapandığı noktada, resmi toprak bırakma olmasa bile acı verici uzlaşilerin kaçınılmaz olabileceğine işaret ediyor.



